Türkiye referandum’a doğru giderken, Çanakkale siyaseti; halen ‘ben varım, sen de var mısın da…’

Üstelik Partili, Vekiline soruyor, Kadın kolları, İl Başkanına. O’ da yine Vekil’e;
“Ben Varım; Sen de Var mın…?”
BU KADAR PAŞLAŞIDAN SONRADA, AK LA GELİYOR;
“Sahada Yok, Sosyal de Çok….!”
“Bir özçekim, bir  ‘sende var mı sın?’ Çılgınlığı ile nereye kadar…?”  Demek te, gelmiyor değil akıllara…
Sosyal medya yıkılıyor. Mizah ağırlıklı paylaşılar okuyanını bir daha okumaya çekiyor.
Neden ‘Evet’ i , ya da neden ‘Hayır’ı anlatan  söz’ ler den uzak, Çanakkale  Referandum’a yol alıyor.
Sosyal medyada gözlemlenen siyasetçi eforu, gülümseten ve Türk’ün üstesinden gelinmez mizah yeteneğini, ‘Evet-Hayır’  Referandum öncesinde bir kez daha tescilletti.
Başkent düzeyinde temaslar, seçim bölgesine gelecek yatırım takibi için görüşmeler bir yana, seçmen ile sahada buluşmaya yönelik atılmaz adımlar da bu günlerde gözden kaçmıyor.
Eski vekil Daniş’e Trakya’ lı başkanlarla geçekleşen ziyaret, aynı kadro ile Bakan Müezzinoğlu’ na giden Çanakkale siyaseti,  Seçmende “Referandum’a sosyal mesajlarla ağırlık veriliyor” düşüncesini oluşturdu. 
 
------------------------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerinin atıldığı bir coğrafyanın insanı olarak, ben denizde soruyorum; ‘Sulandırılmış bir süreci başlattığınızın farkında mısınız?’
Öncelikle, bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşı olarak, Ülkemizin geleceğine dair ‘ÇOK’ önemli bir oylamanın gerçekleşeceği referandum kararının ardından, ‘Ben varım. Sende var mı sın?’ şekline dönüşen paylaşım çılgınlığına hayretle izlediğimi ve benim gibi düşünen sayısının da hiç de küçümsenemeyecek kadar ‘ÇOK’ olduğunu anlatmayı bir görev sayıyorum.
Bu görüşüme, ‘Katılırsınız, katılmazsınız…’,  ‘Ben katılıyorum, siz katılıyor musunuz?’ Diye sormadan devam ediyorum.
Türk Milletinin, inanılmaz ama gerçek Mizah yönünü ortaya seren paylaşımlar rekor düzeyde tıklanıyor. Tıklandıkça da izleyenler kahkahaya boğuluyor. Gülmeye oldukça ihtiyaç duyduğumuz günlerde, bu da önemli bir şey  de;   Şimdi soruyorum; ‘Bu mudur?’
Bir köy’ den ses geliyor; ‘Bülent Turan sen de var mısın?’ Birincisi, Bülent Turan, bu söz konusu sürecin başlangıç noktasında yer alan bir isim. Sanki asker arkadaşına yöneltiliyor o soru. ‘Sen de var mısın?’ diye…
Hat ta, AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ, Milletvekili Ayhan Gider’e soruyor aynı soruyu. Sayın vekilden gelen yanıt yok… Tıp kı sayın vekil Turan’ dan yanıt gelmemesi gibi.
Bu çılgınlık nereye kadar sürecek? Erkan Yolaç’ ın bir dönemin unutulmaz yarışması mı dır bu durum. ‘Evet-Hayır…?’
 Sahada seçmen, neye Evet, ne ye göre Hayır denmesi noktasında, bir arpa boyu kadar bilgiye kavuşturulmadan, ‘Var mı sın? Yok mu sun?’ ile karşı karşı bir halde ne yazık ki…
Hal böyle iken,  Sosyal medyada adeta paylaşım patlaması. İzleyenini hem güldüren, hem de güldürürken, düşündüren anlatımlar.
Peki şimdi ne olacak? Bu süreç başlangıcında bir şekilde sulandırılmadı mı?
Referandum kararı alınan güzel yurdumda, sosyal medyada inanılmaz ses getiren paylaşılar, Çanakkale’ de  Saha çalışmalarının olması gereken ciddiyetine acaba ne nokta da ve nasıl yön verecek?
Elbet de soru da basit; ‘Kim bilir…?’
İktidar partinin Anayasa Değişikliği teklifinin, vatandaş nezdinde oylanabilmesi için Mecliste kabul görmesi öncesinde ve devamında bir kıpırtı veren Kepez beldesi dışında, iktidarın diğer unsurları akıllı telefonlar ile kurduğu bir öz çekim zincirini giderek büyütüyor.
Siyaset sahada eksikliğini hissettire dursun, sosyal medyada öyle hızlı ki, bunu da yine sosyalden verilen mesajlarda gözlemliyoruz. Örnek mi?
İşte bir örnek.; Başkent Ankara’ da olanca hızıyla sürüyor siyaset.
AK Parti i başkanı sayın Karadağ’ ın, temaslarından söz ediliyor mesela.
Diniliyor ki; “İl Başkanımızz Sn.Yeşim KARADAĞ Beraberinde Edirne İl Başkanımız Sn. İlyas AKMEŞE,Tekirdağ İl Başkanımız Sn. Cüneyt YÜKSEL, Kırklareli İl Başkanımız Sn. Alper ÇİLER İle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcımız Sn. Mehmet DANİŞ' i Makamında Ziyaret Ederek İstişarelerde Bulundu”
Oysa ki ufukta bir sandık. Geliyor referandum. Sahada tık yok, sosyal de ise politika çok, paylaşımlar ise tam gaz….
Hat ta, bakan imzalı görsel ile de tescilli bir politik çalışma.
Kısacası, sosyalde tam gaz siyasete bir örnek daha diyor, ve bakan imzalı ziyaret anısı fotoğraf eşliğinde paylaşılan anlatımı örnekliyorum;
O ‘ da, protokol anlatım kurallarından yoksun haliyle, tam olarak şöyle;
”İl Başkanımız Sn.Yeşim Karadağ Beraberinde Edirne İl Başkanı Sn.Ilyas Akmeşe, Tekirdağ İl Başkanı Sn.Cüneyt Yüksel İle Birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sn.Mehmet Müezzinoğlu' nu Makamında Ziyaret Etti.
Ziyarette Trakya ve Çanakkale'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları,Yatırımları Hakkında İstişarelerde Bulunuldu”
Çanakkale siyaseti aştı kendini bir kere. Temaslar Başkentte. Temaslar Türkiye’ nin siyasetinin kalbinde, Ankara’ da…
Bir eski vekilimiz ile Trakya’ nın da siyasetine yön verecek muhtemel yatırımlara ilişkin bilgi alış-verişi, adından bakan düzeyinde temas ve  yine Trakya ve Çanakkale’ yi kapsayan yatırımların masaya yatırılışı.
Referandum sürecine gelince. O da olacak elbet. Acele ne ki?
Oldum olası sormuşum dur hep… Ne yi mi? Siyasi partilerin Kongrelerinde, bir salon insana anlatılanların neden anlatıldığını.
Anlatılanların hepsini kabul etmiş partililere, partinin neden yine yine yaptıklarını ve yapacaklarını anlatarak vakit geçirildiğini…
Bu günlerde yapılan da benzer bir şey değil mi? Sosyal medyadan partili yazıyor, hem de bir diğer partiliye; ‘ben varım sen de var mı sın?’ diye bir de soruyor….
Bunu yapan il başkanı, merkez ilçe başkanı ya da bir partili yönetici. Şimdi ‘Kim buna aksi yanıt yazar ki?’
Bu noktada bir şey sulandırılmış olmuyor mu?
Başkan, başkana soruyor. Başkan Milletvekiline soruyor.
Hat ta, köyden gelen soru var,hem de direk isim zikredilerek, süreci başlatan kişiye.
Kadın kolları, İl başkanına soruyor birde… Hadi biri de ‘yok um’ desin. Yanıtı belli bir soru neden sorulur o’nu da bilmek ayrı mesele.   
‘Çanakkale’ den beklenilenin aksine bir sonuç çıkar ise’ bunun hesabı ‘kime sorulur ki?’ Diye de yeni bir soru geliyor aklıma lakin, o nu da soruyu alacak isim ya da isimler düşünsün. Bana ne ki…
Sonuçta bir oyum var, Vatandaşlık görevimi bir şekilde yerine getirerek yaparım; benim de asli görevim biter.
Ne ye olumlu neye olumsuz oy verme konusunda da, kendi kendime yapacağım araştırmaya kalmışım belli.
Peki ama, ya araştırma yapmayanlar? Ne ye göre olumlu ya da olumsuz oy vermeye niyetlenenler…
Bu da bir başka gerçek ki, o da sandık başına gelinince kullanılacak oy da gizli.
Var mısın? Yok mu sun?,  Ben varım, sen de var mın? Gibi sorular aldı başını gidiyor. Mizah bir yandan, düşündüren yanıtlar ve hemen ardından gelen özel çalışmalar.
 Siyaset üzerine yapılan bir araştırmadan olsa gerek, bir partilinin siyaset üzerine paylaşısına dikkat kesildim. Çünkü, anlatım, kabullenilecek bir mantıkla gelmişti.        
“SİYASET ; GÜVEN, İSTİKRAR, SABIR, PAYLAŞIM, GAYRET, YENİLİK VE FEDAKARLIK GEREKTİRİR.” Denilerek özetleniyordu, Siyaset…
Bir başka aktarım da vardı ki, o da; “SİYASET, VAKİT, NAKİT VE EKİP İŞİDİR...” denilerek anlatılıyordu.
Bir dikkat çekem cümlede ise; “SİYASETÇİ,KIYAFET, ZİYARET VE ZİYAFETE ÖNEM VERMELİDİR” diye tanıtılıyor du siyaset…
Buna ilişkin diğer bir anlatımda ise; “EKİP ARKADAŞLARINA; GÖREV DAĞILIMI VE YETKİ DEVRİ YAPMALIDIR” deniliyordu siyaset ve siyasetçi için.
Bir de, bizim ‘5 N 1 K’  kuralını da akla getirir şekliyle,  “KİM,NE ZAMAN,NEDEN VE NASIL ARARSA ARASIN (TELEFON V.S.) MUHAKKAK CEVAP VERMELİDİR” diye de gönderme geçiyordu siyasetle uğraşana ilişkin.
“POLİTİKA DA BAŞARI İÇİN DE BUNLAR BİRBİRLERİNİ TAMAMLAR…” denilen kısma da dikkat kesilmemek de, elde değildi vesselam…
Hadi ondan da bahsedeyim. “Hayatın en güzel anıdır paylaşmak, Neyin var neyin yok diye düşünmeden, Paylaşmak gerek pazarlıksızca, Zamanı, Sıcaklığını, Dostluğunu, Fikirlerini…
Ekmeğini, Evini, Sevgini, Bilgini, Gülümsemeni…
Bunlar sende az diye düşünmeden paylaşmak gerek. Çünkü; Paylaştıkça çoğalacaktır sevgiler”
Gülümseten paylaşılar ile başlanılan süreç, sanırım bu siyaset anlatımından etkilenmiş olacak.
Demek ki bir nedeni varmış.
‘var mısın, yok mu sun?’ paylaşı çılgınlığının…!