Boğazları, Marmara'yı ve Kocaeli körfezini işgal eden Deniz Salyasından bahisle sesini yükselten Çanakkaleliler, özellikle haftalardır Derinleştirme çalışmasının yapıldığı adresten örnek verip ateş püskürdüler.
Bir süre önce Müsilaj istilasının gözlendiği kıyılardan birinden, Kilitbahir' den ses veren vatandaşlar;
"Araba vapurlarına  kapak atacak liman hazırlığı yaparken,  ekosistemi bozacak şekilde deniz dibinde taşı kumu çekip almak, Boğazın Midye tarlalarını da yok ediyor" çıkışına imza attı.

Deniz salyası ile mücadele gerçekleşen Kocaeli körfezinden örnek veren vatandaşlar;
“Körfez, havadan keşif ile Deniz salyasının etkili olduğu bölge belirlendikten sonra, temizlik yapan deniz aracı devreye giriyor, su yüzeyindeki salya söküp alınıyor.
Bizde ise, derinleştirme derdi hakim. Adeta, Araba vapurlarının kapak atması için liman önleri derinleştiriliyor,  eko sistem bu sayede zarar görüyor.” görüşünü savundu
Uzmanların çarpıcı sözlerle dikkat çektiği Deniz Salyaları, haftalar önce Çanakkale önlerinde kendini hissettirmişti.
Deniz salyaları şimdi de Karanlık liman bölgesinde yüzeyi kaplayıp, ürkütücü görüntüler oluşturdu.   

-----------------------------------
HAVADAN KEŞİF, YÜZEYDEN TEMİZLİK
BÖYLESİ BİZE DE GEREK...!
-----------------------------------

Çanakkale ve İstanbul boğazlarını istila edip, ardından da Marmara ve Kocaeli körfezini kaplayan Müsilaj, tarifsiz bir endişenin nedenine dönüştü.
Haftalar önce Çanakkale boğazında etkili olan ve son günlerde Marmara Denizi başta İstanbul boğazını adeta istila eden, Balıkçının deyimiyle Deniz salyası dün de Karanlık liman bölgesinde ürküten görüntüler oluşturdu.
Deniz salyası ile mücadelede, Kocaeli’nin körfezde önce Havdan uçakla keşif yapıp, temizlik yapılacak bölgeleri belirlediğin, ardından da özel temizlik teknesinin yardımı ile su yüzeyindeki Müsilajı çektiğini anımsatan Çanakkalelilere göre, benzer bir uygulama Çanakkale içinde ivedi hayata geçirilmeli. 
İki yakalı Çanakkale'de, hem Asya hem de Avrupa yakasından sesini yükselten vatandaşlar, bir süredir derinleştirme çalışmaları yapılan adresten örnekle çarpıcı ifadeler kullandı.
GESTAŞ'a ait feribot iskelelerinin bulunduğu Kilitbahir köyünde,  Ulaştırma bakanlığının iş makinesi yüzer kepçe ile derinleştirme çalışmaları yapıldığını, bu işlemler sırasında deniz dibinden kum ve taşların çekip alındığını, eko sisteme zarar verildiğini savunan Kilitbahirliler;
"Midye tarlaları yok edildi.. Midyeler deniz suyundaki ağır metalleri süzen canlılar. Bakalım artık bu temizliği bundan sonra kimler yapacak?" diye de sordular.
 
Ekmeğini denizden çıkaran balıkçıların verdiği isim ile; Deniz salyası olarak anılan Müsilaüj ‘ ın, sahte dip yapısı oluşturarak, su altı yaşamını olumsuz etkilediğini bilim insanları dile getirdi.
Bu konuda, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş çarpıcı sözler etti:
Prof. Dr. Büyükateş’e göre,(Müsilaj) Deniz çayırlarının üzerini, balıkların yuvalarını, yumurtaların üzerini örtebiliyor. Bu da, su altı canlılığını ve o canlların yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor.
Konuya ilişkin konuşan Prof. Dr. Büyükateş; “Sahte dip yapısı oluştuğunda,  oksijen alışverişinde sıkıntı olabiliyor. Yine askıda katı madde yükü fazla olduğu için ışık geçirgenliğini denizel sistemde etkileyip fotosentez mekanizması üzerinde negatif etkisi söz konusu" ifadelerini kullandı.

Müsilajın balık yaşamına etkilerine vurgu yapan ÇOMÜ’ lü Prof. Dr. Büyükateş;
"Müsilaj, Denizel sistemde sahte bir dip yapısı oluşturuyor. Bu sebeple özellikle balıkların hem beslenmesine hem üremesi hem de göçleri üzerine negatif etkileri oluyor. Deniz dibini kaplıyor. Deniz çayırlarının üzerini, balıkların yuvalarını, yumurtaların üzerini örtebiliyor. Dolayısıyla oksijen alışverişinde sıkıntı olabiliyor. Yine askıda katı madde yükü fazla olduğu için ışık geçirgenliğini denizel sistemde etkileyip fotosentez mekanizması üzerinde negatif etkisi söz konusu. Su sıcaklıkları fazla olduğunda bakteriyel parçalanma devam ediyor. Parçalandıkça da bir kokuşma meydana gelebiliyor. Estetik açıdan da sorunlar ortaya çıkıyor. Su sıcaklıklarının artması, özellikle rüzgarların şiddetini artırması ve sistemin durgunluğunun azalmasıyla ortamdan kalkmasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Cuma Deren