Neye mi? Konuk yazarımız, Kayseri’ den usta kalem Mehmet Uzel’ in haykırışına..

Neye mi? Konuk yazarımız, Kayseri’ den usta kalem Mehmet Uzel’ in haykırışına..
Ne yalan söyleyeyim, benzer sözleri etmeyenimiz yoktu baştan beri..
Hatırlar isek, benzeri bir fırsatçılığı 2004 kışında yapmışlardı Çanakkale’de. Misal, 30 kuruşluk mum, 10 Liradan satış çıkarılmıştı. Aynısı, maske de de yaşandı geçen aylarda.. Öyle değil mi !...
Mesleki büyüğüm, usta kalem, Kayseri ve civarındaki üç ilin Sbah gzetesi temsilcisi sayın Uzel, dün bir yazı gönderdi e-posta adresime..
Okur iken, “He bravo..” demeden edemediğim satırlar, ayrı bir hoşuma gitti. Ne de güzel bir benzetme yapıyordu aynı zamanda Mehmet ağabey..
Diyordu ki;  “KORONA VİRİSÜNÜ FIRSATA ÇEVİRENLER VATAN HAİNİDİR..”
Dilerseniz, mesleki büyüğüm Mehmet Uzel’ in kaleme aldıklarını diere devam edeyim şimdi. Şöyle yazmıştı ilk satırlarda;
“Siz hangi millettensiniz.. Hangi dindensiniz..
Yatacak yeriniz var mı?
Ne değişti de evinden çıkmayan can derdinde olan vatandaşı soymaya kalktınız..
Ne oldu da her şeye zam üstüne zam yaptınız..
Siz vatansızsınız..O paraları nasıl yiyeceksiniz..Evlatlarınızın kursağında o paralar nasıl geçecek…?
İnsanlar can derdinde ilen..Fırsatçılık yapan şerefsizler..
Evlerine kapanan insanlara yardımcı olacağınız yerde onursuzluk,kahpelik ettiniz..Ediyorsunuz..”
Belki ağırdı ifadeler. Belki çok net ve açıktı.. lakin, onca gözlenen örnek karşısında, insan olan az bile söylüyor ya, neyse..
Mehmet ağabey; “Piyasa da denetim yapanlara..Bu fırsatçılara kim ki göz yumuyor.. Sa.. Onlar da..Namussuzdur..Vatan hainidir..
Yüce Türk Milleti ne zor badireler atlattı bunu da atlatacaktır..” diyerek, bence hayli umut veren sözler de ediyordu..
Sonrası sözleri de vardı elbet.. Net ve hayli sert. Mesela, şöyle yazmıştı bir sonraki satıra;
“Bu süreci fırsata çeviren vatan hainlerinin sonu pislik olacaktır..
Allah’tan korkmayan… Kuldan utanmayan onursuzlar… Yatacak yeriniz dahi yok…
Her gün Fırsatçılarla ilgili..onlarca telefon ve e-mail geliyor..
Bu utanmazları devletimiz ifşa etmeye başladı..
Korona Virüsten önce 17.500 TL aldığım yoğurdu şimdi 25 TL ye aldım..
Kendi yaşadığım bir olay..Korona Virüsün yayılmasına karşı önlemler ve enfekte vatandaşlarının tedavisi için çalışmalar  devam ederken, bu süreçte krizi fırsata çevirmeye çalışan Vatan hainlerine.. Söz bir kantar..Doğru dersen şerefin artar..
Yalan söylersen ocağın batar..Ne şeref kalmış…bunlar da ne olacak…”
Anlayana idi bence bazı anlatım, serzeniş ve veryansınlar..  Dahası, her birimizin savundukları da vardı, tartışmasız değerlerimiz üzerine.. Mesela;
“Bizim vatan sevgimiz…” diye söze giriyordu Mehmet ağabey, sonra da yine net şekilde ifade ediyordu diyeceğini. Nasıl mı? aynen şöyle;
“Bizi vatan sevgimiz, memleket aşkımız,insana olan muhabbetimiz..Kulağımıza okunan ezan ile başladı..Arkamızda okunan sela ile biter..
Vatanın memleketin kalkınmasına  ileri gitmesine vesile olan da baş tacımızdır..Lakin tersi olanı da yerin dibine batırmak vazifemizdir..
Dürüstlük pahalı bir mülktür..Ucuz insanlarda bulunmaz..ucuz insanlar çok..Şeref şahtır..Şöhret piyon..
Şöhretini Kaybedersen  2 puan gider..Şerefini kaybedersen oyun biter..Sizler şerefinizi kaybetmişsinizdir..
Öyle ya bazı insanlar..Kalem gibidir..Ne kadar ince kibar renkli görünseler de..Ham maddeleri odundur..”
Vurgu net ve de hayli sert.. ODUN…
Bu arada, bir tanıdık balık atıyordu Mehmet ağabey.. Hepimizin, anımsayacğ ıbir baylık.. Hani gnelede Prof. Dr. Alper Şener’ in attığı o başlık.. İşte o başlıkla yazıordu Mehmet ağabey. Pek gilimi çekti, sizlerle de paylaşayım yazılanları.
Başlık şu;  “KORONA GÜNLÜĞÜ…”
Ve işte o yazılanlar; “Tüm dünyayı etkisine alan korona virüsün insan davranışlarına yansıması kimi olumsuzluklara karşın bence çok olumlu oldu..En başta kendisiyle baş başa kalan bireyler geçmişiyle hesaplaşma,sorgulama ve hatalarını görme olanağı buldular..
Bunu ara sıra yaşamımız içerisinde yapmamız gerekse de birçoğumuz yoğun iş ve geçim kaygıları nedeniyle yapamıyoruz..
Çok uzun zamandır varlığını bile unuttuğumuz arkadaşlarımızı,dostlarımız arayarak sevginin,ilginin bir kez daha ayrımına vardık..her ne kadar yitirdiğimiz birlerce insan ve yardıma ihtiyacı olan hasta,yaşlı insanların,yaşam alanlarını ellerinden aldığımız hayvanların çektiği sıkıntılarla üzülsek de,yaşam devam ediyor ve bizler yeni duruma uyum sağlamak zorunda olduğumuzu kabul etmek durumundayız..Bu süreçte ismini bile hatırlayamadığım bir çok kişinin arayıp sorması,dost biriktirmenin ne kadar önemli ve değerli olduğunu bir kez daha gösterdi..
Bu virüsün yaşattığı acılar sonrası oluşmasını umduğumuz yenidünya  düzeni, belki ülkemiz için de güzel günlere neden olur..Gidenleri geri getirmemiz kuşkusuz ama hiç değilse, çocuklarımıza, torunlarımıza daha yaşanır bir dünya,daha demokratik bir Türkiye bırakabilme umudumuzu yitirmemiş oluruz..