AYNALI  “AYNEN” ’LİLER !..

Bu gün mizahla karışık, gerçek konuşma hatasından yola çıkarak, sizinle buluşmak, tartışmak, konuşmak, istedik… Yazılı anlatımda yapmayıp sözlü anlatımda “ağzımızdan çıkanları duymayıp  da sürekli eği

578 0

Hayrettin Parlakyıldız

Hayrettin Parlakyıldız

 Bu gün mizahla karışık, gerçek konuşma hatasından yola çıkarak, sizinle buluşmak, tartışmak, konuşmak, istedik… Yazılı anlatımda yapmayıp sözlü anlatımda “ağzımızdan çıkanları duymayıp  da sürekli eğitim merkezi (SEM) kadrosunda AYNEN görevi alanlarla (!?) söyleşimiz olacak…
 Dili de dini de bozanların mantığı aynı; işine geldiği gibi kullanmak, işine geldiği gibi kendini  iletişimde olduğuna inandırmak,  işine gelmeyince bırakıp kaçmak veya hak hellâliğiyle kendini aklamak… 
Dili bozmanın yolu, kelimeleri yerinde kullanmamak, dini bozmanın yolu farzı-sünneti kendine uydurmak…!?
AYNENLİ Ayten, aynenli Gülten, aynenli Nurten,  aynenli Ahmet, Aynenli, İbrahim, aynenli kardeşim, aynenli öğrencim, aynenli esnafım, aynenli kızlar, aynenli erkekler;  aynenli öğretmenim, aynenli akademisyenim, aynenli hocam, aynenli lokantam, aynenli sohbet edalıları, aynenli arkadaşlarım, dostlarım sizlere selâm yok, ama kelâmımız çok…
AYNENliler sultası;  “aynenin” günlük politikalara uyumlu çıkarlar ile iyi  çocuk olma adına, puan aldıklarını zannedenler;  bunun “yalakalığın” başlangıçı olduğunun farkında mısınız.?!..
Bir zamanlar “YANİ’lerle,  YA’larla, HANİ’lerle, ATIYORUMlarla” yürüdünüz, bu gün de AYNEN’lerle yol almaya çalışıyorsunuz, ama yolunuz daralıyor, hiçbir şeyin size ait olmadığını biliyor, içiniz kararıyor, lâkin kendinizi AYNEN söylem hatasından alamıyorsunuz !?..
AYNEN’in basitlik içerdiğini, duygu ve düşüncelerinizi kısırlaştırdığını düşünemiyor musunuz? Öyle sanıyorum ki, bu yazdıklarımı da okumadan veya okuyup da yorumlamadan “bana katıldığınızı”, AYNEN diyerek, duygu ve düşüncelerimi paylaştığınızı sanıyorsanız, YANILIYORSUNUZ !..
AYNEN sözünün bizlerde KENDİ olamayıp da “AĞABEY-ABLA” anlayışıyla bütünleştirerek, BİAT (fiyat) – Bİ  AT kültürüne götürdüğünü, çocuklarınıza,arkadaşlarınıza, öğrencilerinize MODEL oluşturarak, KELİME hazinenizin darlığını göstermeniz var ya !... Helâl olsun, size… AĞABEY kelimesini ABİ’ye çeviren AYNENCİLER, bazen sizlere merhaba demekten, bazen sizinle oturup konuşmaktan sıkılmadığımı söylesem , yalan olur, efendiliğiniz, hanımlığınız, yıllarca aldığınız eğitim, yıllarca verilen “dili kullanma” becerisi de bu arada TALAN olur…
Yıllardır, cebine giren parayı zaman zaman sayarak, kendine güven kazandıran parasal ağızlılar, ara ara da konuşurken, yaptığınız dil yanlışlıklarını bir saysanız ya !... O zaman parasallığınız azalacak, dilselliğiniz çoğalacak, bilgeselliğiniz değer kazanacak, sizlerin o zaman bakışı değişecek, zihniniz gelişecek, adımlarınız kararlı, duruşunuz ailesel, çevresel, yapınıtoplumsal olacak !?..
“Aynalı- aynılı – aynenli ” olmak çok kolay, çok da zor... Aynanın karşısına geçmek, orada kendini görmek, sonra da “kendinde olanlarla – olmayanları” farketmek, kendini düzeltmek çok zor; önce aynaya bakacaksın, burada bakmanın şekli olacak,sonra göreceksin, gördüğünü bileceksin, bildiğini zihinselliğe döküp yorumlayacaksın; bu da estetik görüş ister, bedensel farklılıkları farkeden yorum ister; aynanın gösterimi AYNIlık verir, ama AYNENlik vermez, bunu da kabulleneceksin… Çok kolay;  AYNAya bakıp zihinsellikle uğraşmayacaksın, işte burada,  her söylenene yorumsuz “katılıyorum” anlamına girince de aynalı  AYNENlik başlar ki, bu işinizi kolaylaştırır, zorluklarınızı çözer, ama duyarlı-tutarlı olanları da üzer…
Kullanılan kelimelerimize bakalım:
Yaşam boyunca kullandığımız dilde “isim, fiil, edat”  olan kelimelerin olduğunu bilmek, yeterli olmayacağına göre, isim soylu olan kelimelerle anlatımı güçlendirmek gibi de görevimiz vardır.  “Ayna-nın isim, aynı-nın sıfat ve  aynen-in isim soylu zarf” olduğunu, birinin isimden, diğerinin fiilden önce geleceğini bilmek ve bununla kullanmak, dili kullananın görevi olmalıdır. 

aynen
zarf (a'ynen) Arapça ?aynen
zarf  Olduğu gibi, hiçbir değişiklik olmadan, aynıyla
aynı
sıfat (a'ynı)
1. sıfat Benzer
2. Başkası değil, yine o
3. Aralarında ayrım olmayan
4. Eski durumunda kalmış, değişmemiş.
 
İnsan zora girmeyi, zorlukla yaşamayı hiç sevmiyor;  istiyor ki her şeyin kısası, kolayı olsun… Böyle bir anlayışla yaşamayı isteyenler;  bedavacı, köşe dönmeci oluyor, onu benimsiyor da yemeğe, gezmeye, eğlenmeye, hava atmaya geldiği zaman her şeyin uzununu istiyor, bu da tabiatın doğasına uygun olmuyor… Zamandan tasarruf güzel, kelimeleri yerinde anlatımdan tasarruf çirkin
 
Günümüzde teknolojinin işi kolaylaştırdığı doğrudur, ama insanı da robotlaştırarak, ruhsuz-dilsiz, kimliksiz kıldığı da doğrudur…
 
Bizler,  her görüşe AYNEN diyerek, robotlaşmak, birilerinin uşağı olmak istemiyorsak, ELEŞTİREL bakışımızı etken kılalım, duygu ve düşüncelerimizi AYNENle 
basitleştirmeyelim…!?                                                                              
                                                                                                                             14.10.2018                                                                                                                                                                      Dr. Hayrettin Parlakyıldız
                                                                                              Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                       
                                                                                                 
                     
 
 
 
 
                                                                                     
                    
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dr.Nazime Tuncay273 - 23.10.2018 03:53:58
Sayın hocam, yazınız ve yorumunuz için tebrik ederim. Özellikle gençlerin kendini ifade etme ve yazmaki 'üşengeçlikleri' son yıllarda giderek artmıştır. Teknolojinin ilerlemesi onları olumsuz yönde etkilemiş ve sanal yazışmalardaki aksaklıkları güncel hayattaki iletişimlerine aktarmaya başlamışlardır.