GENÇLER YORGUN MU, DURGUN MU, DALGIN MI !?..

“Yorgun olmak” son yılların en çok kullanılan sözlerinden oldu, nedense?.. Çok netameli olan bir söyleyiş biçimi. Bir yerde de gençlerin kendini savunma veya aklama tarzına döndü.

394 0

Hayrettin Parlakyıldız

Hayrettin Parlakyıldız

 
 
               
“Yorgun olmak” son yılların en çok kullanılan sözlerinden oldu, nedense?.. Çok netameli olan bir söyleyiş biçimi. Bir yerde de gençlerin kendini savunma veya aklama tarzına döndü.
Durum fiili olan bu kelime, gün içinde olduğu kadar, diğer günlerde de devam eder. Bu durum fiili, kişinin kendisiyle ilgili olduğu kadar, ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplumla da yakından ilgilidir…
Bizler, genelde yorgun durum fiilini kişinin tembelliğiyle bağdaştırır, işin içinden çıkarız. Ona yaşadığı süreç içinde verilen eğitimin (terbiyenin), ona evde-işte-çevrede verilen modellerden ve genel sağlık durumundan söz etmeyiz. Bu anlayış da bizim kişisel eleştirilerimiz arasında yer almalıdır.
Gerçekten günlük yaşantımız içinde (okulda-evde-işte vs) “yorgun” durum fiilini sıfat olarak, çok kullanıyoruz, bazen acımasız bazen farkında olmadan bazen de gerçek anlamda… Çünkü, etrafımız bilhassa öğrencilerde bu yorgun adam, yorgun öğrenci tamlamalarına, kızdığımız zaman ve beğenmediğimiz, kıskandığımız kişi ve kişilere bu sıfatı vermekten çekinmiyoruz…
Şu gerçeği de görmezlikten gelemeyiz; günümüzün “ekonomik, sosyal, fiziksel” şartları bu kelimeyi etkin hale getiriyor… Yalnız bunu bilmek, gerçek tembelleri de aklamak anlamına gelmemelidir.
Burada annenin doğumla ilgili beslenmesi, stresi, yaşantısındaki endorfin (mutluluk) ile “hiddet ve şiddet” unsurunun da doğacak çocuğu etkilememesi mümkün değildir… Yapılan evliliklerin sağlıklı gitmeyişi elbette aileye-çocuğa yansır, lâkin bunun yansımasını “hiddet-şiddet” içinde olanlar tartışmalarda, kendilerini haklı çıkarmak adına çocuğu da düşünmezler, tek düşünceleri kendilerini haklı çıkarmak ve üstünlük sağlamaktır… Maalesef, bunların sonucu evde hem bedensel hem zihinsel şekilde YORGUN çocuk oluşumunu ortaya çıkarır ki, bu da çocuğu “korkak, ürkek, kendine güvensiz, tembel, hazır yiyici, bedavacı ve saldırgan” biri yapar. Bizler de onlara “yorgun çocuk, yorgun genç” der, dururuz… Bu sıfatlar, bu durum fiili onları bir türlü “olgun çocuk, olgun genç” durumuna götürmez…
Yorgunluk üzerine söylenen “şarkılar, türküler, ağıtlar” yine beraberinde duygusallıkları, boş oturmayı, hazırdan götürmeyi sanki öğütler...
Ders çalışmayı sevmeyen erkeklerimiz sorumluluk almamak, ders çalışmayı âdet haline getiren kızlarımıza oranla sayı artırmada arayı açarlar… Günümüzün bedavacı, kap-kaççı ekonomisi “önce ben” dedirtir, sonrada yaşadığı toplumda dışlanmak adına ayvayı yedirtir..
Tembelliğin başlangıcı; olumsuzluğun, bıkkınlığın, ön yargının, sebebi olmamalı, ama buna nasıl bir kılıfla yorgunluk kazandırdığı da araştırılmalı, buna herkes kendi açısından bakmalı, yorumlamalı ve cevap arayarak, çözüm bulmalıdır.
 
Şunu sorarak, cevaplarımızı netleştirebiliriz:
Bu çocuklar yorgun mu doğdu, yorgun mu doğruldu, yorgunlar mı doğurttu, bizler mi onları yorgunlaştırdık, yoksa bu bir genel söylem miydi de gerçek hayatla buluştu ve  tembelliğe kılıf yapıldı.?
“Ben yorgunum, hayat gelme üstüme, yorgunun dostlarım yorgunum artık !” şarkılarıyla buluşan gençlerimizi dikkatle takip ederek, yaş gruplarına bakalım, ona göre onlara sahip çıkalım, geleceğe hazırlayalım; yoksa derslerde verdiğimiz bilgiler “klâsik olmaktan” öteye geçmez…
“Yorgunum, günlerim yorgunlukla geçiyor, sabah yorgun, öğlen yorgun, akşam yorgun” sonra da durgun, ara ara dalgın… “Yor-mak” durum fiilinden türeyen “yor-gun”dan oluşan söylemlere bakınız, gruplandırırsak:
 1-Âşk yorgunu,  2-İş yorgunu, 3-Düş yorgunu, 4-Kış yorgunu, 5-Eş yorgunu, 6-Aş yorgunu, 7- Para yorgunu, 8-Borç yorgunu, 9- Utanç yorgunu, 10- Evde, işte dır dır, dur dur yorgunu.
Bütün bunların hepsi bedensel ve zihinsel yorgunluğun sebebi olur ki, hayatı çekilmez, insanları seçilmez, mezarlığı geçilmez kılar… Bunu iyi düşünün, siz yaşayın, insanları da yaşatın…
Yoksa;
 Gençler yorgun mu, durgun mu, dalgın mı, kırgın mı !?.. diye daha çok yazar,çok konuşuruz…
Yorgunlukları bitmiş, dinlenmiş, zindeleşmiş, üretmeye hazır, tüketmeye dikkatli gençlikle buluşmak dileğiyle...!..
 
   02. 12. 2018
Dr. Hayrettin Parlakyıldız
Kıbrıs İlim Üniversitesi
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
toplum olarak yorgunuz..hepsi etken yorgunluklarını da ask,iş,para,beden,ruh,yorgunluğu..teşekkürler297 - 3.12.2018 07:29:03
Gerçekten güzel ve anlamı bir konuya deginmissiniz.toplum olarak maalesef çok yorgunuz..ask ,iş,para,sorumluluk, beden ve ruh yorgunluğu hepsi var..
Avatar
Emine Ozel 295 - 2.12.2018 12:21:32
Sevgili Hocam,dinamik ,yorulmsk nedir bilmeyen,hep ureten yureginize saglik olsun.