Dün, her kalbe dokunacağı sözünü verdi Devlet… Üstelik ekledi; “Gönlümüz de, kapımız da herkese açık..” diye.

Dün, her kalbe dokunacağı sözünü verdi Devlet…
Üstelik ekledi; “Gönlümüz de, kapımız da herkese açık..” diye.
Soran çıkabilir şimdi, “Bu nasıl olacak..!”
Sanırım, bu sorunun tek bir yanıtı var.  “DEVLET dedi. DEVLET asla yalan söylemez..!”
“VATANDAŞ ODAKLI ÇALIŞACAĞIZ…”  sözünü veren isimdi Yeni Valimiz İlhami Aktaş. Ne yalan söyleyeyim, beden dili dahi bar bar bağırıyordu, yaydığı DEVLET sıcaklığı ile…
Kararlı bir duruş,  net bir özgüven ve basından ürkmemek..
Hatırlıyorum da,  geçmişte de benzer  tavrı sergileyen Valilerimiz oldu, mesaisinin ilk gününde Gazeteciler aracılığı ile, Vatandaşa iletsin diye mesajını veren..
Sonra yıllar geçti, o ilk günkü tavrına hasret kaldığımız  Valileri arar olduk..
Dün ise, bir şey oldu. Güzel bir şey.. Vali konuştu. DEVLET SÖZÜNÜ verdi Çanakkale’ ye..
Mesaisinin ilk dakikalarında kameralar karşısına çıktı, kaçar gibi değil, kameraları çeker gibi üstüne.
Sözler netti. Hem de çok anlaşılır.
Vali AktaŞ, “DEVLETİN ŞEFKATİNİ YAYACAĞIM” demeye getirdi resmen sözü..
Şahsi  düşüncem,  “öyle her babayiğidin harcı değil böyle sözler..”
Sizce de:  ‘öyle değil mi !!!’
Uzun yıllar sonra, daha ilk günden “Benim gönlüm de, kapım da açık Vatandaşa ” diyen bir vali.
Diyorum ya, hem de ilk günden.
Vali genç.. Tıpkı hiç yaşlanmaz DEVLET gibi..
Vali net..Tıpkı DEVLETİN SÖZÜ gibi.. 
Dediklerinden bir örnek mesela; “Görev yapacağımız süre içerisinde valiliğimiz, tüm kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, vatandaşlarımız, iş adamlarımız, köyden kente gelen tüm yurttaşlarımıza sonuna kadar açık olup, vatandaş odaklı bir hizmet anlayışını yürütmeye çalışacağız.” İfadesi..
Devletin sesi, mesaisinin ilk dakikalarında,  kameralar karşısında yükseldi dün Çanakkalemde.
Vatandaş odaklı çalışma sözünü işitti kulaklarımız.. Hem de ilk dakikada..
 Bir başlık açacağım inatla. Mesela diyeceğim ki; “Kameralardan ürkmeden ses verdi Devlet… “
Bu ifadem sakın yanlış anlaşılmasın.. Meslektaşlarım beni daha bir iyi anlayacak..
Bu konuda, şöyle 30-40 gazeteci arkadaşımın düşüncelerini sorup, gelecek yanıtların bir iki dakikalım kısmını kaleme alsam, üzerine doktora tezi çıkacak bir eser oluşur ki, hadi o vakit ayıkla pirincin taşını..
Sahi; “Kameralar neden ürkütür bazı insanları..???”
Çanakkale bir avuç şehir.. Toprağına emanet aldığı kefensiz kahramanları ile tarifsiz büyük Mabet..
Misal, Düşmana geçilmez kılınan boğazının derinliklerinde, bir 4 Nisan’da, 81 metrede, 81 Kahramanına demir tabut olmuş Dumlupınar..!!!
Sayayım mı daha.. Nasıl bir büyük Mabet, Önsözün Şehri  Çanakkale..!!!
Onur duymayan yoktur Coğrafyasında  görev yapan bürokratında..Bir tarih bir Destan Şehridir de Çanakkale, bir de herkesin can borcu bulunduğu topraktır tartışmasız..
Metre kareye binlerce mermi düşmüş coğrafyasında, her santimetrekaresi ŞEHİT Kanı ile sulanmış, Kutsallıktır Çanakkale..
Çanakkale için yapılan ve yapılacak hizmeti anlatmaya, hiç çekinmeden çıkmaktır kamera önüne mesela Çanakkale..
Bu konuda, biri dürtse, başka ne diyeceksin diye, daha neler söylerdim de, şimdi yeri değil vesselam..
Sayın Valiye, bu noktada acayip ısındım.. Ürkmeden, çekinmeden.. Net ve direkt sözlerle verdi mesaj.. Haliyle, diyeceğim ki; “Çok mu özlemişiz ne..Böylesi VALİYİ…!!!”  (Geçmişte vardı böyle Çanakkale Valileri..)
Aklıma rahmetlik Efsane Vali düştü birden.. Nur içinde yatsın, Merhum Recep Yazıcıoğlu..!!!
Bir etkinlik için gelmişti Biga’ ya.. Şöyle etmişti sözünü: “Eskiden Devletin kapıları vardı, insanı içine çeken.. Şimdi öyle mi ya… Kapı adeta git git git diyor”  diye..
Ne anlamlı ve ne yürekli bir söz..Rabbim rahmet eylesin, gani gani..
Düne döneyim. Çok uzattım konuyu.. Sayın Vali, bir acayip ısıttı içimi. Devletin sesini işitti kulaklarım. Net ve hayli direkt..         
“Şehit memleketi olan,  en çok Şehit verdiğimiz ilimizde,  onlara layık bir yönetim anlayışı sergileyerek,  gelecekte de Çanakkale’ mizin gerek tarım,  gerek turizm,  gerek doğasını korunması anlamında,  Devletin bize verdiği yetki ve görevler çerçevesinde,  ilgili kamu kuruluşlarıyla,  sivil toplum örgütleriyle,  basın mensuplarıyla hep beraber güzel bir yönetim anlaşışı içerisinde yürütmeye çalışacağız” diyordu.. Sayın Vali.. bir de… “GÖNLÜMÜZ VE  KAPIMIZ HEP  AÇIK..!”
Hadi gel de ısınma.. Hadi gel de, sevinme…!!!
Mesele Çanakkale ise, biz de gerisi elbette  teferruat.. Hoş geldin sayın VALİ...!!! 
Bu arada, çok baba bir söz daha ettiniz.. Ne yalan söyleyeyim, anlayana anlamı çok büyük söz..
“Hizmet süremizin olduğu vakit içerisinde güzel şeyler yapmaya, işimizin gereğini, devletin verdiği yetkilerle, vatandaşımızın beklentileri doğrultusunda tüm emeğimizi, bilgi birikimimizi bunları Çanakkaleli vatandaşlarımız için harcayacağımızı belirtmek istiyorum. İmza Vali AKTAŞ”