Bomboş zamanlar

Boş zaman, çağlardır en az güzellik kavramı kadar değişken bir anlam içerir.

103 0

Burcu Erdal

Burcu Erdal

 
Antik zamanlarda, derin düşünce ve ruhun arındırılması için değerlendirilen serbest zamanlar; Romalılar tarafından eğlence, spor, oyunlar, gladyatör dövüşleri gibi etkinliklerle günümüzdeki anlayışa paralel olabilecek bir şekilde değerlendiriliyordu. Endüstrinin gelişmesiyle birlikteyse boş zaman, lüksü sergileme ve prestij sağlama kaynağı olarak modern bireylerin gösterişli kağıttan kuleleri halini aldı. Bir düşünün, yoganın derin felsefesi, üflesek uçacak anlık selfie’lere dönüşürken; alışveriş yapmak suni mutluluklara ve yurt dışı gezileriyse bir üst sınıfa göz kırpışa evrilmedi mi? Bizim ‘ben zamanı’ dediğimiz dar vakitler, kapitalizmin arka bahçesi olmuş olabilir mi? Modern dünyanın kuralı aslında çok basit: 8 saat uyku, 8 saat iş ve geri kalan 8 saat ise zorunlu olmayan aktivitelerin bütününü kapsayan boş vakitler... Bu ‘özgür’ 8 saatin farkında bile olmadan, kendinizi sürekli meşgul ve yorgun hissediyorsanız panik yok, çünkü kesinlikle yalnız değilsiniz.
 
Harcanan para değil, belki de zaman
 
Teknoloji sayesinde, maillerinizi telefondan okuyup neredeyse tüm zorunlu işlerinizi hızlı ve kolay bir şekilde bitirebiliyorsunuz. Bu size hem zaman hem fiziksel güç kazandıracakken her geçen gün daha da yorgun gözlerle ekranınıza bakmanıza neden olan ne? Cevap basit; tüketim toplumunun çekim alanına girdiniz! Lunapark misali sizi içine çeken alışveriş merkezleri, herkesi hayalindeki ideal vücut ölçülerine doğru tam gaz koşturan spor salonları ve eğlenme vaadiyle satın aldığınız yüzlerce biletle birlikte dev bir sirkin içinde boş vaktinizi ‘değerli’ harcamaya çalışıyorsunuz. Peki ne yapmanız gerekiyor? İlk adım modern zamanda, boş zamanların bile dev bir endüstrinin av sahası olduğunun farkına varmak. Birbiriyle yarış haline giren eğlence sektörü, işten arta kalan vaktinizi yalnızca bir şeyler tüketme konusunda sizi yönlendiriyor. Şimdi durun! Evet sadece durun! Durmak belki de en çok ihtiyacınız olandır. Ve baştan başlayın...
 
Nedir bu başımıza gelen?
Neredeyse tüm sosyal ilişkilerimizde devasa bir klişe bulutu tek bir soru cümlesiyle yüzümüze çarpıyor: “Boş zamanlarında neler yapıyorsun?” Evet, bir insanı tanımak istiyorsanız ne işle meşgul olduğundan ziyade arta kalan zamanda ne yaptığına bakmanız gerekir aslında. Ne de olsa boş zamanlar tamamen özgür iradenizi konuşturduğunuz zaman dilimleri. İflah olmaz bir ‘boş zamanlarımda kitap okurum’cuysanız siz de birçokları gibisiniz. Ancak kabul etmek gerekiyor ki havalı görünmek için, çok daha fazlasına ihtiyacınız var. ‘Serbest zamanlarımı nasıl daha havalı gösterebilirim?’ diyorsanız, son derece zekice davranmalısınız. Çünkü siz evde tembellik hakkınızı sonuna kadar kullanırken, diğerleri jet hızıyla iş yerlerini terk edip event’lere koşmuş, bilirkişi edasıyla eğlence mekanlarında dans etmiş ve pazar sabahı kuşluk vaktinde kahve ve kitap story’sini paylaşmış olabilir. Boş vaktin ekmeğini yemekten daha zor bir şey varsa, o da ayağınızı internet paketinize göre uzatmaktır. Başkaları ne yaptığınızı görmeyecekse, serbest zaman aktivitelerinin hiçbir önemi olmayabilir mi? Bu nedenle değil mi bir konserde ya da sergide çıplak gözle göremememiz hiçbir şeyi. Bir mekana girdiğinizde, atmosfere ‘tamam’ dediğiniz an elinizin sağ arka cebinizdeki telefona uzanması ve hatta evde kahvenizi sehpanın üzerine koyup ayaklarınızı uzattığınız an bir anda kadraj peşine düşmek ve kahvenin yanına bir de kitap iliştirivermek... E devir değişti tabii boş zamanın anlamı da. Yazar Gülten Akın aslında yıllar önce konuyu çok da güzel özetlemişti: “Ah, kimselerin vakti yok. Durup ince şeyleri anlamaya…” Yalnızca kitap okuyarak, müzeleri dolaşarak, ruhu doyuran konserlere giderek yani her türlü entelektüel etkinliğe katılarak boş zamanınızı değerlendirmeniz gerekmiyor elbette. Çünkü günün sonunda her bir etkinlik, Instagram profilinizde tıklanmayı bekleyen; bir gösteriş aracı olarak kalacaksa, vaktiniz gerçekten de bomboş geçmiş demektir! Örneğin spor yapmak istiyorsanız, bunu gerçekten sağlıklı olmak ya da kendinizi aynada daha iyi görmek için yapmalısınız. Aksi takdirde 12 aya böldürdüğünüz spor salonu taksitleriniz, ‘herkes spor yapıyor’ diye vakit öldürdüğünüz bir kopya hayat biçimine dönüşecek. Asıl soru şu olmalı: Boş vaktimde kimse beni görmeyecek olsa, şu an gerçekten ne yapmak isterdim?
SEVGİYLE KALIN
 
 


Etiketler; #bomboş
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.