'SÖZ UÇAR, YAZI KALIR'

Boşa denmemiş bu güzel söz. Aynen de öyle.. Söz söylenir, unutulur gider.. peki ye edilen bir söz, bir kere kaleme alınmış ise?!..
Çıkar durur karşımıza., Söylenen söz kadar, yaşanılanlar da, yazıya alınmış ise, bir gün olur böyle ansızın rastlarız bizlerde.
Ayasofya.. Güzel yapı.. İstanbul Fetih ediliyor, sonrasını biliyoruz elbet..
Şimdilerde, yeniden ibadete açıldı şahaser o eser.. Sevinler çok, kahrından ölenler de yok değil hani..
Bir gazete küpürü ve o tarihe dair karara, dile gelen ifadelere rastlayınca söz etmek istedim bu gün sizlere..
Yıl 1934... AYASOFYA MÜZE OLARAK AÇILIYOR...
O TARİHTEN BAHİSLE DENİLENLER VAR BİRDE.. Mesalıa mı? Mesela, şu çümle;
"Eşsiz bir mimarlık sanat abidesi olan İstanbul’daki Ayasofya Camisi’nin, tarihi vaziyeti itibarile [itibariyle] müzeye çevrilmesi bütün şark âlemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle” müzeye çevrilmesine 24 Kasım 1934 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu toplantısında karar verilmiştir.."
Tarih işte, unutmuyor.. Dahası da var.. .
Misal, şu anlatım; Bu kararın verilmesinde belki de en önemli husus dönemin Eğitim Bakanlığınca özetlenmiştir:
“İstanbul’daki Ayasofya binasının salip ve hilal arasında sürüklene gelen savaşların başlıca rumuzlarından birini teşkil ettiği birçok ihtiras bulutlarının Ayasofya kubbesi etrafında kümelendiği malumu devletleridir.
Eşsiz bir mimarlık sanat abidesi olan Ayasofya’nın bir müzeye çevrilmesi şark âlemini sevindirecek ve beşeriyete yeni bir ilim müessesesi kazandıracaktır.”
Ne de güzel bir anlatım, değil mi?.. Amaçlanan da bence anlamlı...
Ve gelelim tarihe.. Takvim yaprakları;  9 Aralık 1934’de,
Ayasofya Müzesi’nin kapısına “müze tamir ve tasnif sonuna kadar kapalıdır.” şeklinde bir levha asılıyor....
Müzeler Müdürü Aziz [Ogan] Bey, Ayasofya’da yapılan çalışmalarla ilgili olarak basına kısa bir açıklama yapıyor ve gazetelerde de yer alıyor sözleri..
Aziz bey, ne mi demiş? Aynen şunları söylemiş;
“Ayasofya, Bizans dönemine ait eserlerin sergileneceği bir müze yapılacaktır.... İstanbul’da, Bizans dönemine ait ne kadar eser varsa Ayasofya Müzesi’nde sergilenecektir.”
Ayasofya, Müzeler Genel Müdürlüğü’ne devredildikten sonra tamirat çalışmalarına hız veriliyor.
Müze içinde yapılan çalışmaların bir kısmı basına yansımış o tarihte.
Ve dönemin güçlü sesi. Akşam.. Akşam’ın verdiği habere göre, kaleme alınanlar..
“Ayasofya Müzesi’nin içinde vakıflara ait eşyanın hepsi kaldırılmıştır....
Ayasofya Camisi’nin halıları, Edirne’deki Selimiye Camisi’ne gönderilmiştir.... Ayasofya’nın önceden cami olduğu belli olsun diye minber, mihrap önündeki birkaç halı, tarihî şamdanlar Ayasofya Müzesi’nde bırakılmıştır. ...
Ayasofya Müzesi, 1 Şubat 1935 günü saat onda ziyarete açılmıştır.
Giriş ücreti on bir kuruştur.
Öğleden önce, saat on ile on iki arasında; öğleden sonra ise saat on dört ile on yedi arasında ziyarete açık tutulmuştur. "
Atatürk, 6 Şubat 1935’de, Ayasofya Müzesi’ne gelerek incelemelerde bulunuyor.
O tarihli gazetlerden biri de, Mlliyet..  Onda da durum özeti.. Ben görsel olarak gazeteyi görünce,
"Söz uçar, yazı kalar" deyiverdim.. Haksız mıyım?!..