Sözüm ona Boğaz kentiyiz. Gelibolu olmasa ne olacaktı?

Geçtiğimiz hafta Cuma, malum 1 Temmuz’ du. Denizcilik ve Kabotaj Bayramı coşkusunun pik yaptığı yer ve doyasıya deniz eğlencelerine tanıklık edilen yine Gelibolu, yine Lapseki ve yine Çardak oluverdi.
 
Öyle ya, Büyük Denizci Piri Reis’ de boşuna Gelibolu’ dan çıkmamış.
 
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 90. Yıldönümü için, Gelibolu’da çeşitli etkinlikler düzenlendi. Tıp kı geçmiş yıllarda olduğu gibi. Ve yine Çanakkale’ de halk buruk şekliyle bir 1 Temmuz daha yaşadı.
 Yıllar öncesine hasret duyduk yine. Ve hatta ‘Nerede o eski bayramlar” dedik gene…
Ne yalan söyleyeyim, Fevzipaşalı Savaş ağabey’ in, Yağlı Direkten bayrağı kaptığı o yıllara hasret çekenlerdenim.
Çanakkale’ de ve yurt genelinde olduğu gibi, Gelibolu’da, Lapseki ve Çardak’ ta  da 1 Temmuz bayramı törenlerle kutlandı. Gelibolu ve hemen karşı karşıya baktığı Anadolu coğrafyasındaki Lapseki ve Çardak için konuşuyorum; Büyük ve de kıskandıran Fark ise bu üç merkezde ortadaydı yine….
Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan kutlamaların yanı sıra,  Hamzakoy’da düzenlenen ve ben yaşlardaki binlerce Çanakkalelinin  özellikle ördek yakalama ve yağlı direk yarışmasına duyduğu özlemi şanslı Gelibolular  renkli görüntüler eşliğinde yaşadı doyasıya. Tıpkı Lapseki ve Çardaklılar gibi.
Geçtiğimiz yıl da bu konu üzerine düşündüklyerimi aktarmaya çalışmıştım. Nedendir bilinmez, aynı tas, aynı hamam…
 
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 90. Yıldönümü için Çanakkale il merkezinde de, tıpkı   Gelibolu ve Lapseki’ de olduğu gibi etkinlikler vardı.
 
Kutlamalar kapsamında, bölgedeki bütün gemiler sabah saatlerinden itibaren Türk bayraklarıyla donatılmıştı.
 
Geçtiğimiz yıl Lapseki için övgüler yağdırmıştım. Yani bayramın hakkını verdikleri için. Bu yıl ise, Gelibolu için konuşmak istiyorum. Sonuçta, Dünya Gelibolu ismine çok Aşikar. Gelibolu’ yu da, Gelibolu’da yaşanılanları da, Türk halkından belki de daha çok biliyor dünyalılar.
Çünkü Gelibolu’ da 101 yıl önce yaşanmış o büyük harbi en ince ayrıntısına kadar okuduklarından.
 
Dönelim bu yıl ki 1 Temmuz coşkusuna ve Gelibolu’ nun farkına.
Gelibolu Kaymakamı Oktay Çağatay, Belediye Başkanı M.Mustafa Özacar, protokol üyeleri ve ilçede geleceğin denizcilerini yetiştiren ‘Armatör Yakup Aksoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni temsilen öğrenci grubu, okul müdürleri Zafer İsmail Başak’la birlikte feribotla denize açılarak şehit denizciler anısına, “Deniz Şehitlerine” yazılı çelengi denize bıraktılar geçen hafta dün, yani 1 Temmuz Cuma…
 
Bu sırada deniz araçları sirenlerini çalarak saygı duruşuna eşlik etti.
 
İşte tam bir gerçek anlatım ve de dikkat çeken o söz;
“Deniz denince akla Gelibolu gelir”
 
Büyük Türk Denizcisi Piri Reis’ in memleketinde, Denizcilik bayramı için düzenlenen ikinci ve bana göre de çok özlem duyduğumuz törenden bahsetmek istiyorum.
 
Hamzakoy Fener Burnu İskelesi önünde gerçekleşen kutlama etkinliklerinde, Belediye Başkanı Mustafa Özacar, günün anlam ve önemini belirten bir konuşmaya imza atmıştı.
 
Hem de cuk oturan sözlerle. Başkan Özacar,  Gelibolu’nun denizciliğin bayramına kayıtsız kalmayarak özel bir günü ve sevinci yaşadığına dikkat çekmişti.
 
“Deniz bereket ve refah demektir. Denizin kıymetini bilen, denizi seven, denizle iç içe olan biziz.
Gelibolu; denize dair tüm güzellikleri yücelten, önemseyen insanların diyarıdır”  sözleri ile, tam da doğruyu aktarmış aslında. Ağzına sağlık, yüreğine sağlık Başkan…
 
Gel de katılma bu sözlere… CHP’ li Gelibolu belediye Başkanı Özacar, 1 temmuz için, bayşraml ettiren o etkinlikte halka şöyle diyordu;
 
“Tarihte öyle bir yer düşünün ki, tarihin seyrini değiştirecek donanmalar, kalyonlar, gemiler orada yapılsın. Dünyada öyle bir yer düşünün ki Piri Reis gibi en büyük denizcileri orası yetiştirsin. İşte o yer Gelibolu’dur. 1 Temmuz bütün denizcilik camiasının, denizle içiçe olan profesyonel ve amatör bütün denizcilerin, denizle ilgili herkesin bayramıdır. Bu bayram aslen denize aşık olan Gelibolular’ın bayramıdır. O sebeple bayramımız kutlu olsun. Bizler sayın Kaymakamımız ile birlikte bu kutlamayı Gelibolu’muzda 5 yıl sonra yeniden gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 1 Temmuz 1926 tarihinde kabulü yapılan Kabotaj Kanunu kabulü milletimiz için bir dönüm noktasıdır. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ile anıyor ve 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramınızı kutluyorum. Bu anlamlı günde deniz ve tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle yad ederken, denize emek ve gönül veren herkese, şahsım ve ilçe halkım adına teşekkür ediyor, tüm denizcilerimize ‘denizleriniz sakin, pruvanız neta olsun, Allah selamet versin’ diyorum.”
 
Serbest yüzme yarışı, ördek yakalama ve yağlı direk yarışmasının gerçekleştiği o programa hasret duyan biz Çanakkaleliler bir yanda, bir yanda da hakkıyla bayram coşkusu yaşayanlar. Ne şans yahu….