BİLİMDE EMEKLİ OLMAK YOK !..

Bilimi bilen, bilimi bilim olarak yapan, bilimi kazanç kapısı olarak görmeyen, bilimi birilerinin gözüne girmek için FARZ ve İTEAT anlayışının dışında tutanlara  MERHABA !..

389 0

Hayrettin Parlakyıldız

Hayrettin Parlakyıldız

 
 
                                   
Bilimi bilen, bilimi bilim olarak yapan, bilimi kazanç kapısı olarak görmeyen, bilimi birilerinin gözüne girmek için FARZ ve İTEAT anlayışının dışında tutanlara  MERHABA !..
                 Merhaba, KKTC’deki  akademisyenler – öğrenciler !
                 Merhaba, ÇANAKKALE’deki  bilim dostları – öğrenciler!.
                 Merhaba, Türkiye’nin, KKTC’nin kasım ayı konferans ve sempozyumcuları.
                 Merhaba, sempozyum yiyenleri, ara sıcakçılar !...          
                 Merhaba, sempozyum adına tatilciler ve AVM gezgincileri…!
Bilimde emekli olmak yok, ama emeksiz olmak da yok !.. Akademisyenlik farklı, bilim adamlığı farklı,  hocalık (öğretmenlik) daha  farklı. Herkes akademisyen olur, bilim adamı olamaz; herkes akademisyen olur, öğretmen olamaz; herkes öğretmen olur, akademisyen ve bilim adamı olamaz…!?
Bilim adamı, bilen adamdır, teori (kuram) üreten, uygulayan adamdır; o bencillik bilmez, o “ benci,senci, o-cu değil, bizci adamdır, toplumsaldır, kıskançlık nedir bilmez, kendini aşmış, alanında da toplumu aştırmaya yürümüş, iddia adamıdır.”
Bilim adamı, hür adamdır, hatır-gönül işine gelmez. Bilim adamı cüppe giyer, önü açıktır, kimseye eğilmez, yerine göre saygıyı-sevgiyi verir. Bilim adamının karnı aç, gözü toktur, gurur, onur onun her şeyidir. Bilim adamı üretir, ürettiği insanlık adınadır. Bilim adamının önü açılınca bilimsellikte evrenselliği yakalar. Bilimde millilik-dinilik değil, evrensellik öne çıkar… Bilim adamına, bilim adına destek gerekir, köstek değil… Bilim adamının ideolojisi kişiseldir, bilimle karıştırmaz… Kısacası, bilim adamı ADAMDIR !?..
Akademisyenlik, bilim adamlılığının ilk adımı olup kendini alanında yetiştirerek, geliştirerek, geleceğe kendini hazırlarken, yanındakileri de hazırlayan adamdır. Akademisyen yalnız unvan alan değil, unvan aldıran adamdır (siyasi değil, bilimsel). Bu  unvan alışta bilgi vardır, görgü vardır, paylaşım vardır, ideolojisi bilimsellik olup siyaseti olmayan adamdır. Liyakat, bilim adamlılığının simgesi olur, yengesi değildir…
Günümüzde akademisyen master ve doktora yapınca bir de dayısı varsa, işi kolay, ama adam olması, bilim adamlığına gitmesi zordur… Bazıları için master ve doktoralı olmak hiç de zor değil, masanın üzerine dizersiniz kaynakları, “intihalde maharetiniz iyiyse, ortam müsait, ağabey-abla tarzında aktifsen, biata, iteati de koymuşsan, yabancı dil bilmene gerek kalmadan, unvanları sırala, sonra da gör hele yukarılara çıkmayı…
 
Unvan, statü de sağlar, başı da bağlar… Lâkin, kaliteli, liyakatli olmayı, sosyal olmayı, adam olmayı sağlamaz… Bunlardan bilim adamı olmaz, hele hele eğitimci-öğretmen hiç olmaz; olsa olsa Allah ile aldatmak adına;
“ mürşit suratlı, müşrik olur” ki, ondan da Allah, toplumu korusun… 
 
Bu girizgahtan sonra yazımıza koyduğumuz başlıkta “ bilimde emekli olmak yok !..” sözünden hareket edersek, bu konuda mutlaka örnek olanların çokluğu göze çarpar…
Biz, burada emekli olup da hâlâ emek harcayan, çalışmalarıyla, model olan, yayın yaparak paylaşımcı anlayışını, ruhunu etkin kılarak, dinç kalan, bu millete olan borçlarımızı ödemeye öncülük eden birilerinden söz etmenin güzelliğini sizle paylaşacağız... Eşiyle birlikte KKTC’de Lefke Avrupa Üniversitesi’ne gelerek;
 “Türk Dünyası ve Orta-Asya’da Oğuznameler” konusuyla Prof. Dr. Ahmet Bican Ercılasun ile  “2000 Sonrası Türk Romanında Yakın Tarih”  konulu  KONFERANS’ta Prof. Dr. Bilge Ercılasun’u dinleme fırsatını Kıbrıs İlim Üniversitemizin Türkçe Bölümündeki öğrencilerle yakaladık… Bilgilendik, ilgilendik, söyleşide buluştuk, inanın hepimiz çok hoştuk. Kendileri ve konferansı düzenleyen Sadettin Yıldız, Oğuz Karakartal’la;  bölümümüzden Osman Yıldız, Hayrettin Parlakyıldız, İbrahim Arslan olarak birlikteydik; konferansı verenlere, ortamı hazırlayanlara, bizleri oralara ulaştıran bölümümüzün öğretim elemanlarına, öğrenci arkadaşlara teşekkür etmek güzel olacak, çünkü gönül tazeliğini yakaladık, Oğuznamelerle – Dedekorkut’la yıkandık, ruh zenginliğimize baktık, Türk romanında nerelerdeydik, nereye geldik, o romancılarımızı da andık… !?
Biz bu çalışmalarla zamanımızı değerlendirirken, Çanakkale’deki bir sempozyumda da “bilimde emekli olmayan biri vardı” ki; o da Şükrü Elçin ve Hacettepe geleneğinden ( A. Bican Ercılasun da)  gelen Prof. Dr. Abdurrahman Güzel’de yanımızda değildi, ama bir telefon kadar  bize yakındı… 
Emekli olan, ama emeklerini hâlâ bizimle paylaşan bu bilim adamlarımıza buradan saygılarımızı, sevgilerimiz sunmak, bizim için bir zevk olacaktır…
KKTC’den, Girne’den sevgilerle…
 
                                                                                                                             11.11.2018                                                                                                                 Dr. Hayrettin Parlakyıldız
                                                                                                 Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                                                                      E-posta: hparlakyildiz@mynet.com
 
 
 
 


Etiketler; #bilim
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dr.Nazime Tuncay285 - 17.11.2018 17:21:29
Yazınızdan dolayı sizi kutlarım, ilime verdiğiniz emeklerden dolayı da ellerinizden öperim. Özellikle bilimde evrensellik ve emek gerekliliği konularında size katılıyorum hocam. İyi çalışmalar.