Bir de Şu Önemli; 'Mesajı Almak, Empati Kurmak'


Hepimiz birer sosyal medya kullanıcısı olduk çıktı. Hepimizde benzer durum.. Gözümük hep ekranda, gelen bildirimleri açmak için, parmaklarımız devrede.
Çiçek, böcek, manzara der iken can dostalarımız üzerine türlü fotoğraf paylaşımları yapıyor, bu durumdan acayip keyif alıyoruz..-
Hele hele, tatil zamanlarımızdan paylaşımlarmız.. Öyle çok lar ki, gören kıskanıyor, 'Keş ke bende tatile çıkabilsem, havuz başına gidebilsem' diyenler de oluyor haliyle.
Sosyal medya, farkındalık yaratmak için de biçilmiş kaftan.. Bzen, öyle anlatımlar geliyor ki, insan paylaşıyı paylaşmadan edemiyor.
İlgimi çeken ve: 'BENDE BİR ŞEYLER YAPABİLSEM KEŞKE' dedirten öyle anlatıkmlara rastlıyoruz ki gün içinde, bir görev sayıyoruz bu anları.. O görevi yerine getiriyoruz, gelen 'paylaşın' çağrısını emir kabul ederek.
Ne var ki, bazı konular ÇOK HASSAS.  Ve bu hassas konulardan verilecek örneklerden biri, şimdi aktaracağım bu ifadeler olacak sanırım...
Dikkatle okuyalım.. Anlamak için okuyalım.. Okumak için değil.. 
"Kemoterapi ve radyasyonun yan etkileriyle, bağışıklık sisteminiz zayıf olduğu için bir daha asla %100 olamayacaksınız.
Evlilikleri, aileleri ve arkadaşlarla olan ilişkileri mahvediyor.
Çünkü kanser ve tedaviden sonra artık eskisi gibi değilsin." şeklinde gelen ilk ifadeler..
Empati kurunca insan, ne de çok yaşıyor yaşanılanları o an..
Şöyle geliyor bir sonraki cümle;
"En zor anlarda, gerçek arkadaşlarının kim olduğunu ya da değer verdiğin insanları tanırsın."
Hayatın pek çok anında, hepimizin birçok kez yaşadığı bir durum ve altı çizilen anlaşılan..
Hele ki şu cümlede geçen;
"Ne yazık ki çoğu arkadaşlıkta olduğu gibi Facebook arkadaşları da sizi bir hikayenin ortasında bırakıyor." Vallahi de öyle oluyor..
Ortasında kalmamızın bir nedeni var elbet.. Hikaye acıtklı ise, kim kalmaz ki!?..
Anlatımda dile geldiği gibi; " Hikaye için 'beğenmek' için bir gönderi istiyorlar, ancak uzun olduğunu görürlerse gönderini gerçekten okumayacaklar.
Yarısından fazlası okumayı bıraktı.
Birisi haber kaynaklarındaki aşağıdaki gönderiye çoktan gitmiş olabilir."  bir durumu her gün yaşayanlardanız vesselam..
Ve sırada bir başka greçek.. Yine, herbirimiz, bunu da yaşayanlardanız, değil mi?..
Döneyim şimi, bu anlatıma; "Bu korkunç hastalıkla savaşan komşu, arkadaş ve akrabalarıma destek olarak paylaşmaya karar verdim." cülmesinden etkilenip, frakındalık yaratmak için kaleme alınan konuyu, çoktan paylaşma kararına veriyoruz yani..
"Şimdi zaman ayırıp bu mesajı sonuna kadar okuyanlara odaklanıyorum.." cümlesini de okuduk ve yapılmak istenileni yaptık herkes gibi.
Anlatmaya çalıştığım konu, hpaylaşımın en son cümlelerinde özetleniyordu aslınad..
Sonuna kadar okumak, anlamak için okumak yani..
Ve gelen cümle şu şimdi; "Küçük bir test, sadece kimin okuyup, kimin  paylaştığını görmek için." vurgusu ile altı çizilen..
Gerçek aslında şu; "Kanser vücudumuzun çok saldırgan ve yıkıcı bir düşmanıdır.
Başarılı bir tedaviden sonra bile vücuda izlerini bırakır. Bu çok uzun bir süreç.
Kime güvenebileceğimi ve kimin bunu okumak için zaman ayırdığını bilmek istiyorum." merakına yanat bulmak  belkide.
Hepimiz için bir çağrı niteliğindeki sözde şimdi sıra;
"Lütfen, vefat eden veya kanserle savaşan birinin şerefine kopyala. Herkes diyor ki: 'Bir şeye ihtiyacın olursa, çekinme. Senin için hazırım.'
Bu yüzden karamsar olmadan bir iddiaya gireceğim: Ailemin ve arkadaşlarımın bunu kendi zaman tüneline koyacağını biliyorum. Ama kopyalamak zorundasın (paylaşma)! Bu hastalık için farkındalık ayı.
Bunu çok özel biri için yaptım!
Hepimiz karşımızda duran, savaşan birini tanıyoruz ve hatta kaybettiklerimizi bile. #Farkındalık."
Anladık mı şimdi meseleyi.. Tek bir sözüm olacak şimdi;
" Tüm kanser hastalarına acil şifalar diliyorum. Amin.."