Hepimiz bakınca iyi birer ebeveyn olduğumuzu düşünürüz.

Bazen ben bile daha ne yapmalıyım ki yeterince elimden gelenin fazlasını yapıyorum diye kendi kendimi sorgulayıverirken kendimle konuşurken buluyorum beynimi. Beyin nereye takılırsa oraya odaklanır derlerya vücudu bile ayakta tutan beyin değilmidir düşününce. İyi bir anne baba olmak için çok daha şey öğrenmemiz gerektiğinin farkında olan bir birey olarak araştırıp bulduklarımı sizlerle paylaşmak istedim. Daha iyi bir ebeveyn olmak adına yapabileceklerimiz:
Çocuğunuzun hayatında var olun
Çocuğunuzun konuşmaya en meyilli olduğu anları – örneğin yattığında, yemekten önce ya da arabada gibi – fark edin ve onun için müsait olun.
 Sohbet başlatın ve öncelikle kendinize dair bir şey anlatın; böylece o da anlatmaya meyilli olacaktır.
Onun hayatında neler olduğunu merak ettiğinizi bilmelerini sağlayın ama ısrarcı olmayın.
Her hafta her çocuğunuzla baş başa yapacağınız aktivitelere zaman ayırın; bu günlerde ve saatlerde başka programlar yapmaktan kaçının. Ve mümkünse bu özel zamanda telefon ya da bilgisayar gibi aletler kullanmaktan kaçının.
Çocuklarınızın ilgi alanlarını –en sevdiği müzik türü ya da aktiviteler gibi– öğrenin ve bunlara karşı ilgi gösterin.
Sohbetlere soru ile başlamaktansa öncelikle konu hakkında ne düşündüğünüzü paylaşmakla başlayın.
 Çocuklarınızın onları dinlediğinizi bilmelerini sağlayın
Çocuğunuz endişeleri hakkında konuşmaya başladığında, ne yapıyorsanız bırakın ve dinleyin.
Müdahale etmeden söylediklerine karşı ilgili olduğunuzu ifade edin.
Duyması güç olsa da çocuğunuzun bakış açısını da dinleyin.
Tepki vermeden önce anlatmak istediklerini bitirmelerine izin verin.
Doğru bir şekilde anladığınızdan emin olmak adına duyduklarınızı tekrarlayın.
Hemen tavsiye vermeye ya da sıkıntı ne ise onun için çözmeye çalışmayın, sorular sorarak kendi çözüm yolunu bulmasına vesile olun.
 İçsel tepkilerinizi kontrol etmeyi öğrenin...
Sert tepkilerinizi yumuşatın; kızgın ya da savunmacı göründüğünüzde, çocuklar geri çekilirler.
 Çocuğunuzun fikirlerini değersizleştirmeden, kendi düşüncelerinizi ifade edin; anlaşmazlığa düşmenin normal olduğunu kabul edin.
 Kimin haklı olduğu konusunda tartışmaya direnin. Bunu yerine “Bana katılmadığını biliyorum; ama benim düşüncem de şu” diye söze başlayın.
 Konuşmanız sırasında kendinize değil, çocuğunuzun duygularına odaklanın.
 Unutmayın:
Çocuklarınıza, sohbet sırasında sizden ne istediklerini ya da neye ihtiyaç duyduklarını sorun – tavsiye mi, yalnızca dinleme mi ya da bir sorunu çözmeye yardım etmeniz mi?
Çocuklar, taklit ederek öğrenirler. Çoğunlukla öfkeyle başa çıkma, sorunları çözme ya da derin duygularla baş etmek konularında sizi örnek alırlar.
Çocuklarınızla konuşun –nutuk atmayın, eleştirmeyin, tehdit etmeyin ya da incitici şeyler söylemeyin.
Çocuklar, kendi seçimlerinden öğrenirler. Sonuçları tehlikeli olmadığı sürece, devreye girme ihtiyacı duymayın.
Unutmayın ki çocuğunuz, sıkıntısının bir bölümünden bahsederek sizi test etmeye kalkabilir.
Söylediklerini dikkatlice dinleyin, konuşmaları için teşvik edin ve bu şekilde hikâyenin geri kalanını anlatmalarını sağlayın.
Ebeveynlik kolay değildir ve doğru kullanırsanız kendinize giden şahane bir kapıdır...
Çocuklarınızla aranızdaki sağlıklı ilişkinin anahtarı, dinlemek ve konuşmaktır. Ancak ebeveynlik zor iştir ve gençlerle iyi bir iletişim kurmak, bu iletişimi sürdürebilmek belli bir gayret gerektirir. Bunu kurabilmek ve sürdürebilmek için öncelikle kendiniz ile olan ilişkinizi bir gözden geçirin. Kendi kendinize kaldığınızda nasılsınız?