SOSYAL  MEDYA’DEN ESİNTİLER  XX !... -KKTC'DEN-

KKTC – GİRNE / Çamlıbel yerleşim bölgesinde HİKÂYESİ farklı, anlatanı-anlatımı bol, bir MAVİ KÖŞK ile BEYAZ EV’i (benim de gezip-gördüğüm) bir de KKTC’li “Siyasi Tarih ve İletişim” alanında çalışan Öğ

727 0

HAYRETTİN PARLAKYILDIZ

HAYRETTİN PARLAKYILDIZ

KKTC – GİRNE / Çamlıbel yerleşim bölgesinde HİKÂYESİ farklı, anlatanı-anlatımı bol, bir MAVİ KÖŞK ile BEYAZ EV’i (benim de gezip-gördüğüm) bir de KKTC’li “Siyasi Tarih ve İletişim” alanında çalışan Öğretim Üyesi arkadaşımıza TEŞEKKÜR ederek dinleyelim…
“PAVLİDES’İN EVLERİ (Beyaz Ev ve Mavi Köşk) HAKKINDA
Efsaneleri seviyoruz. Özellikle de şehir efsanelerini ya da bire bin katılarak aktarılan hikâyeleri çok seviyoruz. Bu konuda Afrodit’in Lanetliler Adası herhalde hiçbir toplumun eline su dökemez. Adanın bizi ilgilendiren kısmında, yani KKTC’de de bu konuda bolca malzeme ve şehir efsanesi var. Çok fazla bilimselliğe girmeden ve fazla sıkıcı olmadan 1-2 kelam edelim bu konuda. George-Athanasia Pavlides ailesinin oğlu olan Vyronas Pavlides’in tüccar olan ve 2014 yılında vefat eden Pavlos, Sypros ve Christophoros isimli erkek kardeşleri, Ypatia, Zenon ve Christina isimli de kız kardeşleri bulunmaktadır. Varlıklı bir aileden gelmektedir. Dönemin zengin ailelerinden birisi olan Pavlides Ailesi adanın muhtelif yerlerinde taşınmaz sahibi bir ailedir. Aile özellikle teknik aksam ve donanım üzerine yoğunlaşmış ve bu nedenle Mağusa, Baf, Girne ve Larnaka’da General Motors, Vauxhall ve Opel gibi çok uluslu/uluslararası şirketlerin acenteliğini de üstlenmiştir.
Onun EOKA için silah kaçakçılığı yaptığından tutun da evini sırf bu amaçla güya görünmeyecek bir yere inşa etmesine kadar bin bir çeşit efsane yaratılmış durumdadır. Son derece eksantrik, gösterişi seven bir kişiliğe sahip olan Byron Pavlides için söylenebilecek en son şey onun silah kaçakçılığı işinde olduğu ve mafyayla sıkı fıkı işler çevirdiğidir. Gözlerden uzak olmayı seven ve mahremiyetine özen gösteren Pavlides bu amaçla ilk etapta Kasım 1956 tarihinde dönemin İngiliz yönetimine yaptığı müracaatın ardından Mayıs 1957 tarihinde Saint Hilarion yakınlarında Beyaz Ev’i inşa ettirmiş ve 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan Rum saldırıları sürecinde bu evi terk etmek zorunda kalmıştır. Ortalarda dolaşan ve Mavi Köşk’ün 1957 yılında inşa edildiğini ileri süren saçmalıkların temelinde herhalde bu var. 1957 tarihi doğrudur; ancak Mavi Köşk değil, Beyaz Ev’dir inşa edilen o tarihte. Tanıyan hemen herkesin de kabul ettiği üzere çılgın ya da tuhaf bir kişiliğe sahip olan Pavlides bu evin yakınlarında bugün askeri personel tarafından da kullanılmakta olan ve ortaçağ gözetleme kulelerini andıran ve bugün Kadife Kale olarak adlandırılan, Kıbrıslı Rumların Pavlides Kulesi dediği bir kuleyi de inşa ettirir. Bugün o bölgeyi ziyaret edenler bu kulenin de tarihi bir yapı olduğunu düşünmektedir; ancak böyle bir şey söz konusu değildir. Bilindiği üzere Beyaz Ev halen askeri bölge içerisinde kalmış durumdadır ve adanın neredeyse en güzel manzarasına sahiptir.
Beşparmaklardaki Beyaz Ev’i bırakmasının ardından Güzelyurt-Lefke taraflarına gelen Pavlides neredeyse aynı evi burada inşa ettirir; ancak Beyaz Ev artık mavi ağırlıklı dekorasyon ve anlayış yanında mavi masa ve sandalyeleri, mavi çeşmesi, mavi mobilyaları vb. ile Mavi Ev haline gelmiştir. Gerek Beşparmaklardaki Beyaz Ev ve gerekse bugün Mavi Köşk olarak anılan Mavi Ev olağanüstü manzarası ile görenleri hayran bırakmaktadır ve bu durum Pavlides’in zevkini de ortaya koymaktadır. Her ne kadar bu evi 1957 yılında inşa ettirdiği söylense de bu da bir başka efsanedir. 1974 yılında adanın karışması, 15 Temmuz Nikos Sampson darbesinin ardından 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’nın başlamasının ardından Pavlides adayı terk eder ve İtalya’ya gider. Kimileri hala onun evinin altındaki gizli tünellerden yakınlardaki İngiliz topraklarına (!) geçtiğini ve canını kurtardığını söylese de bunun gerçeklik payı yoktur. Hatta Barış Harekâtı başladığında Pavlides’i korumakla görevli Rum askerlerinin ateş açmasıyla bölgeye inen 100 kadar paraşütçü Türk askerinin de hayatını kaybettiği ve bu yüzden bölgeye Kanlı Vadi adı verildiği de belirtilmektedir. Dilin kemiği yok ki!
Pavlides 1986 yılında Sicilya/İtalya’da hayatını kaybeder. Bunda şüphesiz yaşadığı hayal kırıklıklarının da etkisi olmuştur; ancak bir başka şehir efsanesine göre onu İtalya’da bir Türk vurarak öldürmüştür. Artık kim inanırsa! Böylece Pavlides 1970’lerin modasına uygun olarak dekore ettirdiği ve döşediği evini ancak 1973-1974 sürecinde kullanabilmiştir. Pavlides’in bugün Mavi Köşk olarak adlandırılan evinde geçirdiği süre neredeyse ancak 1 yıl kadar olabilmiştir. Bu kadar kısa süreye onca Mafya hesaplaşmaları, gizemli misafirler, silah kaçakçılığıyla ilgili karanlık işler, aşk çeşmesinden içilen sular, Havva’nın günahkâr elmasını yiyenlerin zevk-ü sefa geceleri ve daha bir yığın deli saçmasını sığdırdığına kim inanır acaba derseniz vallahi kör satıcının kör alıcısı da var demek ki.
1974 yılında bölgenin askeri idaresi ve 39. Tümen Komutanı Tümgeneral Fethi Aktar’ın bir süre resmi konut olarak kullandığı bu ev daha sonra halef-selef oldukları Tümgeneral Fevzi Aysun tarafından da konut olarak kullanılmıştır. Sonraki süreçte uzun bir dönem askeri personelin istifade etmesi için orduevi ve lokanta olarak değerlendirilen ev son aşamada Mavi Köşk adıyla ziyaretçilere açılmıştır. Kendine has kişiliğiyle Pavlides’in bir silah kaçakçısı olduğunu belirtmek ise son derece komik bir iddiadır. Belki de bu yüzden Mavi Köşk’te asılı olan portresinde küçük dokunuşlar yapılarak ağzına bir sigara sokuşturulmuş ve ona daha sert, daha erkeksi (!) bir görünüm kazandırılmıştır. Pavlides 1950’li yılların konseptine uygun olarak döşediği Beyaz Ev’in ardından mavi ağırlıklı bu yeni evini de 1970’lerin anlayışına göre tasarlamış ve dekore ettirmişti. Evin Mavi Köşk olarak ziyaretçilere açılmasının ardından zaman zaman evdeki eşyaların değişikliğe uğradığı bilinmektedir. Bu arada şüphesiz Barış Harekatı’nın ardından civardaki pek çk yerden de buraya çeşitli malzeme getirildiği, eşyaların değişikliğe uğradığı, bunlar arasında Güzelyurt’taki Ayia Marina Kilisesi’nden getirilen altın kaplama tablo, kütüphanelerden toplanan pek çok kitap ve Rumların geride bıraktığı evlerden toplanmış eşyalar geldiği de bilinmektedir. Byron G. Pavlides ailesinin hemen bütün üyeleri gibi ticaretle uğraşan bir iş insanıdır. Stelyos Pavlides gibi hukuk eğitimi görmesine rağmen avukatlık yapması söz konusu değildir. Dolayısıyla Makarios’un avukatlığını yaptığı iddiaları da son derece gülünçtür. Esasında Makarios’tan pek de hoşlanmayan bir kişiliktir Pavlides. Dolayısıyla böyle bir durum söz konusu değildir. Kuzeni 1892-1968 sürecinde Kıbrıs’ta (Baf) doğup büyümüş ünlü hukukçu Başsavcı Stelyos Pavlides'dir ve 1944-1952 sürecinde bu görevi yürüten ilk ve tek Rum hukukçudur. Eşi Maria Pavlides de Baf doğumlu bir kadındır. Başsavcı Pavlides Marsilya’da ticaret, Gray’s Inn/Londra’da hukuk tahsili görmüş bir kişidir. “A New Land Law for Cyprus” isimli bir araştırması da bulunan Başsavcı Pavlides de ailenin varlıklı üyelerinden birisidir. 1952’de emekli oluncaya kadar devlet hizmetinde çalışmış ve sonra da kendi ofisini açmıştır. Dönemin Kıbrıs Valisi Sir Harding adada yaşanan terör olayları sürecinde durum değerlendirmesi yapmak üzere Londra’ya gitmeden önce Başsavcı Pavlides’i çağırarak ona “Makarios’a söyle. Londra dönüşünde ona söyleyeceklerim olacak. Umarım onun da bana söyleyecekleri vardır.” tehdidini iletir.
Pavlides Ailesi uzun yıllar General Motors, Vauxhall Motors, Adam Opel, ve British Tyre ve Rubber Co Ltd. gibi uluslararası şirketlerin acenteliğini yapmış, hatırı sayılır zenginlerdendir. Sophia Loren’den aşk çeşmesine, gizemli gecelerde gizemli misafirlerle zevk alemlerine anlatılanların tamamı hayal mahsulüdür. “Nev-i şahsına münhasır “yumuşak” karakterini şüphesiz bundan ayrı tutmak gerekir ki o da sadece kendisini ilgilendiren bir husustur. Bugün İngiliz Büyükelçiliği malikanesi olan Lefkoşa Dereboyu’ndaki Şhakespeare binası dışında 21 Aralık 1963 tarihine kadar Pavlides Ailesi’nin mülkü olan ve garaj olarak işletilen şimdiki Arap Ahmet İlkokulu da ailenin adadaki pek çok taşınmaz malından iki örnektir.
Silah tüccarı değildir.
Ortadoğu’nun en büyük silah tüccarı hiç değildir.
Hukuk mezunudur ancak avukatlık yapmamıştır.
Makarios’un avukatlığını hiç yapmamıştır.
Avukatlık mesleğini silah kaçakçılığı için paravan olarak da kullanmamıştır.
Mavi Köşk’ü illegal işleri için değil, özel ve sessiz bir hayat için inşa ettirmiştir.
Evde paha biçilmez tablolar, İran işi halılar, pahalı eşyalar yoktur.
Ev sanat ve keyfine düşkün varlıklı bir ticaret adamının evidir.
1973’de yapılan evdeki eşyaların tamamı Pavlides tarafından satın alınmış, bugünü eşyaların %90’ı farklı yerlerden toplanmıştır.
Evde süt havuzu yoktur, gelen misafirleri için böyle fanteziler de yaratılmamıştır.
Ünlü İtalyan sanatçı Sophia Loren bu evi ziyaret etmemiştir. En azından bu konuda tek bir kaynak söz konusu değildir. Öte yandan Sophia Loren’in Maraş’ta deniz kıyısında halen orduevi olarak kullanılan tesisin hemen yanı başında bir evi olduğu ve 1974’ten sonra dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’ten bu konuda bir talepte bulunduğu; ancak bunun kabul edilmediği de bir başka iddiadır. Buna paralel olarak Raquel Welch, Elizabeth Taylor, Paul Newman, Richard Burton, Sophia Loren ve Brigitte Bardot gibi pek çok uluslararası sanatçı Maraş’ı ziyaret etmiştir.
1974 Barış Harekâtı sonrasında Pavlides bu evden ayrılırken gizli tüneller kullanmamış, olmayan/hayali o tüneller de İngiliz mülkü olan topraklara açılmamaktadır.
Evde belirtildiği gibi gizli tünel vs. yoktur.
Ölünceye kadar evin ihtiyaçlarını (!) İtalya’dan karşıladığı da ayrı bir efsane konusudur.
Evde 24 saat şarap akan aslanlı çeşme değil, dönemin zevkine uygun tasarlanmış bir çeşme vardır.
Evi inşa eden mimarın daha sonra Pavlides tarafından öldürtüldüğü de bir başka şehir efsanesi tabii.
Gizli dehlizler, gizli tüneller, köşkün içindeki açıklanamayan/açıklanmayan sırlar (!) da ancak La Fontaine Masalları türünden hikâyeler.
“Yumuşak” kişiliğiyle evinde tek bir silah bile bulundurmayan Pavlides’in silah kaçırmak için evin hemen önündeki boğazı kullandığı da bir başka komiklik.
Tam olarak ne işe yaradıkları bilinmediği için bazı bölümlerin müzede sergilenmediği de ayrı bir masal.
Kırmızı odanın mafya görüşmeleri için gelen arkadaşlarıyla toplantı yaptığı oda masalı, mavi olağan misafirlerini ağırladığı oda masalı, sarı oda ise misafir çocukların odası masalı da var ayrıca.
Alt kattaki şömineli yemek odasındaki masalar ve sandalyeler kırmızı, mavi ve sarı olarak boyanmış. Nedeni ise kalan misafirlerin kaldıkları odanın rengi olan masalardan başka masaya oturmalarına izin verilmemesi; dolayısıyla herhangi bir kalabalık durumunda evin içerisindeki düzeni ve asayişi sağlayabilmek masalı.
Odanın duvarlarında sevdiği kişilerin burçlarını simgeleyen semboller var masalı.
Pavlides’in kova burcu olması masalı
Amfi biçimindeki bölümde yaratılan masal. Güya burada tam ortada bulunan siyah bir mermer taşının üzerinde durulup köşke doğru konuştuğunuzda kulaklarınızda sesinizin yankısını duyuyorsunuz, Pavilides bu sayede mahkeme heyetini etkilemek için konuşmasını nasıl yapacağını ses tonunu dinlemektedir. İyi de adam hiç avukatlık yapmadı ki.
Köşk sahibinin yatak odasında gizli bir geçide giden bir bölüm olduğu masalı
Yatağın hemen arkasında bulunan kapağın gizli bir mahzene açıldığı masalı.
Pavlides’in yakın dostlarının burçlarını temsil ettiği söylenen bazı demirden objeler masalı
Ses geçirmez perdeler masalı, Hz. İsa’nın resmindeki sır masalı, deprem haber veren heykelcik masalı, ceylan derisinden yapılan ve rahatsız etmek için yapılmış koltuk masalı, kırmızı odada Pavlides’in masasının duvar kenarında olması ve toplantıları buradan yönetmesinin sebebinin arkasından gelecek bir saldırıya maruz kalmama isteği masalı
Aslan ağzından sürekli şarap akıyordu masalı
Dilek havuzu ve burada arkalarını dönüp dilek tutarak bozuk parayı sol omzundan aşağıya doğru bıraktıklarında havuzun içine düştüğünde eğer tura gelirse dileklerinin kabul olacağına inanırlarmış masalı.
9 boyutlu günah çıkarma aynası ve günah çıkarma sırasında arkasını göremeyen Pavlides’in bu ayna sayesinde odanın tamamını ve arkasından gelebilecek tehlikeleri görebilmesi masalı
Evdeki 13 masalı; evdeki havuzda 13 musluk, evde 13 oda vs. masalı.
Havuza atılan elmalar ve aşk geceleri masalı.
Feysbuktaki paylaşım, KKTC-Girne GAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. ULVİ KESER’den. 31.07.2022
Çanakkale’den siz okuyucularımıza ve KKTC’ye SEVGİLER…
 
                                                                                   06.08.2022
                                                                       Dr. Hayrettin Parlakyıldız
                                                                       Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                                               E-posta: hparlakyildiz@mynet.com
 
 
                                                                                           
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mesut Dikbakan764 - 07.08.2022 14:35:42
Bu uzun ve ilginç bilgilendirme için teşekkür ederim.Selâm ve sevgilerimle.