Hatırlıyorum da, bir siyasetçiden bu konuda yardım istemiştim bir ara: “Dava aç ….” Diye vermişti yanıtını..

Hatırlıyorum da, bir siyasetçiden bu konuda yardım istemiştim bir ara: “Dava aç ….” Diye vermişti yanıtını..
Emekli olabilmek için, Devletimle mi mahkemelik olacaktım.. Olmam emekli, beklerim…
Şimdi, bir ara sesimizi duyurmak için uğraş verdiğimiz konudan bahisle, ne güzel bir çalışma da bizim Cemiyet.. Tebrikler…!!!
TGK: GAZETECİLERİN YIPRANMA HAKKI BASIN KARTINA BAĞLANMAMALI...
Zararın neresinden dönersek kardır artık bundan sonra..
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından yapılan yazılı açıklamadan söz edeceğim şimdi..
Gazetecilerin emeklilikte kazandıkları yıpranma hakkının, basın kartı şartına bağlanmaması gerektiği savunulan o açıklamadan..
Hep, başkalarının derdiyle dertlenecek değiliz ya.. Biz de insanız sonuçta.. Bu da bizim derdimiz..
 Açıklamayı haberleştirmiş olsam şahsen; “Türkiye’nin en üst basın meslek kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu” diye söze girerdim bendeniz.. Öyle demeyeceğim, çünkü bu tartışmasız bir gerek.
Başkanımız, yani Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı sayın Nuri Kolaylı imzasıyla yapılan yazılı açıklamada yer bulan iadeleri, aynen aktaracağım..
Anlatmayacağım yani meseleyi.. Özetle nedenler diyerek, buyurun sizlerde bir göz atıverin bizim meseleye…
"Anayasa Mahkemesinin “basın çalışanlarının yıpranma hakkına ilişkin” aldığı karar gereği, 14 Kasım 2020 tarihine kadar, gazetecilerin fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmesi için yasama organının “kanuni” düzenleme yapması gerekmektedir.
Bu düzenleme su an komisyondadır. Ancak bu haliyle, yıpranma hakkından yararlanmak basın kartı şartına bağlanmaktadır.
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak, gazetecilik mesleğinin basın kartı sahibi koşuluna bağlı olmadan yapılan ağır ve tehlikeli bir iş olarak kabul edilmesini, 5953 sayılı yasa (meslek çalışanlarınca bilinen 212 sayılı yasaya ) tabi görev yapan gazetecilerin anayasal sosyal güvenlik hakkının sonucu olan fiili hizmet süresi zammının basın kartı koşusuna bağlanmadan geri verilmesini istiyoruz. Aksi halde meslektaşlarımızın yaşayacağı hak kaybı, emeklerinin gaspedilmesi anlamına gelecektir.
Anayasa mahkemesi kararının ardından doğacak hukuki boşluğun doldurulması amacıyla yapılacak çalışmanın, hak kaybına yol açmadan sonuçlanmasını ve 5953 sayılı yasa kapsamında gorev yapan  tüm meslektaşlarımızın yıpranma hakkından yararlanmasını diliyoruz."
Umarım, kimse, derdimizi aktardığım için bendenize kızmaz bu gün..
Sonuçta, bizde insanız ve her insan gibi bizim de dertlerimiz var.. Çözüm için atılacak adım ve çözeceklere şimdiden teşekkür edeceğim.. belki, umut ettiğimiz bir adımı atan olur.. kim bilir..!!!
 ESKİ ÇANAKKALE’ Yİ ÖZLER GİBİ, ESKİ UYGULAMALARI ÖZLÜYORUZ BİZ KARDEŞİM…
Bir döneme kadar, gazetecinin yıpranma hakkı, sigorta iş kolundan geliyordu ki, pirimi hlen ödemeye devam, kartın yoksa yandın vesselam..
Benim kartım Sürek’ li.. Soyadımdan gelmiyor kartımın sürekliliği..
Çalıştığım yıllardan kaynaklı kazandığım bu hak.. Aralıksız geçen meslekteki o yıllar.. O yıllarda, güzelliğinin bir bölümün hatırladığım Çanakkale var birde geride kalan..
Hatıralarınıza dokunayım istedim şu anda biraz..
Kimler özlüyor eski yılları, hatıralarda kalan bu güzel kareleri.. Özlemlerini sunanlardan, azda olsa birkaç satır yazan olur ise, söz.. vallahi söz…  Sayfamda yer vereceğim ben de sizlerin dediklerinize..