Coşku içimizde. Sokakta kutlayamayacaksak olsak da, kim engelleyebilir ki yüreklerimizde patlayan tarifsiz kutlama arzusunu.

Coşku içimizde. Sokakta kutlayamayacaksak olsak da, kim engelleyebilir ki yüreklerimizde patlayan tarifsiz kutlama arzusunu.
Korona da ne ki..? Çıkarız balkona, elimizde Şanlı bayrak, dilimizde İstiklal Marşımız..
Yad ederiz kahramanları ve elbette ki onların eşsiz komutanını, Sarı Saçlı, Mavi gözlümü..
Tarihe sığmayacağı gibi tarife de sığmaz kahramanlıkların miladı olan bir tarihteyiz bu gün. Kurtuluş meşalesini yakan ellerle başlayan, imkansız denileni başaranların tarih yazdı tarih, 19 Mayıs 1919
Dile kolay elbet. Tam 101 yıl.. Bir asrı geçti ve ikinci asırdan yıl aldı şanlı bir tarih..
Kimimiz, saatler 19.19’u gösterir iken çıkalım dedi balkonlara. İnelim hatta bir adım aşağıya, apartman kapımızın önüne, olmadı bahçeye. Sosyal mesafeye de uyalım ve de öyle haykıralım., Dağ Başını Duman Almış diye..
Stadyumlarda kalan coşkulu haykırışları yineleyelim misal bu gün..
Koronalı günlere inat yaşayalım tarifsiz coşkuyu. Dillerden düşmesin Gençlik marşımız..Yıllara inat, daha bir gneç olalım bu gün gençlerle misal..
Ay Yıldızlı Şanlı bayrağımız süslesin evimizin balkonunu penceresini. Gölgesinde huzur bulduğumuz Ay Yıldızlımı, ayrı bir coşku ile dalgalandıralım, olmadı sallayalım elimizle..
Daha bir içten söyleyelim Gençlik marşımızı, yarının geleceği gençler ile..
Çıkalım balkonlarımıza, haykıralım yine dakikalarca.. Coşkuyla, ‘KORKMA’ diye başlayalım ve söyleyelim daha da gür bir ses ile İstiklal Marşımızı..
Tıpkı, 23 Nisan’ da olduğu gibi. çocuklarımız, büyüklerimiz ve gençlerimiz ile birlikte.. Ailecek haykıralım bir daha; ‘NE MUTLU TÜRKÜM’ DİYE…
  X                           x                           X     
GEÇMİŞE DE DOKUNMAK..!
Elbette ki, önemli bir şey, yüreklere dokunmak. 
Geleceğe dair işler yapmak da önemli.. Yenilemek, yeni yaşam alanları falan kurmak elbet onlar da önemli.
Peki ya, geçmişten iz bırakanlara dokunmak..?
Böyle konular belki pek alışık olmadığımızdan gözden kaçıveriyor zaman zaman. Yürekten davranışları hep dikkatimi çekmiş bir isim, yine yapmış yapacağın. Geçmişten iz bırakanlara dokunmuş, ebedi istirahatgahlarında.
Mezarlarını restore edip, bir güzel görünüm kazandırmış efsane Başkanlara.
Bahsettiğim Çan ilçemizin CHP’ li Belediye Başkanı ve eski vekil Bülent Öz
Çan’a yıllar boyu hizmet etmiş merhum belediye Başkanlarının mezarlarını, ailelerinden de müsaade isteyip restore ettirmiş Başkan Öz.
Mezar taşlarına ve çevresine, yılların ve hava koşullarının yol açtığı tahribatı gidermek için yapılmış çalışma, yenilenmiş taşlar ve mezarlar.. Hat ta, renk renk çiçekler dikilmiş mezarlar üzerlerine.
Bunun reklamı olmaz elbet. Fakat bilmek de gerek. Geleceğe olacak değil ya hep hizmet, biraz da bu günlere eser bırakmışlara dokunmak gerek.
Böyle yapmış Başkan Öz ve “BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN MEZARLARINI RESTORE ETTİK” diyerek özetlemiş dokunmaktan mutluluk duyduğu geçmişi.
Merhum Başkanlar için seferber olmuş Belediye ekipleri. Tek tek temizlenmiş mezarlar. Yenilenmiş görünümleri ile, daha nice yıllar isimleri rahmet ve saygıyla hatırlanacaklar.
Sosyal medya hesabından, “Çanımızın gelişimine ve kalkınmasına ışık tutarak ilçemize hizmet etmek gayesi ile vazifesini yürütmüş kıymetli büyüklerimiz Mesut Hulki ÖNÜR, Mustafa KEÇİLİ, Hasan ÖZKURT ve Niyazi ÇANERİ'ye ahde vefa örneği sergiliyor; saygımızı ifade ediyoruz.” İfadeleri ile ses veriyordu Başkan Öz.
Sonra da; “İlçemiz Çan'da belediyede başkanlığı görevini yerine getiren, ahirete intikal etmiş değerli büyüklerimizi unutmadık ve ailelerinden de izin alarak Çan Şehir Mezarlığına defnedilmiş başkanlarımızın mezarlarını restore ettik.” diyerek özetledi Çan kamuoyuna sunduğu bilgiyi.
Bunca iş, bunca tedbir ve zor günlerde, Yani Korona illeti ile savaş verilen şu günlerde, geçmişe hizmetleri ile imza atmış değerleri anmak vallahi ayrı bir mesele. Çoğu kez adı gibi ‘ÖZ’ den davranışları ile taktir ettiğimi çekinmeden söylediğim  sayın başkanı, bir kez daha kutluyorum müsadenizle.