Talebin yıkılma kararı olan bir cami alanına denk gelmesi üzerine karar Meclise gelmeden Belde gündemine düşmüştü.  Konu Aralık Ayı Kepez Belediye meclisi gündeminde değerlendirildi. İmar Komisyonuna gönderilmek üzere gündeme getirilen madde tartışma yaratarak mecliste gergin anlara neden oldu.Altyapıların tamamlanmasının ardından Kepez Belediyesinin kazılara izin verilmeyeceği ile ilgili  kurumlara yazının gönderilmesi ile altyapısı tamamlanan Cumhuriyet Mahallesinin enerji akışını güçlendirmek amacı ile  UEDAŞ Kepez Belediyesinden Mahallenin güç kaynağını sağlayacak bir trafo yerinin planlanmasını istedi. Trafonun planlandığı  alan, cami cemaatine yetmediği ve çatlakların oluşması nedeni ile yıkım kararı bulunan camiye denk gelmesi nedeni ile konu Kepez Beldesi kamuoyunda günlerce tartışılmıştı. Konu imar komisyonuna gönderilmek üzere Kepez Belediyesi Aralık ayı meclis gündemine getirildi.

  UEŞAŞ tarafından bölgedeki enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla 3.8  ebatında 24  metrekare ölçümünde bir trafo alanı  yapılması için belirlenen alanla ilgili gündem maddesinin okunmasının ardından konu ile ilgili meclisi bilgilendiren Belediye Başkanı Birol Arslan “Malumunuz beldemizin değişik bölgelerinde altyapı ve yol çalışmalarımız hızla devam ediyor. Cumhuriyet Mahallesi, Hamidiye Caddesi'nde de yine aynı şekilde hem  içme suyu abone bağlantılarımızı değiştirdik. Hem  UEDAŞ  tellerini yer altına indirdi. Şebekelerini yeni aydınlatma sistemlerine geçti. Telekom aynı şekilde yeraltı  çalışmalarını tamamladı. Doğal gaz zaten tümüyle bu çalışmaların artık sonuna doğru giriyoruz ve bunun kısa sürede de inşallah asfalt serimi ile birlikte Hamidiye Caddesi'ni modern bir yüzüne kavuşturacağız.  UEDAŞ’a dedik ki  ‘buraya sıcak asfalt dökeceğiz ve altyapı çalışmalarınızı tamamlayın. Aksi takdirde biz bu asfalt çalışmasının bitiminden itibaren sizlere herhangi bir kazı izni vermeyeceğiz’ dedik. Bu kurumlar bu güne kadar  iş birliği içinde  alt ve üst yapılarımızı yardımlaşarak sürdürdük.  Hamidiye Caddesi'ne geldiğimizde ise UEDAŞ ekiplerinin şöyle bir talebi oldu . dediler ki direk olan trafomuz bu mahallenin elektriğini karşılayamayacak, buraya bir trafo ihtiyacımız var. Ancal Asfalt döktükten sonra kazıya izin vermeyeceğimiz için şimdiden trafonun yerini  altyapısını hazırlayalım dediler. Biz de talepleri iletiyoruz ki Yarın bunu kazmak zorunda kalmayalım.   Ben de bunu gayet Makul bir şekilde karşıladım. Nihayetinde kamu zararı oluşacak” dedi.

İki Fidanı Göstererek Orman Katli Gibi Yansıtmaya Çalıştılar

Trafo yerinde bulunan iki ağaç ile ilgili hafta içi yapılan  açıklamalara da değinen Belediye Başkanı Birol Arslan, Trafo yerinin önemine bir kez daha değinerek “Ama  yine her zaman olduğu gibi değerli arkadaşlarımız onu sosyal medyada yayınlıyor. Orada iki tane küçük fidan var. O fidanı böyle orman katliamı gibi lanse ederek hem de devletin memuru imam efendiyi de bu videoya alet ederek  kamuoyuyla böyle bir talihsizlik yaşadılar. Oysa işin aslında bu ay meclise gelip ve bu mecliste de bunun trafo yerinin  imar komisyonu tarafından ve ardından meclis tarafından yapılacağını yine beklemeden siyasi bir rant elde edebilmek için yine  basitlik, fırsatçılık anlayışlarını  gösterdiler. Oysa herhangi bir kazı yoktu.  UEDAŞ'ın talebi üzerine oraya tahsis ettiğimiz bir alan vardı. Bunun için  imam efendiyi, ne siyaseti alet etmeye gerek vardı.   Burada kamuoyunda büyük bir fırtına koparmaya  çalıştılar.  Halbuki o fidanların da alınarak başka yerde dikilme raporunu Park ve Bahçeler Müdürlüğü bize vermişti. Biz bu raporlarının  üzerine buraya, onlara yer  bırakabilmeyi  uygun görmüştük. Bunu kamuoyunun  yapılan açıklamaya cevabı olarak ben de bugün  sizlere paylaşma gereği duydum. Eğer biz bu çalışmayı yapmazsak yarın Hamidiye Caddesi'ndeki o mahalledeki nüfus yoğunluğunun her geçen gün artarak, o mevcut trafonun bu hizmeti sağlamadığını, yaz döneminde klimaların devreye girmesiyle birlikte sık sık sigorta atacağını, sık sık orada elektriklilerin gideceğini şimdiden ben kamu bildireyim” dedi.

Cami Alanı Yetmiyor Trafoyu Sokmaya Gerek Yok

Konuile ilgili söz alan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Erkan Kürşat  Ertürk, Cami alanını yetersiz olduğunu ve trafonun sokulmaması gerektiğini belirterek “Bahsi geçen camimizin bir yıkım kararı var yıkılacak. Yerine yenisi yapılacak. Şimdi bu caminin yanından nasıl yapılacak henüz belli değil.  Birkaç  haftadır  vatandaşlar  caminin aynı şekilde kalması gerektiğini düşündüklerini söylüyorlar. Biz halkımızla bunların hepsini görüşüyoruz, fikirlerini alıyoruz. Biz o  caminin yıkıldıktan sonra aynı şekilde yapılmasını, en azından yenisi bile olsa oradaki simetri korumasını öneriyoruz. Böyle olduğu zaman da tabii oraya da bir trafo yapıldığında mesela cenaze namazının kılacağı bir yer kalmıyor. İkincisi siz  oraya tamam çekin kabloyu da buraya beton dökülecekti o gün.  Oraya demir bağlanıyor.   Siz bir de şifreyi vererek meclisin kararını gasp etmiş oluyorsunuz. Burada Meclis kararı alınmadan evet çekin kadronuzu diyemezsiniz. Böyle bir yetkiniz yok, bunlar usulsüzdü. Usül hatası var burada. Bunda bundan daha başka bir şey olabilir mi?” dedi.

 Caminin Artık Bağışçısı Kalmadı

 Yeniden söz alan Belediye Başkanı Birol Arslan, Caminin artık bağışçısı kalmadığını  belirterek “Kendi özrünü örtbas etmek için zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorlar.  Cami konusunda da yine siz ve arkadaşlarınız camiyi bu noktaya taşıdınız. Biz en küçücük usulsüz bir uygulama ya da yöntem seçmedik. Caminin yönetimi tarafından Kepez Belediyesini ziyarete geldiler. Cami yönetimi  dediler ki ‘cami artık yetmiyor ve çatlaklar var. Biz burada korkuyoruz’ dediler.   Camiyi yıktığı zaman çarkları verdiği zaman elbette ki tuvaletlerin olduğu yere geliyor. Trafoyla  hiçbir alakası yok. Biz onları incelemediğimizi mi düşünüyorsunuz? Ya da biz onları herhangi bir çalışma yapmadan böyle bir karar verdiğimizi mi düşünüyorsunuz? Böyle bir karar vermedim. Caminin projesinin olduğu yeri bile hazır etti arkadaşlar.  Caminin o günkü şartlarında iki yıl önceki şartlarında bağışçısı da hazırdı.  Hacı amca  Dedi ki ‘ben yapacağım camiyi’  ben de Camiyle ilgili ben bu talepten sonra gittim ve tek tek cami eşrafı ile görüştüm. O caminin yıllarca imamlığını yapan Şevket Hoca'ya sordum. Hocam ne diyorsunuz? Dedi ki bu cami artık hem tehlikeli. Bakın her tarafı çatlaklar var bir de bu cami cemaati almıyor’ dedi. Öncelikle bu konuyla ilgili bu cami sizin de ifade ettiğiniz gibi gerçekten tarihi eser mi diye biz  bununla ilgili resmi yazımızı yazdık Anıtlar Kuruluna. Çanakkale valiliği ve müftülük caminin artık  küçük geldiği ve riskli yapı olduğu için yıkılmasıyla ilgili müftülüğün ve  Çanakkale Valiliği'nin bize yazısı var. O yazıyı da ekine koyarak biz Anıtlar Kuruluna Balıkesir'e bu konuyla ilgili görüş sorduk. Burası gerçekten bir tarihi eser mi diye. Kurulu gelmiş, incelemiş, değerlendirme yapmış ve bize gelen cevabı yazısında burasının bir tarihi eser olmadığı yönündeydi. Ama kamuoyuna öyle bir  lanse edildi ki belediye camiyi yıkıyor falan. Bu konuda öyle bir  köpürtüldü ki sanki biz belediye olarak camiyi yıkacağız. Biz hiçbir yıkım talebimiz yok.  Bu tamamen  cami derneğinin ve cami eşrafının talebi üzerine müftülük ve valiliğin bize bir yazısı üzerine bu gelişmeler yaşandı. Ama gelinen noktada baktık ki  bu konu seçim üzeri 14  Mayıs seçimleri öncesinde köpürtülmek isteniyor. Biz en küçücük bir adım atsaydık hemen bizi CHP belediyeciliği cami yıkmaya işte görüyorsunuz bunlar camiye karşı. Vallahi biz herkesten daha çok Müslümanız. Bunu da iddiayla söyleyebilirim. En azından kalbimiz temiz.  Türkiye kritik seçimi öncesinde konu siyasi malzeme haline getirilecek. Biz de ekibimizle birlikte  beklemeye geçtik. Bu arada caminin yönetimi ve  hacı amca geldi. Bana şunu söyledi  ‘Evladım ben sizden iki yıldır cevap bekliyorum. Benim param bankada TL olarak duruyor. Ben faize karşıyım. Ama iki yılda Enflasyonda o zaman bir cami yapabilecek paran vardı. Ama enflasyonda param işte bu gelen zamlardan sonra şimdi ben bu camiyi yapamam bu param benim yetmez’ dedi. Sonra da bir de öğrendik ki hacı amca kendine daha küçük yapabileceği bir cami bulmuş ve parasını o camiye aktarmış. Şu anda bağışçımız da kalmadı” dedi.

 

Cuma Deren