Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne bu yıl rekor bir katılım gerçekleşti. Bu yıl 4. Kez düzenlenecek olan festivale aralarında Japonya, İrlanda, Çin, Tayvan, Kenya, Avusturya, Hırvatistan, Hindistan, Avustralya ve Şili’nin de olduğu 70 ülkeden 330 belgesel katıldı. 21 film ise finale kaldı.
İkisi Ana Yarışmada, ikisi Gaia Öğrenci Ödülleri’nde olmak üzere Türkiye’den toplam dört finalist var. “Lüfer” ile Mert Gökalp ve “Yüzleşme” ile Nejla Demirci Fethi Kayaalp Büyük Ödülü için yarışırken; “Aşk Bitti” ile Mert Kaya ve “Başka” ile Nesime Karateke Gaia Öğrenci Ödülü için yarışacak.
Yine bu yıl da seçilen filmlerin yarısı üçüncü dünyadan. Yönetmenlerin yarıya yakını ise kadın. Birinci dünyadan seçilen filmlerde de "kendi ülkesinin sorunlarıyla ilgilenen" yönetmenlere öncelik verilmeye çalışıldı.
Bozcaada Belediye Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz, aynı zamanda başkanlığını yaptığı BIFED’in bu yıl düzenlenecek organizasyonu için şunları söyledi:
“AŞIRI TÜKETİMLE, PLASTİKLE, AŞIRI AVLANMAYLA MÜCADELEYE DEVAM”
Bu yıl festivalimize ilk kez başvuran Kamboçya’dan Pakistan’a, Kolombiya’dan Namibya’ya dünyanın bütün coğrafyalarından gelen birbirinden önemli filmlerin seçimi ön jürimiz için çok zorlu bir seçim süreci oldu. Çevresel mücadelenin en etkili yollarından biri sanattır. Ekolojik belgeseller sanatla bilimin estetik bir noktada bileşimi olması açısından çok daha kıymetli. Bu yıl tekrarlayacağımız “Anke Atamer çocuk filmleri” bölümüne şimdiden birçok ilkokul katılmaya karar verdi. BIFED “yerel olanın, küçük olanın ve yavaş olanın korunması” anlamında da önemli bir platform oluşturdu. Herkesi 11-15 Ekim’de adamıza bekliyorum. Mono kültürle, denizdeki yaşamın korunmasıyla, kirlilikle, kitle turizminin yıkımlarıyla, küresel ısınmayla, plastikle mücadele için, alternatif enerjinin yaygınlaşması, dayanışma ve paylaşma için bu festivali yapıyor, hemşerilerimizle birlikte yaşatıyoruz. Ülkemizde neredeyse yok olma tehlikesi altında olan yalnızca balık türleri ve endemik türler değil, belgesel festivalleri de yok olmak üzere. Belgesel ve belgesel festivalleriyle, sanatla ve sanatçıyla birlikte mücadele etmek ve iyi örnekleri duyurmak, desteklemek gerekiyor.”
Festival Yönetmeni Petra Holzer festivalin dördüncü yılıyla ilgili şunları söyledi:
“Bu yıl filmleri "Büyük Tarımın Sonu", "Deniz Bitti", "Çöp Gezegen", "Enerji Hırsı", "Alternatif Bir Yaşam Arayışı" başlıklarıyla sunmak istedik. Genel olarak olan biten şu: İnsanoğlu ağlamayan, karşıdakini ısırmayan, kendini savunamayan her şeyi hızla yok ediyor. En başta deniz canlıları, vahşi doğa, ağaçlar, göller, nehirler… Ya içini boşaltıyoruz, ya öldürüyoruz ya kirletiyoruz, ya da yiyoruz her şeyi. Ama küçük bir ayrıntı var: Görünen o ki insan olmakta direnen, umudu canlı tutan, mücadeleden vaz geçmeyen kahramanlar var. Yunanistan'ın küçük balıkçıları, Kenya ve Etiyopya'daki küçük çiftçiler, ABD'deki atıkları tamir edenler, Paraguay'daki çöpten dünyanın en güzel müziğini üretenler, Hindistan'da çamurdan ev yapanlar. Evet, bu küçük bir ayrıntı ama ayrıntılar önemlidir, hele küçükse daha da önemlidir. Festivalimize, küçük adamıza bekliyoruz.”
Festival Koordinatörü Ethem Özgüven ise 2017 BIFED’in bakış açısını şöyle özetledi:
“Dördüncü yılına giren festivalimizle ilgili bir kaç önemli bulduğumuz şeyi paylaşmak istiyoruz. Filmlerin yarısı üçüncü dünyadan ve yönetmenlerin neredeyse yarısı kadın. Birinci dünyadan seçtiğimiz filmlerde de "kendi ülkesinin sorunlarıyla ilgilenen" yönetmenlere öncelik vermeye çalıştık.
Yine festivalimizle ilgili bir başka bilgi, belki inanmayacaksınız ama bütün filmler sonuna kadar büyük bir dikkatle incelenerek, izlenerek, tartışılarak karar veriliyor. Yani paket programlar yok. Ve bildiğiniz gibi katılım ücreti hala yok. Ekolojik sorunlarla ilintili olabileceğine inandığımız çok uluslu şirketlerden de destek almıyoruz. Peter Wintonick ölümünden önce genç yönetmenlere verdiği öğütler arasında şunu önemle vurgulamıştı. Asla başvuru parası alan bir festivale film yollamayın. İçinde “asla” geçen bir cümle bir şeyi vurguluyordur sanırım. Ancak bildiğiniz gibi önemli Avrupa Festivallerinin neredeyse tümü başvuru parası almaya başladı, sanki ihtiyaçları varmış gibi. Başvuru parası almakla kalmıyor, yönetmenlere verdikleri yol, kalış gibi destekleri de azaltıyorlar. Sağ olsaydı Peter Wintonick'e şunu söylemek isterdik: Peki neredeyse herkes başvuru parası alıyor, genç yönetmenler şimdi ne yapsın?
Özetle filmleriniz çok dikkatle özenle değerlendiriliyor, yerel halkın önemli bir kısmı (görünce şaşıracaksınız) bütün bir yıl filmlerinizi ve sizi bekliyor. Bu festivali onlarla birlikte yapıyoruz. Bu festival gerçekten de Bozcaada’nın festivali.
İHSAN KONUK