Koronavirüs salgının yayılmasını engellemek amacı ile alınan ilk tedbirlerden biri de Okulların kapatılması oldu. Okulların kapanması ile Eğitim Öğretimini tamamlayamayan ve ders görmeyen öğrenciler için harekete geçen Milli Eğitim Bakanlığı yapılan altyapı çalışmalarının ardından Uzaktan eğitim programını başlattı. İlk başta sekteye uğrasa da daha sonra gittikçe oturan sistem, avantaj kadar dezavantajları da beraberinde getirdi. Uzaktan eğitim uygulaması ile ilgili görüşlerini dile getiren Çanakkale Eğitim-Sen Başkanı Yasin Hacımusalar, Eğitim sürecini değerlendirdi. Sistemdeki önemli eksiğe dikkat çeken Hacımusalar, uzaktan eğitim için  tüm öğrencileri eşit şartlarda olmadığını söyledi.

Eğitim Sen Çanakkale Şube Başkanı Yasin Hacımusalar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan, ilk günler hariç gelindiğimiz noktada bir başarı sağladığını ancak, uzaktan eğitimin, normal eğitim kadar etkili olmadığını belirterek yaptığı açıklamasında “ EBA uzaktan eğitim sistemi ilerleyen zamanda içerik açısından düzelse de bu sistemde en önemli olan konu uzaktan eğitim imkanı olmayan öğrencilerin bu sistemden faydalanamaması oldu, durum böyle olunca da eğitimde fırsat eşitliği kaybolmuş oldu. Koronavirüs salgını Türkiye’de de görüldükten sonra başta eğitim öğretimi etkiledi. Bizde bir temenni olarak biran önce bu salgının bitmesini, öğrencilerimizin öğretmenlerine, öğretmenlerinde öğrencilerine kavuşmasını diliyoruz. Tabiî ki yüz yüze yapılan eğitim eğitinin yerini hiçbir eğitim tutmaz. En başarılı eğitim  Öğretmenlerin öğrencileri ile sınıf ortamında yaptığı eğitimdir. Uzaktan eğitim modeli Koronavirüs salgının yayılmaması için alınan tedbirlerden kaynaklı bir eğitim sistemidir. Milli Eğitim Bakanlığı da bu süreçte tedbir olarak uzaktan eğitim sistemini devreye sokarak, öğrencilerin bu uzun süreçte eğitimden mahrum kalmamaları yönünde bir çaba harcıyor. Bu tabiî ki olumlu bir durum. Fakat uzaktan eğitimin eksiklikleri var. Uzaktan eğitime başlandığı tarih olan 23 Martta yani ilk günde EBA sistemde sıkıntılar oldu. Özellikle Eski Başbakanlardan Adnan Menderesin İdamının animasyon ile gösterilmesi, bazı istenmeyen görüntülerin EBA’ da yer alması ilk gün bir olumsuz algı yarattı. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı Bu konular ile ilgili tepkilerden sonra gerekli düzenlemeleri  yaparak,  kontrolleri yapmaya çalıştı” dedi.

Uzaktan Eğitim İçin Bilgisayarı ve İnterneti Olmayan Kesim Var
Uzaktan eğitimin en büyük sorunu olarak nitelendirdiği duruma da değinen Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı  Yasin Hacımusalar, her öğrencinin evinde bilgisayar veya internetin bulunmadığını hatırlatarak “Şu anki uzaktan eğitimde sanki söyle bir algı var. Bütün evlerde teknolojik koşullar eşit. Öğrencilerin algılama düzeyi aynı gibi düşünülerek monoton bir ders işleyişi var. Dersi anlatan öğretmenlerinde ekran başından onu izleyen öğrencilerin kendi yaş grubundaki psikolojisini dikkate alarak, bu eğitimi vermesi daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Uzaktan eğitim yapılırken, her evde internet bağlantısı var, her evde bilgisayar ve tablet var, Öğretmenlerde online yayın yaparken  bunlar varmış gibi düşünüyor. Fakat birçok evde hala bilgisayarı olmayan, internet bağlantısı olmayan evler var. Dezavantajlı bir kesim var. Okul yöneticileri ve öğretmen arkadaşlarım özveri ile yaptıkları bu yayınların amacına ulaşması için özellikle devlete düşen sorumluluk dezavantajlı kesimlere eksiklikleri tespit edip bu kesime tablet yada bilgisayar ve internet bağlantısı noktasında gerekli çalışmaları yapması gerekiyor ki yapılan uzaktan eğitim çalışması herkese faydalı olsun” dedi.

Depodaki Bilgisayar ve Tabletleri Dezavantajlı Öğrencilere Verin
Eğitim-Sen olarak dezavantajlı kesimler için yaptıkları öneri ve çalışmalara da değinen Yasin Hacımusalar “Biz Eğitim- Sen olarak şunu önerdik. Nisan ayının sonlarına doğru bir akıllı tahta ihalesi var. Bu ihale yerine akıllı tahtaya harcanacak bütçe uzaktan eğitimde dezavantajlı grup içerisinde olan öğrencilerin ihtiyacının giderilmesi için harcansın. Bildiğimiz kadarı ile Milli Eğitim Bakanlığın depolarında bir miktar tablet var. Bu tabletlerin dağıtılarak dezavantajlı grup içerisinde yer alan öğrencilerinde uzaktan eğitim almalarını önerdik. Yine aynı şekilde her evde öğrenciye ait bir oda varmış gibi, her ev ortamının uzaktan eğitime uygunmuş gibi bir düşünde üzerinden hareket ediliyor. Tüm bu aktardıklarım düşünülerek hareket edilirse daha iyi bir uzaktan eğitim daha faydalı bir uzaktan eğitim olur. Durumu iti olan öğrenciler zaten özel okullarda, özel öğretmenlerden bir şekilde yararlanıyorlar. Bizim uzaktan eğitim sisteminde önemsediğimiz ekonomik durumu iyi olmayan, dar gelirli aileler veya eğitimi almak için evin fiziki ortamı uygun olmayan öğrenciler. Eğitimde fırsat eşitliğini önemseyen bir anlayış üzerinden bir anlayışla konuya bakmak lazım” dedi.

LGS ve  YKS’nin Ertelenmesi İçin Kampanya Başlattık
Koronavirüs sürecinde hem Liselere Geçiş Sınavı (LGS) hem de Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ‘nın yapılmasını Eğitim sen olarak doğru bulmadıkları ifade eden Hacımusalar öğrenciler için çok önemli olan her iki sınavında ertelenmesi gerektiğini söyledi.   Hacımusalar” liselere Geçiş Sınavı ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın  tarihleri belli oldu ve ilan edildi. Liselere geçiş sınavı bu sene 7 Haziran Pazar günü yapılacak. 2012-2013 öğretim yılında o dönem Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) paylaştığı verilere göre 66 aylık 448 bin 517, 60 aylık ise 163 bin çocuk birinci sınıfa başladı. Her yıl ortalama 1.2 milyon çocuk 1’e başlarken, bu yasanın uygulanmaya başladığı yıl 611 bin 517 “fazla” sayıda çocuk da okullu oldu. İşte bu çocuklar bu yıl 8’nci sınıfa başlıyor. Yani 8’nci sınıfta geçmiş yıllarda olduğu gibi 1.2 milyon değil, yaklaşık 1.8 milyon öğrenci var. 4+4+4 sistemi ile eğitime başlayan öğrenciler de 2020 yılında yapılacak LGS’ye katılacak. Bu anlamda bu yıl sınava girecek öğrenciler geçmiş yıllara göre 600 binden fazla olacak. 2019 yılında 8. sınıfı başarıyla tamamlayan 1 milyon 210 bin 112 öğrenciden 1 milyon 74 bin 13’ü 2019 LGS’ ye başvururken, 2020 yılında bu sayı 1.8 milyonu bulacak. Bu sayıda çok ciddi bir sayı. Coronavirüs tedbirleri kapsamında sınavların yapılacağı sınıflarda eskisi gibi öğrenciler tek sıra ve arka arkaya sınava giremeyecek. Sınavlarda tedbirler kapsamında öğrenciler 1 sıra atlanarak sıralarda oturacak. Buda sınava girilecek sınıf sayısını ciddi derecede artıracak, buda bu sınıflarda görev yapacak  olan sınav sayısı görevlilerin sayısının da artması anlamına geliyor. Liselere geçi sınavının yapılacağı 7 Haziranda 1 milyon 800 bin öğrenci sokaklara dökülecek. Bu sınavlarda görevli olan öğretmenlerde sokaklarda olacak tabi birde çocuklarını yalnız bırakmak istemeyen velileri de düşünecek olursak inanılmaz bir kitle sokaklara, okul önlerinde olacak. Bu durumda Tüm Dünyada beklenen bir ikinci bir Coronavirüs salgının beklendiğini düşünecek olursak  hiç iyi görünmüyor. Ayrıca Haziran ayına bakıldığında Yüksek Öğretim Kurumları sınavı 27 - 28 Haziran'da, Liselere Geçiş Sınavı 20 Haziran'da, Askeri Öğrenci Sınavı 14 Haziran'da yapılacak. Buda Haziran ayında çok büyük bir kitlenin sokaklarda olacağı anlamına geliyor. Buda Coronavirüs ile mücadelenin devam ettiği bu süreçte yoğun kitlelerin dışarıda olması mücadeleyi nasıl etkileyecek sorusunu akıllara getiriyor.

Öne Çekilmesi Öğrencileri Etkiledi
Hacımusalar 2 önemli sınavın  Yükseköğretim Kurumları Sınavı olduğunu ifade ederek bu sınavın 1 ay öne çeklmesinin sınava haırlanan öğrenciler üzerinde ciddi bir moral bozukluğu yarattığına dikkat çekerek LGS ve YKS sınavlarının ertelenmesi için Eğitim sen olarak imza kampanyası başlattıklarını ifade ederek şunları söyledi.”Bir başka önemli sınav ise  Yükseköğretim Kurumları Sınavı. Bu sınavın daha önce 25-26 Temmuz’da yapılacağı açıklanmıştı. Ve öğrenciler bu sınav tarihine göre çalışma takvimi oluşturdular. Yapılan son açıklamada Yüksek Öğretim Kurumlarına  Geçiş Sınavının 27-28 Haziranda yapılacağı açıklandı. Bu durumda sınav 1 ay geriye çekildi ve bu durum sınava hazırlanan öğrenciler üzerinde olumsuz bir etki yaptı, öğrencilerin sınav kaysısı arttı, moraller bozuldu. Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyecek, aynı zamanda da yüzbinlerce öğrencinin, eğitim ve bilim emekçisinin sağlığını yakından ilgilendiren konularda yapılan açıklamalar kaygılarımızı artırmıştı. 20 Haziran tarihinde yapılacak olan LGS ve 27-28 Haziran tarihinde yapılacak olan YKS öğrencilerimizin yaşamı açısından belirleyici öneme sahiptir. Salgının henüz bitmeyeceğinin belli olduğu bir dönemde, alınan önlemler ne olursa olsun, yapılacak olan sınavlara öğrencilerimiz kaçınılmaz olarak kaygı ile katılacak. Biz Eğitim Sen olarak , bir imza kampanyası başlattık. Bu imza kampanyası ile öğrencilerimize yaşatılan bu haksızlığa karşı tepkimizi, talebimizi ortaklaştırmaya amaçladık. YKS ve LGS’nin ertelenmesi talebiyle başlattığımız kampanyamızı, dönemin koşullarından dolayı, elektronik ortamda gerçekleştirmek zorunda kaldı. İmza kampanyamıza www.egitimsen.org.tr sitesinden ve ayrıca Eğitim Sen twitter, facebook ve instagram hesaplarından ulaşabilirsiniz. Kampanyamız 15 Mayıs 2020 tarihine kadar devam edecek.”
 
Şerife Erdem