Meraklısına veri, Türkiye’nin ün büyük beldesi Kepez’deki, Ak sevdalılardan geldi.

Seçim Bitti.. Siyasetçiler kadar, siyasete gönül vermiş partililerin yoğun mesaisi de sona erdi.

Kimi sevindi, kimi üzüldü. Hayal kırıklığı yaşayanlara gelince, onların da elbet sesleri hayli yükseldi.

Tepkiden kaynaklı hayli yüksek perden edilen sözler gibi, bir de mevcut oy oranını yükseltenler vardı Çanakkale siyasetinde.

Onlardan biri, Ak Parti Kepez belediye Başkan adayı Cüneyt Aksu idi..

Bir önceki Mahalli İdareler seçiminde,  kazanılan oy oranını %60 dolayında artıran isim olarak tarihe geçen isim oldu Cüneyt Aksu.

Siyasete gönül verenlerin söylediği bir söz ardır, o söz de bana göre hayli yerindedir. ‘Partiye değil, adaya oy vermeli’

Adayın adı, her yerel seçimde öne çıkan önemli faktör. Aday, takdir toplamış ise en başta kendi teşkilatından ya da örgütünden, ardında koşan yorulmaz, sonuçta da kayda değer sonuç sandıkta ortaya çıkar.

Aday önemli.. Yerel Seçimde, partiden öte, adaya olan inanç, sempati, ve de dahası artı yöndeki faktörler, yüzleri gülümsetmekte.. Bu geçmişti tekraren kanıtlanmış bir durum. Üzerine çok da söz etmeye gerek yok bence.

Partisinin mevcut oyunu, %60 kadar arttıran Aksu’ nun, nereden nereye oyları getirdiğini merak buyuranlar, bir zahmet seçim sonuçlarını aktarır verilerin yer aldığı, kaynaklara baksınlar.  Bu noktada, biz gazetecilerden  her şeyi beklemeyin yani.. Araştırması  olalım biraz da..

NEREDEN, NEREYE!?!..

Güneşi görmüş buz erir misali sonuçlara, veryansın eden sadece partilere gönül verenler değil elbet. Parti Genel bakanları da duruma tepkili.

Söyledikleri hayli açık olsa da, “anlayan biri gele” demede dur, durumlar da ortada.

Kimi, mağlubiyetle sonuçlanan seçimin sonrasında, hiç umursamaz tavırlarda, üstelik iftarlarda..

Bu arada, ne de çok iftar düzenledi birileri.. Şöyle bir hatırlıyorum da, geçen yılları, pek de uzaktılar oysaki bu düzenlemelerden.

Hadi demede dur şimdi; “Siyasi rol mü çalıyorlar ne?”

Siyasi rdol çalmak, siyasi mühendislik, bu aralar pek karşılaştığımız durum özetle.

Siyasi mühendisliğin çöktüğünü, misal ben, Şubat ayının sonlarındaki bir yazımda kaleme almıştım. Olacaklardan da söz etmiştim.. Kayıp büyük olacak demiştim..

Kendimi övmek gibi olmasın da, Öngörü olarak görmeyin lütfen o günkü çıkışımı. Az çok analiz yetimiz var şükürler olsun..

Görülen köy kılavuz mu ister ayrıca?

Barbar bağırır iken, geliyorum diyen sonuç, ilgililer görmüyorsa, biz ne yapalım….

Tepkiler çığ gibi.. AK Parti MYK’sında da dile gelenleri, sağır sultan işitti, birileri hiç duymamış olmalı, normal yaşantılarını sürdürüyor.

Bunu gözleyen tabanda, haklı olarak sitem ediyor..

Kimi soruyor; “Tutup kollarından giden mi demeli?” diye..

“Tutun kollarımdan düşerim şimdi”  diye özetlenen durum, bir şarkı sözü.. O geldi şimdi benim de aklıma.. Ne de garip değil mi?..

Hata ortada. Hatayı kabul etmeyenler de ortada.. seçim sonuçları da ortada.. Ortada olmayan ne acaba?

Böylesi deli soruları, günlerdir işitiyor kulaklarım.. Ben gibi, birçok meslektaşıma hayıflananlar var şehrimizde.

Şöyle bir soru; “Nasıl göstermeli, hep bir olan doğruyu?”

Bunlar birer örnek. Öyle çok ki aslında dile gelen, yanıt bekleyen deli sorular…

Zaman her şeyin ilacıdır der atalar.. Zaman gösterecek, ilaç mı olacak acaba o zaman? yok sa, eski hamam , eski tas misali mi olacak..

Kim bilir? Albette ki ben bilmem.

Bir bilen ağabeyimin hep dediği gibi, “Ben bildiklerimi de unuttum sayelerinde!?!..”

Uzatmayayım daha da, kısa keselim Aydın havası olsun..

Kalın sağlıcakla, herkese iyi pazarlar..