KENAN İMİRZALIOĞLU İLE 'KİM MİLYONER OLMAK İSTER' İ, İZLEMEYENİMİZ YOK.. ÖNCESİNDE DE KENAN IŞIK MÜPTELASI İDİK ÇOĞUMUZ.. 

Kenan Işık rahatsızlandı, promram bir başka Kenan ile sunulmaya başlandı..
Mesele bu değil.. Mesele, bir neslin çocuklarının, jokersiz ulaşabildiği o rakamda..15 Bin TL hep garanti..
Bu konuya ilişkin edilen çok söz var.. Yazılanlar da var elbet.. Bunun nedenini özetleyen ifadeler içeren çok yazıya rastlıyorum..
Birinden bahsetmek istedim.. Pek hoşuma gtiti, özetle anlatılmaya çalışılan..
Hoşuma gtiti.. Çünkü, özel bir nesilden söz ediliyordu kaleme alınanlarda.
İlkokullu yılarda bayşlayan eğtiime dikakt çekiliyordu.. Deniliyordu ki;
"Bizler ilkokulda yurttaşlık bilgisi, lisede:mantık, sosyoloji, felsefe okuyan nesiliz.
İşte onun için Kim Milyoner Olmak İster programında 15 Bin Tl yi hiç joker kullanmadan %90 kazanabilen bir nesiliz."
Vallahi de doğru, billahi de doğru..
Hele ki; bazı yarışma programlarında, çok bilindik tür canlıların yavrularına ilişkin sorulara verilen yanıtları görünce, inasn deliriveriyor ansızın.
Ben, özel nesle özel edilen sözlerle devam edeyim.. Künuyu biraz daha abartayım.. 
Cümle tam olarak şöyle kuruluyor; "Biz 3 yazılı,1 sözlü imtihan olan ve kopya çekerken öğrenen bir nesiliz."
Öyleyiz vallahi.. Kopya hazırlar iken öğrenince, kopyaya gerek duymamışlarız kısacası..
Ayrıca da; Biz annesini babasını,huzurevinde terk etmeyen bir nesiliz. Buda bir diğer özelliğimiz.
Kaleme alınanlar çoktu.. Üzerine tarntışma çıkartmayacak kadar çok doğrulukta idi altı çizilenler.
Mesela; "Biz kendine öz güveni olan ama çevresine sevgi ve saygısı olmayan, sadece kendisine yaşayan egoist bir nesil değiliz.
Sevgiyi, saygıyı, fedakarlığı, dostluğu, vefa duygusunu , yerine göre başkalarının yaşamı için kendi yaşam tarzından fedakarlık yapan bir nesiliz." vurgusu..
Kim hayır diyebilir ki bu sözlere.. Vurgusu yapılan bu anlatıma..
Öylesi özel bir nesiliz NOKTA..
Ve dahası bir anlatım; Arkadaşımızın ailesini, kendi ailemiz kabul eden, buna göre dizayn eden bir nesiliz.
Biz psikologlarla, pedagoglarla şekillendirilen değil: psikolojik sorunlarını aile ve mahalle ilişkileri içinde bedavaya çözen bir nesiliz.
Bu görüş, öyle doğru bir görüş ki; büyüklerimizin verdiği tüyolar ile, günü değil, yılları kurtardık.. Hap map ihtiyacı duymadan.
Bir başka altı çizilen detay.. “Biz 40 yıllık 50 yıllık arkadaşlarını köşe bucak arayan ve onlarla birliktelikten zevk alan bir nesiliz...” gerçeği.
İyilikleri unutmayıp, iyi günleri hep arayanlar olduk.. Ne de olsa, özel bir nesil, özel üretimiz.
Bu arada; ‘Kabadayı denilen mahallenin bilekli delikanlısını, bizi soyan değil,  bizi koruyan kollayan olarak bilen bir nesiliz.’sözüne kim hayır öyle değil di diyebilir..?
Oyunlarımız vradı.. Adı halen aklımızda.. Biz uzun eşeği, kuka oynamayı,  saklambaçı, beştaşı,  seksek oynamayı, kovalamaca ve körebe oynamayı, uçurtmayı, futbolu, bakkala kese kağıdı yapmayı, yakan top oynamayı bilen ve özleyenleriz.. Bu gün sokkalarda benzeri oyun oynayan çocuklar grösem, hemen katılırım aralarına.
Bir de unutmadan; “Akşam üstü olunca,ekmeğin üzerine yoğurt sürüp şeker serpip yiyen bir nesildik.. Bu tadı hatırlayanlar, bence hemen bir tane yapıp, afiyetle yesin..”
Dışarıda yemek yemenin ayıp olduğu ve hatta ağız oynatmanın bile ayıplandığı, her lokmanın eşit paylaşıldığı, çay bardağındaki şeker karıştırılırken kaşığın çıkarttığı sesin ayıp olduğu "hoop deve kervanı mı geçiyor? " diye ikaz edilen bir nesildik biz, öyle değil mi..,
Ve daha önemlisi; Ebeveynlerimizin öğretmenimize " eti senin kemiği benim "diye teslim ettiği ve öğretmenimizin de bu emaneti de gözünden sakınarak koruduğu, kulağımızı çeken öğretmenimizi evde şikayet biz.. şimdi öyle mi ya..?
Asla, yok demeyen babalarımız vardı.  Babamızın sözünün geçtiği ama annelerimize değer verdiği ailede fikir paylaşımının olduğu bir nesil olmamız, belki de geçmişe olan özlemimizin bir diğer nedeni.
“Lise Mezunu Arkadaşlarımızın Bugünkü ÜNİVERSİTE Mezunlarının Yanında DOKTORA Yapmış bir İNSAN Kalitesinde Olduğu bir NESLİN Çocuklarıyız...” Diye özetlenen bu durumun bir parçası olmak, beni de mutlu ediyor vesselam.
Ve, aktarmaya çalıştığım yazılanların efsane finali..
“Kimse,  bizim nesli küçümsemesin. Bence; bizim nesle benzemeye çalışsının.
 İşte o zaman görsün tüm dünya Türkiye’yi..!!!”
Sokaklarda  uzun eşek oynayabilsek, koşturmacalarımız olsa nalondan futbol topunun peşinden..
Yakar top, 9 kiremit ve dahası, meşe oyunlarının türleri.. hey gidi hey..
Bunlar hiç zor değil aslında.. Üç beş kişi başlasak oynamaya, sokaklar ayrı bir şenlenir.. yalan mı…!!!
Denemesi bedava.. Bir tarafından tutmak lazım, geçmişe dönmeyi başarabiliriz belki bu sayede..