.


“ŞEHİTLERİN KANI İÇİN;
ÇANAKKALE ÜZERİNDEN, KİMSE SİYASET YAPMASZIN…”

Bir sordum, bin işittim. Her işittiğimin tartışmasız doğruluk paylarından öte,  düşündüren yönleri öyle çok ve öyle ağırdı ki, kısa bir değerlendirme sırasında dahi conta yaktıracak tespitlerle doluydu her biri.
Çanakkale üzerine ve %100 Çanakkale meselesi üzerine idi sorduklarım.
Öyle ya,  söz konusu Çanakkale olunca,  gerisi teferruat bize. Bize böyle de, biz gibi görünüp, aslında biz gibi davranmayanlara ne demeli…?
Bu kişisel değerlendirmemden kaynaklı, lütfen üzerine alınması gerekenler alınsın. Çünkü gayet iyi biliyorlar onlar kendilerini. Tekrar edeceğim tekrardan; ‘Biz gibi görünüp, biz gibi davranmayanlara sözüm.’
Çanakkale ve Çanakkale’nin menfaatine pek çok konu için, pek çok kez fikrimi, kısaca aktarmaya çalışsam da, neden başarılı olamadığımı bir anlasam, sorun kökten çözülecek ya, neyse… 
Bir Çanakkaleli ile ettiğim sohbet ve fikrini almaya çalıştıklarım hayli açık ve net’ ti. Zaten dümdüzdür genelde sözleri. Siyaseten ortadan etmez, ya da şöyle mi desem; “kıvırmadan gelir tespit ve değerlendirmesi”
Sözlerinden,  sonrasın da asla çark etmeyen bir babanın oğlu. Aynı zamanda gençlikten arkadaşım yani bizim başkan Selçuk Semizoğlu.
Babası, merhum Faruk amcanın, dönemin iktidar partilerinden Doğru Yol ‘ un İl Başkanlık görevini üstlendiği dönemde, benzeri çok tespit ve değerlendirmesine tanık olduğumdan, bahsedeceğim bu konuda, üstelik %100 siyaset ötesi şekilde sözleri gelince,  ‘babasının oğlu’  Selçuk Semizoğlu’nun, bir anda gözümün önüne geliverdi,  merhum Faruk Semizoğlu.
‘Net, sert ve de korkmadan’ denilebilecek sözler, yönelttiğim soru üzerine geliyordu kısacası.
Malum, gündemde hakkında iptal kararı çıkan, yarım asırlık Troia Festivali.
Bu konuda, saatler öncesinde, başkanlığını yaptığı Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO)’nın Meclis toplantısında,  kürsüden sesini yükseltmişti Selçuk Başkan.  Yükseltmişti de, benim de aklıma takılanları bir şekilde sormam lazımdı.
 ÇTSO Başkanına, konuşmasının hemen ardından suhal yöneltilemeyeceğinden, saatler sonrasını beklerdim çaresiz.
Kürsüden sesini yükselttiği Meclis toplantısı sona erdiğinde, vakti tamdır dedim, aradım ve de sordum…
Özetinde ettiği bir sözü öyle delici nitelikteydi ki zihinleri, önce o sözün tam halini, ham halini aktarayım;
“Çanakkale üzerinden siyaset yapmayın.  Karşıdaki şehitlerin kanı için Çanakkale üzerinde kimse siyaset yapmasın. “ diyordu başkan Semizoğlu.
Kesinlikle katılacağım ve destekleyeceğim bir söz.  Kısacası bir çağrıydı bu net ve hayli sert ifadeyle gelen.
Önce sorduğum soru; ‘Ne demek istedin Başkan? Açar mısın…’
 Troia festivaline ilişkin ettiği sözleri tekrar etmeyeceğim. Çünkü tamamı basında yer buldu. ‘Ne demek istedin…’ derken ve açmasını isterken Başkan Semizoğlu’nun sözlerini biraz daha açmasını istedim.
Yanıt geliyordu başkandan. Diyordu ki;
 
“Çanakkale Belediyesinin 2019 yılı bütçesinde Festival için bir satıl açılmış mıdır? 
Kamuoyunu etkileyen o logo için  bir para ödenmiş midir?
Bu logo kime yaptırılmıştır?  Kaç TL’ye mal oldu? 
Bizim işimiz logo yapıp şekilcilik yapmak mıdır? Amaç yapmak mı, sunmak mı? bu birincisi.
 İkincisi ise hangi Belediye Meclis kararı ile Festival iptal olmuştur?
Belediye Meclis Üyelerine soruyorum; Böyle bir sorumluluğu kim almıştır?
Sen Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Tayyip Erdoğan’ı sabah akşam diktatörlük ile suçlayacaksın, öyle bir düzen var mı?
Bu memlekette, bu Festival  55 senedir yapılıyorsa, bunun yapılmaması için çok somut bir savaş filan olması lazım. 
Yani şöyle düşünelim; düğünün var, düğününü iptal edersin, cenaze olduğunda.
Ama yüzüğü takar, aile arasında bir tören yaparsın.  Davul çalmazsın ama, Nikah Memuru gelir nikahını kıyar. 
Bir dakika abi, sen kriz diyorsun da senin Belediyende neyin kriz alameti var Allah aşkına? Saltanattan vazgeçen birisi mi var?
O işleri geçsinler.  En basiti sen evleneceksin, kıyamet geldi başına, icralık oldun ne bileyim başka bir şey oldu.  Çağırırsın Nikah Memurunu  basit bir nikah yapar geçersin. Biz de onu diyoruz.  Basın yazıyor, Sivil Toplum Kuruluşları üstlensin,  Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası üstlensin. Neyi üstlenecem ben?  Bugün söyledim. Misal,  ÇATOD çağırsın misafirleri ağırlasın.  Birisi taşın altına bir şey koyacaksa, biz fazlasını koyalım. Mesela başımızı.
Ama bir zahmet, kim taşın altına elini koyacaksa,  koysun artık.
Kısacası, sözün özü; Çanakkale üzerinden siyaset yapmayın.  Karşıdaki şehitlerin kanı için Çanakkale üzerinden kimse siyaset yapmasın. “
Böyle idi, net ve hayli düşündürecek sözler. Sonrasın da vardı dediklerinin, Başkan Semizoğlu’nun
Şu anlattıkları da ilgi ve dikkat çekiciydi bence.
“25-30 sene önce biz Çanakkale’de o festivale giderken girişte para veriyorduk.” Diyordu Başkan.
Gelir elde eden bir festivalden söz ediyordu özetle. Şimdilerde öyle mi ya…?
Sanatçıya, şarkıcı ya, türkücü ye  para, sahneye para. Dahası nerelere,hangi kalemlere ve kim bilir kaç para..? Sonrasında, milyonluk bütçe…
Nihayetinde; “ Festivale Şuh selam, Para bitti vesselam…”