Acil ihtiyaçları ve barınma gibi imkanlar Kızılay, AFAD gibi devlet kurumları tarafından giderilmesine rağmen depremzedeler hala üzerinden atamadıkları deprem korkusu ile yaşıyor. Depremzedeler, evlerine bakıp şok geçirdiklerini belirterek devletten gelen yardımlar ile bir an önce evlerine dönmek istediklerini söylediler.
Depremin ardından evleri yıkılan veya ağır hasar alan depremzedelerin yaraları sarılmaya çalışılırken diğer yandan da başta AFAD olmak üzere yapılan yoğun çalışmalar ile depremzedelerin ihtiyaçları giderilmeye çalışılıyor. Valilik, AFAD, Ayvacık Belediyesi, Ayvacık Kaymakamlığı ve STK'lar depremzedelerin yaralarını sararken olası depremlere karşı da önlemler alınıyor. Diğer yandan 15 gündür çadırlarda ve AFAD tarafından kurulan konteynerlerde yaşamlarını sürdüren depremzedelerin en çok psikolojik desteğe ihtiyaçları olduğu görüldü. Depremin yarattığı hasarlar nedeni ile evlerine giremeyen depremzedeler, yıkılan evlerini gördükçe bunalıma giriyorlar.  Bu kapsamda  özellikle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Tarafından bölgeye gönderilen Psikologlar çeşitli etkinlikler düzenleyerek  yaşanan travmayı özellikle çocukların atlatılmasında yardımcı oluyorlar. Bu kapsamda deprem bölgesinde görev yapan Psikolog Gediz Çıtlak, Psikolog Pınar Erdoğan Özdemir, Sosyohizmetler Uzmanı Ufuk  Kaya çeşitli etkinlikler düzenleyerek çocukların yaşadıkları deprem travmasını atlatmaya çalışıyorlar. Psikologlar, konteynerleri de gezerek depremzede ailelerin dertlerini dinliyorlar.
 
Travmayı Atlatmak İçin Psikolojik Destek Şart
Depremzedelerin yaşadığı travmaları atlatmak için psikolojik desteğin şart olduğunu dile getiren Psikolog Gediz Çıtlak "Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün kurmuş olduğu çadırda, çocuklarla bir araya gelerek, onlarla vakit geçiriyoruz. günlük hayatlarına uyum sağlamaları için oyunlar, etkinlikler düzenliyoruz. Ben de dış gözlemci olarak, çocukların yaşadığı travmaların dışına çıkmaları için  resim çizdiriyoruz" dedi.
Sosyohizmetler Uzmanı Ufuk  Kaya ise yaptığı açıklamada gerçekleştirdikleri etkinlikler ile çocukların yaşadıkları travmaları gerçekleştirdikleri etkinliklerle minimize etmeye çalıştıklarını söyleyerek, "Aile Sosyal ve Politikalar İl Müdürlüğü olarak burada iki çadırımız bulunuyor. Sosyo destek birimi olarak çadır açtık burada. bu çadırlarda çeşitli oyunlar düzenleyerek çocukların depremden etkilenmelerini minimize etmeye çalışıyoruz" dedi. 
Psikolog Pınar Erdoğan Özdemir ise çadırları gezerek depremzedelerin dertlerini dinlediklerini belirti. Özdemir " Çocukların bu zor süreçte yaşadıkları travmaları en aza indirmek için çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyoruz.  Çocuklar için resim boyama, yapıştırmalarımızın dışında çeşitli oyun tahtaları var.  Onun dışında çadırları gezdik. Tabi Çadırlarda da oluşan bu travmadan dolayı yıpranmış aileler ile görüşmeler sağladık" dedi.
Yıkılan Evime Baktıkça Şok Geçiriyorum
Gerçekleşen ilk şiddetli sarsıntıda evi yıkılan Depremzede Mevlide Tekin'de olayın şokunu atlatamayanlardan biri. Mevlide Tekin yıkılan evine giremediğini ve yıkılan evini gördükçe bunalıma girdiğini söyledi. Mevlide Tekin kocasının da psikolojisinin bozulduğunu gündüz Tuzla'ya gittiğini akşam geri geldiğini belirterek "Deprem anında evimiz yıkıldı. Çok korktum. Hala da korkuyoruz. İçimde bir çarpıntı var 15 gündür çarpıyor. Doktorlar da bize iğne yapıyor.  Bu korku bana yeter, ölmesem de olamam böyle.  Korkudan tansiyonum yükseliyor. Çok hasta oldum.  Depremde elim ayağım dolandı. Bu korku yeter bize.  Eşim de çok korktu 'burada moral bulamıyorum' deyip Tuzla'ya gidip geliyor. Sabah gidiyor akşam geliyor.  Ben de burada çok zorlanıyorum, yıkılan evime baktıkça şok geçiriyorum. Geziyoruz oynuyoruz ama evimiz yıkıldı. Biz evimizin yıkılmasını ister miydik? Çok nafileyiz. herkes gezip gülüyor ama evimizin yıkılması çok üzdü bizi.  Çıktığımız gibi bir daha geri dönemedik evimize gidiyorum geri dönüyorum. bir çarpıntı bir çarpıntı şok geçiriyorum evimi gördükçe" dedi. 
 Konteynerler Yetersiz
Depremzede Erkan Kurt ise deprem bölgesinde yaşayan depremzedelerin bir başka sıkıntısını daha dile getirdi. Kurt, art arda gelen sarsıntılar nedeni ile evi hasar gören depremzedelerin çoğaldığını ve mevcut konteynerlerde 2-3 ailenin birden kaldığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu ve daha fazla konteynerin gelmesini istedi. Erkan Kurt, "Depremin olduğu sabah şiddetli bir sallantı ile uyandık.  O korku ile kendimizi evden bir an önce dışarıya atmak zorunda kaldık.  O sallantıda Kayınvalidemin başına taş düştüğü için Ayvacık'a gittik ertesi gün geldiğimde çadırlar kurulmuştu ben o gece arabada yattım ki sabaha kadar sallandık.  Ondan sonra Konteynerler geldi. Devletimizden Allah razı olsun bizi açıkta bırakmadı. Ama Konteynerlerde sıkıntımız var. Eksik olduğu için 2-3 aile aynı yerde kalıyoruz. Kişisel bakımlarda biraz zorluk çekiyoruz.  Biz aşağı mahalleden geldik yaklaşık bir kilometre uzak burada 2-3 aile aynı konteynerde kalıyor. Bizim de mahallemize konteyner kurulursa daha iyi olur. Onun dışında sıkıntımız yok çayımız, yemeğimiz 24 saat çıkıyor yardımlara da alıyoruz bir tek eksiğimiz konteyner" dedi.
Lojistik destek Sağlıyorlar
18 Mart Çan Termik Santrali gönüllüleri de bir haftadan beri Deprem bölgesinde gerçekleştirilen çalışmalara destek veriyor.  Gönüllüler Orhan Yanık, Mehmet Ali Erol, Serkan Doğan gerek AFAD'a depremzedelere bir haftadır bölgede lojistik destek sağlıyor. Termik Santralinin İtfaiye bölümünde çalışan İtfaiyeci Gözde Elmacı ise özellikle Çadırlarda yaşayan depremzedelerin yangın konusunda bilgilendirmeleri gerçekleştiriyor. Yaşadığı bir deprem anını anlatan Elmacı "Geçen hafta Tuzla'daki ekibimizle konuşurken orda 3.5 şiddetinde bir deprem oldu. biz burada hissetmiyoruz dedik aradan 10 saniye geçtikten sonra burası sallanmaya başladı. O zaman anladık ki deprem etkisi dalga dalga yayılıyormuş" dedi.
 
Deprem hakkında bilgiler veren Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin de özellikle dışarıdan gelerek Ayvacık'ta konut yapmak isteyen aceleci müteahhitlere yüklendi. Başkan şahin önce deprem ve Ayvacık'ın yapısı hakkında bilgiler vererek şunları söyledi " İlk deprem 4.4 -4.8 Ocak ayında olmuştu.  daha sonra da Şubat'ın 6'sında 5.3 şeklinde gerçekleşti.  O günden beri devamlı artçı sarsıntılar oluyor.  Ama bizim deprem bilgisine göre yani Bilim Adamlarının söylediğine göre büyük depremlerin ardından gelen artçılara yavaş yavaş azaldı. Fakat Ayvacık'ta böyle olmadı. Artçı depremler oluyor ama arada da büyük bir deprem oluyor.  Bu sefer de yara almaya başlayan evler yıkılmaya başladı.  Ama şuna da dikkat etmek gerekir halkımız çok duyarlı. Uyarıları dinleyerek evlerine girmediler. Zamanında çadırlar da yetişince yavrulayan hayvanlarını8 bırakmamak için şehre bile gitmediler. Zaten dikkat edilirse 2-3 sarsıntıda yıkılmayan evler de yıkıldı.  Koordine olarak depremin en başından beri Kızılay, AFAD, Valiliğimiz ve biz belediye olarak hep sahadaydık. Ne eksik varsa onu temin etmeye çalıştık. Böylelikle çok şükür can kaybı olmadan bu güne kadar getirdik.  Bu depremlerinin bir daha yaşanmamasını diliyoruz ama Bilim adamlarımızı da dinleyince, bazı fay hatlarının bölgede daha kırılmadığını görüyoruz.  Bilhassa Saros körfezine açılan fay hatlarının problem yaratacağı öngörülüyor" dedi.
Deprem Bölgesine Gittiğimizde Muhtarlar Bile Şoktaydı
İtfaiyeye gelen yardım çağrılarının hemen ardından durumun farkına vardıklarını ve bölgeye intikal ettiklerini söyleyen Başkan Ünal şahin "Deprem bölgesinde yaralar sarılıyor. Devletimiz depremin olduğu gün yetişti.  Biz belediye olarak araçlarımız ile depremin oluşundan yarım saat sonra biz alana intikal etmeye başladık. Biz deprem bölgesine vardığımızda bazı köylerin muhtarları bile şoktaydı.  Bizim de İtfaiyeye gelen 'evimiz yıkıldı yardıma gelin' anonsları ile ilk duyan biz olduk. Oradan da işin ciddiyetini anladım ve derhal deprem bölgesine gittik ardından Kızılay ve AFAD geldi.  O anda hiçbir şey yapmasa bile anında gelmeleri, devlet gücünün anında yanımızda olması bize çok büyük bir moral verdi" dedi.
Müteahhitler İşinin Başında Dursun
Özellikle dışarıdan gelerek Ayvacık'ta konut yapmak isteyen aceleci müteahhitlere yüklenerek mütahhitlerin artık durumun farkına varması gerektiğini ve işlerini aceleye getirmemeye çalışmalarını gerektiğini söyledi. Şahin, "Depremin şiddeti hakkında bilim adamları rakamlar söylüyor ama depremin ne zaman olacağı belli olmuyor. Burada biz belediyelere çok görev düşüyor. Belediyenin ulaşamadığı yerlerde  görev dağılımı babında İl Özel İdaresine çok görev düşüyor. Ben Ayvacıktan bahsedeyim. Maalesef dışarıdan gelen yatırımcılar, Müteahhitler yangından mal kaçırırı gibi acele işler yapıyorlar.  Tapuda da aynı acele yapımda da aynı acele. Halbuki burada deprem öldürmüyor. Yaptığın bozuk yapılar öldürüyor.  Bunun jeolojik ölçütleri genelde yapılıyor ama bunun bir denetlemesi, takibi var. Ben daha ruhsat çıkmadan temelini atayım demekle yok böyle bir  şey bu depremlerden ders çıkartmamız lazım.  Bu yapılar aceleye gelmiyor Mütahhitlerimizin deprem yönetmeliklerine uyması lazım.  Çok katlı evlerden kaçınmak lazım yana doğru açılan evlerin yapılması lazım.  Bunun en güzel örneğini biz yaşadık. işte karşınızda Yukarıköy betonarme yapılan evlerde hasar olmazken taştan çamurdan yapılan evler gitti. Yani bu şiddette 1-2 sarsıntı daha olursa diğer köyler de sıkıntıya uğrayabilir. Onun için kesinlikle yapılarımıza dikkat etmemiz lazım.  Acele iş yapmayalım. Bu acele işler bizim canımızın, malımızın kaybına neden oluyor" dedi.
 
Cuma Deren
 
 
 
 


Kaynak: Haber Merkezi