Ekonomi

"Ekonomimiz daralmadı ve hatta bir önceki yıla göre ekstradan yüzde 7 büyüdü"

TÜİK tarafından en son açıklanan geçtiğimiz nisan ayı işsizlik rakamlarında Türkiye'de işsizlik oranı, nisanda bir önceki aya göre 0,9 puanlık artışla yüzde 13,9'a yükseldi.

TÜİK tarafından en son açıklanan geçtiğimiz nisan ayı işsizlik rakamlarında Türkiye'de işsizlik oranı, nisanda bir önceki aya göre 0,9 puanlık artışla yüzde 13,9'a yükseldi. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 4 milyon 511 bin kişiye çıkmıştı. Büyüme rakamları neden istihdama yansımadığını Bankacı ve finans danışmanı Ömer Karabay ile değerlendirdik.

Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 7 büyümüştü, büyümenin etkilerinin istihdam ve ekonomide ki göstergelerde yansıması bekleniyordu. Ama geçtiğimiz Nisan ayı TÜİK tarafından açıklanan rakamlarda Türkiye'de işsizlik oranı, nisanda bir önceki aya göre 0,9 puanlık artışla yüzde 13,9'a yükseldi. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 4 milyon 511 bin kişiye çıkmıştı.

 “BÜYÜME RAKAMLARININ İSTİHDAMA YÖNELİK YATIRIMA DÖNÜŞMEDİ”
 Söz konusu Nisan ayında 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puanlık artışla yüzde 25,6, istihdam oranı 0,5 puanlık yükselişle yüzde 32 oldu. Bu yaş grubunda iş gücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,8 puan artarak yüzde 43 seviyesinde gerçekleşmişti. Büyümenin ekonomiye yansımalarının azlığının nedeni üzerine değerlendirme yapan Karabay; ‘’Ekonominin en büyük problemlerinin başında ekonomik güç ölçütlerinin tabana yayılmaması durumu var’’ diyerek büyüme rakamlarının istihdama yönelik yatırıma dönüşmediğinin altını çizdi. Karabay, ekonomide en önemli noktanın büyümeyi arttırmada istihdam olduğunu yineleyerek ancak o zaman dünyada hak edilen büyüme rakamlarının bize yansıması mümkün olabilir dedi.

“ESKİSİ KADAR BÜYÜK BÜYÜME RAKAMLARININ OLDUĞUNU SÖYLEMEK ZATEN ZOR”
Ömer Karabay; ‘’Eskisi kadar büyük büyüme rakamlarının olduğunu söylemek zaten zor. Ama bu son yüzde 7 büyüme bile bir şeyin altını çizen bir büyüme rakamı, nedir bu yani ekonomimiz daralmadı ve hatta bir önceki yıla göre ekstradan yüzde 7 büyüdü demek. Türkiye ekonomisinin en zor zamanlarında bile birçok ülkeyi geride bıraktığını düşünürsek hiçte hafife alınacak bir rakam değil bu, düşünsenize yüzde 7 rakamı ile milyarlarca TL karşılığı büyüme demek. Evet, bu büyüme belli ki oldu. Büyük şirketlerin bütçelerinde, finansal kazançlarda artı değer olarak, Ama unutmayın ki bu büyüme başka bir şey, büyümenin halka yansıması başka şey, işte bu yansımada bir takım sıkıntılar olduğu görülüyor. İstihdama yönelik yatırımların daha artması mutlaka gündemde olması gereken en temel mesele, Türkiye yanılmıyorsak 2010’larda en fazla büyüme rakamlarını yakaladığı, Dünya global ekonomik krizden çıkarken, verilerde olumlu seyrin sebebi buydu. Şimdi durum biraz karmaşık olmasının sebebi de bu işte, o zaman üretimin devasa düzeyde artması toplumun olumlu ekonomik hissiyatı yatırımların yansımasına giderken de, millet ile genel bir çoğunluk ile büyümeye artı sağlıyordu. Şimdi ise büyüme olsa bile herkes kazancını yatırıma değil tasarrufa ayrıma istiyor. Eğer yatırım yapacaksa da kendi kullanacağı gayrimenkul ya da finans merkezlerindeki yatırımlar o zaman ekonominin çarkları amiyane tabir ile elbette dönmüyor, yavaş dönüyor, dönmesini istiyorsak bu çarkların büyüme istihdam eli ile olmalı’’ dedi.

Şerife ERDEM