Gündem

Kartal’ın Çağrısına, aman dikkat; “Olmazsa olmaz da, Sağlığı eritiyor…!”

Hava sıcaklıkları çekilmez hale gelmişken, gazeteniz Vitamin hep faydası üzerine konuşulan güneş ışınlarının insan sağlığına zararlarını bir bilenine sordu.

Güzellik Uzmanı  Kartal’dan ‘Bu Çağrı Hepimize…’ Dedirtecek değerlendirme geldi.
“Güneşin cildimize verdiği hasar bronzlukla sınırlı değil!”
Sağlık için solaryum’ dan uzak durulmasını isteyen Kartal, en değerlilerimiz için de çağrıda bulundu;
“Kimyasal koruyucuları çocuklarda 2 yaşından önce kullanmayın”  

Faydası kadar, zararı da büyük
Bir bilene sorduk. Güneş ışınlarının vücuda olumlu katkısı yanında, yol açacaklarını anlattı.

Dünyanın yaşam kaynağı güneş için şok sözler uzmanından geldi.
Gazeteniz Vitamin, insan sağlığına faydası kadar, zarar da getirebilecek Güneş ışınları üzerine açtığı dosyanın detaylarının, her kes için gerekliliğini gün yüzüne çıkardı.
Vitamin Muhabiri Duygu doğan, Konunun uzmanı ile konuştu, Güneş ışınlarının her beden için geçerli, tehdit edecek zararlarına ilişkin bilgileri derledi.
 Yaz tatilinde deniz ve ya havuzda geçirilen sürenin uzaması ve güneşin etkisiyle bazı cilt hastalıklarının ortaya çıkma riskinin artığını anlatan Güzellik Uzmanı Sibel Kartal oldu.
Bu dönemde sıklıkla rastlanan mantar, pişik, böcek sokması, güneş alerjisi ve yanık gibi rahatsızlıklardan korunmak için bazı önlemler alınması gerektiğini anlatan Kartal, yaz tatilinde sık görülen cilt hastalıkları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

NERKES BİLMELİ…
‘GÜNEŞE EN ÇOK MARUZ KALAN BÖLGELER RİSK ALTINDA’
Sibel Kartal ,“Açık tenli kişilerde güneşin deride yıllar içinde yarattığı etkiyle ortaya çıkan ve lentigo olarak adlandırılan ‘yaşlılık’ lekeleri ise daha geç yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Bunlar güneşe maruziyetin en fazla olduğu alın, yanaklar, burun, dekolte ve el üstlerinde daha fazla görülürler.
Bazı ilaçlara bağlı olarak leke oluşumu artmaktadır. Kalp ve tansiyon ilaçlarıyla antibiyotikler güneşe duyarlılık yaratarak lekeye neden olabilirler. Leke oluşumu ve tedavi yaklaşımında kullandığınız ilaçları dermatoloğunuza belirtmeniz de önemlidir. Ayrıca, melazması olan kişilerde mümkünse doğum kontrol haplarının kullanılmaması önerilir. Leke tedavisinde ayırıcı tanı önemlidir. Dermatoloğunuz tarafından yapılan incelemede lekeyle kendini gösteren birçok hastalık tanısı konulduktan sonra, farklı yaklaşımlarla tedavi edilebilir. Klasik leke tedavisi her hastalık için uygun değildir ”dedi.

SOLARYUMDAN UZUK DURUN…
Güzellik uzmanı Kartal, bronzlaşmak isterken, sağlığın elden gidebileceğine de dikkat çekti.
 “Güneşe maruz kalmak ciltteki pigment üreten hücreleri uyarır ve melazmanın oluşmasına ve tekrarlamasına neden olur. Bu yüzden güneşten ve solaryumdan uzak durmak, uygun ve yeterli miktarda güneşten koruyucu kullanmak melazmanın ve lentigonun oluşmaması için birinci şarttır. Özellikle bahar ve yaz aylarında yüz bölgesine tahriş yaratabilecek işlemlerin uygulanmasından kaçınılmalıdır. Bu tür işlemler leke oluşumunda veya melazmanın tetiklenmesinde rol oynar. Kimyasal soyucular, renk açıcı özellikli ürünler, lazer uygulamaları leke tedavi yaklaşımları arasında yer alır. Ancak sonuçlar her zaman yüz güldürücü değildir. Kullanılan yöntem ne olursa olsun tedavinin en önemli adımı, yapılan işlem sonucunu korumaktır. Tam iyileşmeden güneşe korunmasız çıkılması durumunda daha ilk günün sonunda lekelerin tekrarladığı görülebilir. Güneş koruyucuları melazma ve leke tedavisinde vazgeçilmezlerdir. Güneşten koruyucuların UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili geniş spektrumlu fiziksel veya kimyasal koruyucuları içeren ürünleri yeterli miktarda ve sıklıkta uygulanmalıdır. Dışarı çıkmadan 30 dakika önce yüz ve boyun için yaklaşık iki parmak boyu sıkılan güneş koruyucu bütün gün güneşin zararlı etkilerinden koruyacaktır. Leke tedavisinde güneşten korunmayla leke açıcı ilaçlı krem kombinasyonları etkili olmakla birlikte, belirgin bir etkinin ortaya çıkması için 3-4 ay gibi bir süre gerekmektedir. Güneş ışınları hayatın en önemli öğelerinden birisidir. Güneş ışınlarının sayesinde vücudumuza gerekli olan D vitamini sentezinin bir kısmı gerçekleşmektedir. Ayrıca dermatolojik birçok hastalıkta güneş ışınlarının tedavi edici etkisinden faydalanılır. Ancak belli dozun üzerinde alınan güneş ışığı, vücutta zararlı etkilerin oluşmasına yol açmaktadır. Çünkü güneş ışığı ultraviyole radyasyondur. Güneş ışınlarından yeterince korunulmadığı takdirde güneş yanıkları, cilt lekelenmeleri, çillenmeler, deride kırışıklıklar, mevcut ben sayısında artma ve benlerde DNA hasarına bağlı gelişen deri kanseri gelişimi oluşmaktadır. Dolayısıyla deri kanserlerinin önüne geçilmesinde güneşten korunma, hayati önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Deniz suyu ve güneş cildi kurutuyor
Cilt kuruluğuna yol açan önemli faktörün de deniz suyu olduğunu anlatan Kartal;
“Deniz suyu ve güneşin etkisiyle yaz mevsiminde ciltte kuruluk oluşması da sık görülen bir durumdur. Denizden çıktıktan sonra vücutta kalan tuz güneşin etkisiyle birlikte ciltte pullanmaya ve kuruluğa neden olur. Bunu önlemek için denizden çıkar çıkmaz duş alarak vücut tuzdan arındırılmalı ve nemlendirilmelidir. Birçok güneş kreminin nemlendirici özelliği de bulunmaktadır. Denizden çıktıktan sonra duş alıp güneş kremini yenilemek hem güneşten korunmaya hem de cildi nemlendirmeye yardımcıdır” dedi.

EN ÇOK MERAK EDİLENLER;
“Güneşten koruyucu kremler yararlı mı, zararlı mı?” sorusuna yanıt uzmanından geldi. Kartal, bir uyarıyı da en derelilerimiz için yaptı.
“Kimyasal koruyucuları çocuklarda 2 yaşından önce kullanmayın” dedi.
Güzellik uzmanı Kartal, “Bebek derisi hassas olduğundan 6 aydan önce koruyucu kullanılmasını önermiyoruz. 6 aylıktan sonraki dönemde de mutlaka giysi, şapka, gözlük faktörünü göz önünde bulundurmalı, koruyucu olarak da çinko oksit gibi fiziksel koruyucuları tercih etmeliyiz. Yine sistemik emilim riski nedeniyle kimyasal koruyucuların 2 yaşın altında kullanılmaması gerekmektedir. Çocuklarda giysilerle korunma daha önemlidir” bilgisini Çanakkalelilerle paylaştı.

PEKİ YA NE YAPMALI…?
Güneş ışınlarının zararlarından korunmak için dikkat edilmesi gerekenleri, uzman isim Kartal şöyle sıraladı:
Gün ortasında güneşte bulunma zamanını sınırlayın. Özellikle yaz aylarında 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmamaya çalışın.
Güneşin beton, su ve kumdan yansıyarak gölgede bile yakacağını bilin.
Mümkünse sıkı dokunmuş, güneşten koruyucu özellikli giysiler (UPF) giyin ve baş çevresini yaklaşık 10 santimetre genişliğinde çevreleyen geniş kenarlı şapkalar takın.
Kataraktı önlemesi nedeniyle güneşten koruyucu gözlükler kullanın.
Cildinize dışarıya çıkmadan 20 dakika önce geniş spektrumlu (UVA/UVB) ve yüksek SPF içeren koruyucu ürün sürün.
Güneş koruyucunun üzerinde yazan koruma değerine ulaşmak için ortalama bir yetişkinin bir seferde tüm vücuduna yaklaşık 35 ml güneş koruyucu ürünü sürmesi gerekiyor (2mg/cm2).
Güneş koruyucu özellikle dudak üstü, burun, yanaklar, kulaklar, boyun, sırt, eller, kolların dış yüzü, ayaküstleri, saçsız baş derisine sürülmeli, yüzme ve aşırı eforlardan sonra her 2-3 saatte bir tekrarlanmalıdır.
Her gün yarım saat baş, kol ve bacakları çıplak olarak güneşlenen bebek, vücudu için gerekli D vitaminini sentezler. Düzenli koruyucu kullanımı sonrasındaysa D vitamini yetmezliği geliştiğine dair herhangi bir laboratuvar sonucuna rastlanmamıştır. D vitamin sentezi olsun diye koruyucu kullanmayıp kansere yakalanma riskini artırmak yerine, yeterli dozda güneşten faydalanmak önemlidir.
                                                                                                                                                                                                                DUYGU DOĞAN