Çanakkale iş dünyası, bir hummalı süreç geçiriyormuş. Allah kolaylık versin.

Neden mi? Gıda sektörünün rekabetçilik gücünü geliştirmek için.
Muhtemeldir ki, tüketiciye de bu hummalı çalışmaların pozitif yansıması olacak.
Kısacası ben,  yapılan açıklamalardan bu izlenime kapıldım. 
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası ‘ÇTSO) koordinatörlüğünde, Ekonomi Bakanlığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi yani kısa adıyla UR-GEiçin tüm çalışmanın nedeni.
Bu önemli program kapsamında yürütülen;”Hazır Paketlenmiş Gıda Sektöründe, Uluslar arası rekabetçiliğin geliştirilmesi’ tıpkı, Avrupa insanlarının tereddütsüz tükettiği gıdaların, bizim de mutfağımıza, oradan da sofraya gelecek olması anlamı taşıyor.
Bir çok kez, haberlerde okuduğumuz, raf ömrünü arttırır maddelerin sağlığa olan zararlarından dolayı, biliyorum ki, hazır paketlenmiş gıdalardan uzak durmaya başladık.
Bu bahsettiğim olay, bundan sonra daha güvenli gıda maddelerine ulaşmamızı kolaylaştıracakmış, öyle duydum.
Ne de olsa, Avrupa’ ya hayli komşuyuz.Suyun öte yanı. Karşı kıyılar Avrupa.
Bu denli yakınlık baskısından değil ha bu program. Bu program, Çanakkale iş dünyasının, Avrupa’ da güven veren ürünleri, Asya’ da var etme düşüncesi.
Bizim coğrafi durumumuza bakacak olursak, bir yanımız Avrupa, diğer yanımız Asya’ ya, yani bir ayağımız Avrupa’ da, diğer Ayağımız ise Asya’ da ya, iki ara ve dere de kalmadan, dünya kenti Çanakkale, Avrupa insanları gibi hayli sağlıklı olan hazır gıdalara tereddütsüz ulaşmış olacak. Ne güzel değil mi?
Şimdi döneyim, bu projenin detaylarına.
ÇTSO’ nun paylaştığı bilgileri aktararak başlayayım. 
  “HAZIR PAKETLENMİŞ GIDA SEKTÖRÜNDE ULUSLARARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ” projesinin ihtiyaç analizi çalışmaları tamamlanarak, ilgili kurum, kuruluş ve firmaların katılımlarıyla elde edilen sonuçlar, işte bunlar.
Konuyu, özenle açacak olursak, mevzu şu;
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen önceki gün yapılan toplantıda, Vali Yardımcısı Ömer Faruk Ateş, Ekonomi Bakanlığı İhracatı Geliştirme Müdürlüğü Uzmanı Mustafa Yılmaz, ÇTSO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Gün, Balıkesir Sanayi Odası Meclis Başkanı ve Güney Marmara Gıda Kümesi Derneği Başkanı Hakan Özdamar, ÇTSO 4.Komite Başkanı ve Güney Marmara Gıda Kümesi Derneği Başkan Yardımcısı Bahar Yurt, Balıkesir Sanayi Odası Genel Sekreteri İbrahim Barbaroshan Aynaoğlu, Balıkesir Ticaret Odası Genel Sekreterleri Serkan Acar, ÇTSO Genel Sekreteri H.Sema Sandal, kurum temsilcileri ile projede yer alan firma yetkilileri, gelinin son noktadan birlikte haberdar oldular.
ÇTSO, durumu ve projeyi özetlerken, Çanakkale’den 28, Balıkesir’den 9, toplam 37 firmanın katılımıyla yürütülen UR-GE projesinde, önümüzdeki 3 yıllık yol haritasının çizildiğini de dile getiriyordu.
Bu konuda, uzman isim. Yani, ÇTSO Proje Uzmanı Gökhan Doğru konuşuyor ve diyordu ki;
“UR-GE projelerinin İhtiyaç Analizi çalışması; katılımcı firmaların rekabet güçlerinin ve ihracat kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla ortak ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve 3 yıllık bir projeksiyonu içeren yol haritalarının hazırlanması olarak özetlenebilir”
Uzman Doğru, eğri söz etmeden, “Kamu-Sanayi ve Üniversite aktörlerinin bir arada olduğu bu platformda, ortak sorunların tespit edilmesi ve tespit edilen sorunların ortak akıl ile UR-GE Projemiz kapsamında, net ve ulaşılabilir hedefler konularak iyileştirilebileceğine inanıyoruz.”  da diyordu.
Toplantının, sektörel açıdan bakıldığında değil ama, söz sahibi ve etkili mercihi denilince akla gelen, yani Bakanlık temsilcisi, Ekonomi Bakanlığı Uzmano Mustafa Yılmaz;
“Proje geldiğinde bölgede bir ilk olması dolayısıyla bende heyecanlandım ve mutlu oldum. Bölgemize büyük fayda sağlayacağına inandığım projenin gıda üretim vizyonuna, rekabetine ve ihracatına önemli değerler katacağına inanıyorum” diyerek, İlkler kenti için yeni bir ilk olacak programı övüyordu.
Haydi hayırlısı demekten başka, diyecek söz bulamıyorum.
Avrupalılardan bizlerin neyi eksik. Onların da bir yüzü, iki gözü, bir ağzı var.
Ağız tadı konusunda, bizler Avrupalılardan eksik mi kalacağız? Elbette ki değil.
Tat almakta üzerimize yoktur malum. Sofranın en lezzetli yemekleri yok ise, oturmayız bile.
Lezzet bir yana, sağlıklı olması en önemlisi elbet.
Can boğazdan gelir netice itibariyle. Geldiği yerden gitmesin.
Haydi o vakit, bu yeni proje hayırlı olsun…