Darbe Araştırma Komisyonu başkanı Burdur milletvekili Petek’ in, ‘Teke tek’ te dile getirdiklerinin manidar olduğunu savunan Bilgisayar uzmanı Akbaba;
“Sayın Petek’ in de dile getirdiği gibi, Türkiye öğrendi ki Çalınan sorularla Devlet kademelerine giren 15 bin kişinin isim Listesini ben açığa çıkardım. FETÖ’cü savcı ise kararttı”
BİLGİSAYAR UZMANI AKBABA’ DAN SORU NET;
“HAİNLERE KARŞI SAVAŞIRKEN, HAİN’ Mİ OLDUM…?”
ÇOMÜ’ nün çalışanı iken, FETÖ şüphelisi olarak işinden olan KPSS hırsızlığını deşifre eden bilgisayar uzmanı Hakan Akbaba,
“Ortaya serdiğim FETÖ hırsızlığına ilişkin dev Listeyi FETÖ’cü savcı kararttı” diyerek, yıllardır kafasında yanıt arayan sorular ile yaşadığına dikkat çekti.
FETÖ’cülerin mail hesaplarını hackleyerek, 15 Temmuz hin darbe girişiminin sorumlusu FETÖ örgütünün, devlet kademelerine binlerce isanı nasıl yerleştirdiğini anlatır verilere 2010’ da ulaştığını söyleyen Akbaba;
“ KPSS hırsızlığını ortaya çıkardım ne var ki, yargı da onlardanmış. Nereden bilebilirdim ki” dedi.
ÇOMÜ’ nün geçen yıl işine son verdiği Hakan Akbaba, aralarında örgüt imamlarının da bulunduğu 15 bin kişilik listeyi dönemin Ankara Cumhuriyet savcısı Şadan Sakınan’a elden teslim ettiğini anlatırken, aynı bilgileri Başkentte, drbe Araştırma Koisyon Başkanı Milletvekili Reşat Petek’e de sunduğunu tekrarladı.
Türkiye’ nin geleceğini karartan, FETÖ’ nün kamuda örgütlenmesini anlatır adımın, belgeleri ile sümen altı edilmesinin, 15 Temmuz sürecine gelişte örgütün elini kuvvetlendiren bir katkı olabileceğini de düşündüğü söyleyen Akbaba;
“Çeşitli defalar konuştum. KPSS hırsızlığı, FETÖ’nün deşifre edilen ilk yolsuzluğu olarak kayıtlara geçti. 2010 yılında örgütün soruları çaldığına ilişkin yapılan haberler, yolsuzluğun deşifre edilmesinde önemli rol oynadı.
O haberlerin kaynağı bendim. Adım güvenliğim için saklı kaldı. Ancak şimdi işsizim. Benimde bir ailem var. Eşim ve çocuğum var. Elde ettiğim tüm delilleri, emniyet ve savcılık birimleri yanı sıra siyasetçiler ile de paylaştım” şeklinde konuştu.
ÇOMÜ’ deki işinden FETÖ’ cü şüphesi ile edildiğini sözlerine ekleyen ve uzunca süredir işsiz olduğunu tekrarlayan Akbaba, KPSS hırsızlığını FETÖ üyelerinin mail hesaplarını hackleyerek deşifre etmesinin, devletinin yanında olduğunu gösteren bir duyarlı vatandaşlık görevi olduğunu savundu.
Ele geçirdiği 15 bin kişilik listeyi sonradan örgüt üyesi olduğu ortaya çıkan dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a elden teslim ettiğini anlatan Akbaba, o yıllarda yaşadıklarını şöyle dile getirdi;
“Mesleğimi her ne kadar yerine getirememiş olsam da, aslında ben Türkçe öğretmenliği mezunuyum. 2006 yılında mezun oldum. Bu güne kadar maddi imkanlarımın kısıtlı olmasından dolayı kendimi geliştirmiş olduğum bilgi teknolojileri alanında sürekli çalışmak zorunda kaldım. İyi ki de öyle yapmışım. Dönemin en büyük hırsızlığını gün yüzüne çıkardım.
2010 yılında örgütün KPSS’deki hırsızlığını, sınavdan günler sonra ortaya çıkaran kişi bendi. Ne var ki, can güvenliğim nedeniyle deşifre olmamam gerekiyordu. O dönemde cemaat denilen örgüt soruları mail yolu ile üyelerine gönderiyormuş bunu belgeledim.
Asıl mailleri gönderen 3 ana hesap olduğunu da, ele geçirdiğim bazı maillere gelen uzantıları görünce tespit ettim. Ben bunlardan bir tanesini ele geçirdim ve o kişinin bilgisayarına da sızarak ana listeye ulaştım. Sonrası zaten çorap söküğü gibi gelmişti. Ne var ki, tüm uğraşım sonucu ele geçen delilleri, yine örgütten birine verebileceğim hiç aklıma gelmezdi”
FETÖ’CÜ SAVCIYA NELER VERDİ?
ÇOMÜ’ deki işinden olan Akbaba, Başkentte soruşturma yürüten Fetö’ cü savcıya, o yıllarda teslim ettiklerini dile getirirken, soruları alanların tam listesinin excel dosyasında bulunduğunu, TC kimlik numaraları dahil, bu kişilerin isim, soy isim, dersane ve benzer detaylı bilgilerinin de bulunduğunu söyledi.
FETÖ’ cü savcıya elden teslim ettiği belgelere ilişkin konuşurken, “Mail listesinin aslında imamlar listesi olduğunu şimdilerde anladım.
Bu dosyaları hiç bekletmedim ve ilgili makamlara sundum. 2010 Ağustos ayında soruşturmayı yürüten ve kendisi de sonradan örgüt üyesi çıkan firari Ankara Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a bizzat elden teslim ettiklerimden bahsetmiştim.
Bu arada, suç duyurusunda da bulunduğumu hatırlatmak isterim. Ancak kendisi bu belgeleri sümen altı etmiş. Soruşturma bile açmamış. Belgelerin bulunduğu fettosdusmani@hotmail.com adresime ise o dönemde örgüt korkusundan yıllarca girememiştim. Süreç içinde bu bilgiler silindi. Ne varki bahsettiğim bilgi ve belgeleri birçok yere iletmiştim. Listede karı koca ya da akraba olanlar da vardı. Belgeleri paylaştığım gazeteciler, bu isimlerin KPSS’de tam puan aldıklarını onları arayarak, o yıllarda teyit etmişlerdi.
Bahbettiğim tüm bu konular, bir çok kez ulusal basında haber oldu. Yine o dönem bu belgeleri emniyet, savcılığın yanı sıra bazı milletvekilleri ile bakanlara da sunmuştum.” diyen Akbaba, detayları ile yaşadıklarını dile getirdi.
2010’ da, yaşanılan bu binlerce kişilik devlet kademelerine geçişi gösterir durumdan, Milyonlarca kişinin bilgilendiğini, belki de binlerce FETÖ mensubunun da yaşananlara dikkat kesildiğini anımsatan Akbaba;
“O dönemde aldığım tehditler nedeniyle savcılıktan koruma talebinde bulundum ama bu taleplerim dikkate dahi alınmadı. O savcı bugün FETÖ üyesi olmaktan dolayı tutuklu. Örgüt yapılanması ile alakam olmadığı, aksine tam karşısında durup mücadele ettiğimi kanıtlayabilmek adına 15 Temmuz Meclis Araştırması Komisyonu Başkanı Reşat Petek’e de durumu anlattım. Beni ilgili savcılara yönlendirdi ve geçtiğimiz aylarda Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’na da gidip o dönemle ilgili bilgiler de sunmuştum.”
FETÖ’ CÜ İLAN EDİLDİM…
BİR DE GÖREVİMDEN İHRAÇ…
2010 hırsızılğını deşifre eden Akbaba, 15 Temmuz’dan sonra çıkarılan bir KHK ile görevinden ihraç edilenler arasında yer aldığını dile getirirken, ‘Benim de bakmakla yükümlüğü olduğum evladım ve eşim var. Örgütün pisliğini ortaya çıkardığım, belgelerle sabittir. Başıma gelenlere anlam veremiyorum” diye konuştu.
Erdem Sürek