“O, ORTAOKUL KOMPOZİSYONU…”

Çanakkale Belediyesi 16 / 10 / 2018 tarihinde Vitamin gazetesinde yayımlanan “Bize Ne Bu Çiftin Evlilik Yıldönümünden “ başlıklı yazımdaki iddialar karşısında kamuoyuna bir açıklama yapma gereğini...

181 0

Halil Turhanlı

Halil Turhanlı


                        
          Çanakkale Belediyesi 16 / 10 / 2018 tarihinde Vitamin gazetesinde yayımlanan “ Bize Ne Bu Çiftin Evlilik Yıldönümünden “ başlıklı yazımdaki iddialar karşısında kamuoyuna bir açıklama yapma gereğini duymuş. Açıklama belediyenin sitesinde yayımlandı.  Ayrıca bir süredir belediyeden nemalanan ve karşılığında belediyenin basın bülteni gibi yayın yapan bir yerel gazetede bu açıklamaya yer verdi.
         Çanakkale Belediye Başkanı’nın hakikat hilafına beyanda bulunmak,  söylediği sözleri bir süre sonra inkar etmek gibi çok kötü bir huyu var. Bu kez yine öyle yapmış. Daha doğrusu yazıyı yazdırdığı birileri onun adına inkârda bulunmuşlar. Birilerine yazdırdı diyorum, çünkü Ülgür Gökhan’ın çok basit metinleri bile kaleme almayacak denli ifade yeteneğinden yoksun olduğunu biliyorum. Bunun kanıtı geçen yıl ancak sanal ortamda yapabildiği 18 Mart konuşmasının metnini bile kendisinin yazamamış, o ortaokul kompozisyonu düzeyindeki metni  parayla başkasına yazdırmış olması.  Metin yazamaz ama,  bayağı ve düzeysiz analojiler yapmada Pilavcı’nın  üstüne yoktur. Bu konuda da elimde  kuvvetli bir kanıt var :  Ülgür Gökhan , 2017 yılında zeytinliklerle ilgili   kanun tasarısı hazırlanırken, tasarıyı hazırlayanlar için “  Tecavüzcü Coşkun gibi oldu bunlar, doğa tecavüzcüsü “   sözleriyle son derece düzeysiz  bir benzetme  yapmıştı. İşte size Çanakkale Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan kişinin portresi. Portreye bakın ve bu şahsın seviyesi hakkında fikir sahibi olun.
          Bu girişten sonra geliyorum benim yazıma karşı belediyenin yaptığı kamuoyu duyurusuna. Duyurunun her satırında, her sözcüğünde suçüstü yakalanmış, köşeye sıkışmış bir insanın ruh halini okumak mümkün.  Diyeceğim o ki Pilavcı’nın etekleri tutuşmuş. Devlet katından gelecek bir azarlanma, paylanma ihtimali onun gözünü korkutmuş görünüyor. O aldırmaz tavrını elinde olmadan terk etmek zorunda kalmış. Telaşa kapılmış, telaş içinde inkar yoluna sapmış.
         Duyuruda gerçeğe aykırı olan ve inkar edilen ne?   Duyuruda meczup sözcüğünün sadece İlahiyat Fakültesi’ndeki bir öğretim görevlisi için kullanıldığı söyleniyor. Pilavcı’nın meclis toplantısında söyledikleri harfi harfine 7 / 10 / 2018. tarihli bir diğer belediye yandaşı yerel gazetede, Çanakkale Olay’da yer almıştı. Benim kaynağın da bu gazetedeydi. Ayrıca meclis toplantısının tüm kayıtları toplantıyı canlı yayınlayan Ton TV arşivinde mevcut olmalı. Dolayısıyla olay yargıya intikal edecek olduğunda ( ki öyle bir ihtimal var )   Ülgür Gökhan’ın ne söylediğinin ispatı sorun olmayacak.
         Kaynak aldığım yandaş gazeteden aynan aktarıyorum, Ülgür Gökhan’ın haberin başlığı olarak da kullanılan sözü şu : “ Ne kadar meczup varsa, Çanakkale’de türemeye başladı” . Yani Pilavcı duyurudaki iddianın aksine sadece İlahiyat Fakültesi’ndeki öğretim üyesi A.A’dan söz etmiyor. Çanakkale çok sayıda, en azından birden fazla meczup bulunduğundan yakınıyor ve sözünü şöyle sürdürüyor , (meczupların ) “ Kimi  Milli Eğitim’de, kimi üniversitede “.  Pilavcı’nın sadece  ÇÖMÜ İlahiyat Fakültesi’ndeki öğretim görevlisinden söz etmediği, bunun yanısıra Milli Eğitim Müdürlüğü’nde de  “meczup”ların bulunduğunu  ileri sürdüğü çok açık değil mi ? .
        Dürüstlükle bağdaşmayacak bir tutumla her ne kadar inkar etse de İl Eğitim Müdürlüğü’nde de  “meczup”ların varlığından söz ediyor. O zaman biz de soruyoruz, kimdir İl Eğitim Müdürlüğü’ndeki meczuplar?  Eğer  sayın İl Eğitim Müdürü’nü  kastetmediyse   Çanakkale  Milli Eğitim Müdürlüğü’nde  “türediğini ileri sürdüğü   “ meczuplar “  kimlerdir?.  Bunu açıklamak zorunda.
        Göründüğü üzere, Ülgür Gökhan’ın İl Eğitim Müdürlüğü’nde meczupların bulunduğunu söylediği ispat ihtiyaç duyulmayan bir gerçek.  Pilavcı’nın bu meczupların kimler olduğu konusunda Çanakkale kamuoyuna bir açıklama yapma borcu var. Eğer açıklamazsa bu meczup nitelemesini sayın İl Eğitim Müdürü hakkında söylemiş kabul edilmeli. Çünkü, onun meczup sözüyle İl Milli Eğitim Müdürü’nü kastettiğine dair elimizde kuvvetli karineler mevcut.
         Bu sözcük hangi bağlamda, bu tür bir edim dolayısıyla kullanılmıştır?  Şair Cahit Zarifoğlu’nun   “ Bir Değirmendir Bu Dünya” başlıklı kitabının okullara önerilmesi nedeniyle.  Pilavcı bu kitabın önerilmesini “ rezalet “  olarak nitelemiş. Kitabı öneren İl Eğitim Müdürlüğü’nün kurumsal örgütlenmesinde en yetkili kişi ve aynı zamanda bu öneriyi resmi olarak onaylayan ve imzalayan kişi Sayın İl Eğitim Müdürü. Ülgür Gökhan’ın rezalet dediği öneriden resmi olarak sorumlu olan devlet görevlisi o.
         Dahası var : CHP İl Örgütü    ,yani Ülgür Gökhan’ın onayını almadan  hiçbir konuda adım atmayan, ondan icazet  almadan hiçbir  şey yapamayan CHP il örgütü   belediye meclisi toplantısında  meczup nitelemelerini içeren konuşmanın   yapılmasından sadece dört gün önce İl Eğitim Müdürü   hakkında  cumhuriyet savcılığına  suç duyurusunda bulunmuşlardı.  ( Haber Kaynağı : 28/ 09 / 2018 tarihli Çanakkale Olay gazetesi ). Peki, eğitim müdürünün suçu neymiş ?  Yine  aynı şey ,sayın müdür Cahit Zarifoğlu’nun kitabını önermiş. Tekrar altını çizerek yazıyorum :Sayın İl Eğitim Müdürü  hakkındaki bu suç duyurusun Ülgür Gökhan’ın haberi  ve onayı olmadan   yapılmış olabileceği düşünmek için   insanın gerçekten çok  naif olması  gerekir.
          Daha açık bir ifadeyle,  Ülgür Gökhan’ın CHP il örgütü üzerindeki etkisi , vesayeti ve hakimiyeti, Çanakkale Belediye Başkanlığı ve CHP il örgütü arasındaki çok sıkı ilişki dikkate alındığında sayın İl Eğitim Müdürü hakkında  cumhuriyet başsavcılığına yapılan suç duyurusunun perde arkasında da  belediye başkanının bulunduğu  rahatlıkla ileri sürülebilir. Şu halde,   benim 16 / 10 / 2018 tarihli yazımın belediye başkanı ile İl Eğitim Müdürü’nü karşı karşıya getirmesi söz konusu değildir. Anlaşılan o ki, maalesef Ülgür Gökhan ve CHP il örgütü İl Eğitim Müdürü’nü daha önceden hedef olarak seçmişlerdir. Diğer deyişle,  cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu dilekçesi verildiği gün sayın İl Eğitim Müdürü’nü karşılarına almışlardır.
          Son olarak   şunu vurgulamak istiyorum: Ülgür Gökhan’ın  bu kitabı belediye meclisinin gündemine getirmesi çok yersiz, her  yönüyle gösteriş kokan bir tavırdır. Eğitimde hangi kitapların okutulacağına karar verecek kişi belediye başkanı değildir. İl Eğitim Müdürlüğü hakkında sarf ettiği sözler de son derede terbiye dışı bir nitelik arz etmektedir ve düzey düşüklüğüyle maluldür. Meclis toplantısında eğitim konusunda kendini yetkili sanarak ve haddini aşarak  bu ağır sözleri kullanan  Ülgür Gökhan’ın okul ziyaretlerinde  eğitim konusunda nasıl ahkam keseceğini, okulları nasıl siyasi propaganda mekanına dönüştüreceğini tahmin etmek  zor değil. İşte bu nedenle ben ısrarla ve inatla tekrarlıyorum, Ülgür Gökhan ve taifesi öğrenim kurumlarımızdan uzak tutulmalıdırlar. Seçim yılında siyasi propaganda amacıyla  okullara  herhangi bir  malzeme  dağıtmalarına izin verilmemelidir.
.
 
 
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.