.

Acı inanın tarifsiz. Meslek hayatımın en samimi, en yürekli, en iyi kalemiydi Cemal ağabey.. Memleketlimli ynı zamanda. Çok sefer aldık, Kilitbahir-Çanakkale, Çanakkale-Kilitbahir atıtda, eski ahşap teknelerle.
Kimi zaman İlknur-1, Kimi Zaman Boğaz Gülü,Kimi Zaman Deniz Gülü, Kimi Zaman İlknur-2..
Hele hele, Sabırlı günler.. Hep bir sabır çeken isimdi Cemal ağabey. Motor bekler iken de Sabrını gösteren ender isimlerdendi vesselam. Öyle şimdiki gibi saatler belli değil, doldukça kalkardı bizim ahşap motorlar.
Boğazda, dalgalı denizde de çok seferimiz var ev yolunda, süt liman havada, şırıl şırıl işitirdik canım boğazın sesini.
Kısacası, ne anılar biriktirdim ben Cemal ağabeyimle..
Sene 90’ sanlar, hey gidi hey..
Ne o günleri unutuyor zihnim, ne de Cemal ağabeyle, iki tek atalım deyip, koca şişeleri bitirdiğimiz günleri.. Misal, Tarla sokağın ağzı dile olsa da konuşsa.
Sene 2000’ leri gösterir iken ayrı bir dostluk kurdum ben Cemal ağabeyle. Eskide çıraktım, acayip saygı vardı aramızda. Şakalaşmak vardı da, ölçülüydü..
Ne de olsa, o usta. Sonra ben de ustalar safına katıldım kendimce, nereden bilebilirdim ki, cenazende dün saf tutacağımı be usta..
Gözlerim ayrı bir doldu inan. Hani ara ara, konular hakkında paslaştığımız günleri geçtim de, dertleştiklerimiz hep aklımda olacak be usta..!
Ne de güzel derdin; “La oğlum boş ver. Bilmiyon mu sen, yeni mi anladın..!”
Bazı şeşler yeni anlaşılıyor, belki de hiç olmayacak olmandan bundan sonra, be usta…
Aklıma gelmezdi hiç, ardından yazacağım. Bilirsin, hep yüzüne derdim; “Kominist Cemal, Tikkocu Cemal, hatta DHKP/C’ li Cemal..”
 Değildin elbet. Solu severdin de, hainlik ile işin olmadı hiç. Memleketçiydin sen be usta..
Gülüşürdük, benim sözlerime çoğu zaman.. “La oğlum yapma..Millet yanlış anlayacak..” derdin de, hoşuna da giderdi sözlerim.. Nede olsa, adam gibi solcuydun be usta..Hainlik yoktu fıtratında. Severdin ölesiye Memleketi ve Devleti..
Çünkü, Şehitler coğrafyasında yoğrulmuştu hamurun. Her ne kadar “Faşooo. Pis faşoo” desen de bazen sen de bana, bilirdim ki, sende bilirdin beni…
 Hamurun sağlamdı  be usta.. Şehitler ile koyun koyuna topraklarda geçmişti çocukluğun. Anlatırdın arada bir.. Ne de gülerdik bazı hikayelere, değil mi be usta..!
En çok Memleketçiliğine, Devlet sevdana tanık, eski oda arkadaşın laflar ederdi, ne vakit konun açılsa.. Bildiğin isim, benim patron Akıncı..  Kıratçı İsmet, senin tabirinle..
Gizi gizli, sigara içtiğini biliyordu son günlerinde, lakin yüzüne vurmuyordu bilesin.. Uzatmayayım iyisi mi, dedikoduyu ne de olsa sevmezsin.. 
Gazetecilik için; “Varsa elinde belge, sağlamsa istihbaratın, yaz gitsin” diyen ender isimdin be usta..
Öğrendiklerimiz çok, birlikte biriktirdiğimiz anılarda..
Haa bu arada; Murti gelemedi cenazene. Lakin, aradım acı haberi aldıktan hemen sonra. “Şef gelemeyeceğim..” demesindeki üzüntüsü öyle böyle değildi.
Bilirsin ki, Ali Murat Akbaş kardeşte seni pek sevendi.  Aslında senin son çırağındı Murat. Adam gibi adamlardan, ‘Kankiii’ denileceklerden yani..
Cenazen kalabalıktı usta.. Kimler yoktu ki.. Gerçi, tahmin edersin, olması gerekip de olmayanları, olmaması gerekip fakat  olanları..Öyle idi işte.. Sevilendin, sevenlerin geldi yanına bilesin..
Aliye abla en baştaydı bu arada. Üzgündü, seni yeni tanımış olmasına rağmen, kaybına çok üzülen isimlerdendi. Siyaset yoktu yani, sağcısı solcusu oradaydı diyebilirim.
Cemal ağabey, seni mezara kadar indiren Bahattin’ di. Son anda yanındaydı yine yani.. Ben İnemedim yanına, malum sol bacakta sıkıntı, zaman zaman yürür iken dahi zorlanıyorum. Denge kaybı vardı yine, inemedim son anında yanına..
Bahattine gelince, anlatmaya gerek yok..Sen zaten gördün başından bu güne..
Daha neler diyeceğim de, “Boş ver..” diyeceksin biliyorum, o yüzden de demiyorum.. Bilesin usta..
Susmaz çoğu kez dilim, küfürü de bilirim en hakikatlisinden. O nedenle de sustum. Dediğine uydum boş verdim..
Senin için geçmiş iken klavyenin başına, bil bakalım kim aradı taa Çorlu’dan. Yekta Cinel aradı. Üzülen bir başka isimdi ardından.. Öyle titriyordu ki sesi, geçmişi anımsadık, Çamdallı günleri..
Ölüm hak diyorlar, elbette hak.. Haksızlık ise, erken gidişin be usta..
Ne hayaller kurmuştuk, daha geçen yıl.. Hani senin pansiyon işin.. Güneşi batıracaktık Kuzey Ege’de. Yön kestirmeye gerek yok, öyle Midilli, Bozcaada falan üzerinden..
Hayaller, planlar, olmadı be usta… Planlar değil de, plansızlık mı yıktı bizi acaba..?
Hoşça kal, yolun açık olsun. Işıklar yoldaşın demeyeceğim,   Çünkü Nur içinde kalacaksın.. İhtiyaç yok yani ekstra ışığa..
İyi insandın, kimseye zararın olmadı, kimse ile pazarlığın da.. Rahat uyu agacım, biliyorum ki, Mekanın cennet olacak.
Hakkımız var ise, tabiî ki helal sana be usta..!