.


“Yok artık…!” dedim önce. Sonra da; “Ne alaka, hiç mi görmediniz…?” sorusunu iliştirdim sözlerime.
Muhtemeldir ki, kulak misafiri olduğum sohbeti edenler, hayli uyuz oldu benim bu halime.
Olayı baştan anlatmayacağım. Bu gün mahşetimizin konusu tüm mesele. FEMEN’ in Türkiye mensupları. Hani, Balaban’da süren ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ ne, üstsüz destek sunan hanım kızlar.
Aslında her biri sanki Çarşı taraftarı. Denir ya Çarşı için; “Çarşı.. her şeye karşı…”
Kara Kartal’ ın taraftarları belki de bana çok kızacak. “Bizi neden karıştırdın…?” sorusuyla, öfkelenecekler  belki de
 Çarşı’nın her şeye karşı olduğunu anlatmak ne benim haddime, ne de başkasının. Çarşı o, elbet olacak farkı.
Hemen her konudaki tepkiye, üstelik de dünyanın her ne köşesinde olursa olsun, destek sunan şirin kızlar diyeceğim, belki de bu kez eşim bozulacak bana… Ve diyecek ki; “Senin ne işin var üstsüzlerle?” diye de soracak hesabını.
 Sosyal medya ve de elimizden düşmeyen akıllı telefonlar, hayatın öyle içinde ki son yıllarda, olanı biteni, son dakika gelişmeleri, dedikoduları, olanı biteni. Borsayı, zamları, daha sı neleri, hep sosyalden öğrenir olduk.
Femen meselesini, sosyalden öğrenen birçok hemşehrim gibi, sohbetlerine kulak verdiğim gençler de, Femen’ in üstsüz poz verilerek gösterdiği tepkiye, sosyal den öğrenmişler.
Başımıza ne işler açtın beeee sosyal medya…?
Akıllısı beni bulmaz, delisi de yanımdan ayrılmaz gibisin şu sıralar.
“Bak gördün mü? “ sorusu gibi,“hele bunu duydun mu?” ya da nedesin sosyal medya.
Bir son dakika gelişmesini, sosyalden öğrenip, bana soranlara; “Bilmiyorum…” dediğim anda; “Sen nasıl gazetecisin?” diye sorulmasından usandığımı dile getirmeme de gerek yok sanıyorum.
Misal, meslektaşlarımdan Tekin ağabey. Olanı biteni, an itibariyle yaşanılanları, olay yerinden canlı yayınlarla vererek, Çanakkale’ nin ve Çanakkalelilerin eline haberi konduran isim.
Takipçileri, habere bir tık uzaklar sayesinde. Gir facebok’a, tıkla tekini, izle canlı canlı gelişmeleri.
Femen meselesini gündeme getiren ve paylaşımında dile getiren Tekin ağabey den meseleyi öğrenen gençlerin sohbetinde;
“Gidelim, görelim. Bizde anlayalım meseleyi. Yerinde görelim tepkiyi ve tepkiyle açılan m… ri” leri diyordu genç isimler.
Balaban’ da, üstsüz şekilde Kaz Dağlarına destek sunduklarını  tahmin ettikleri şirin kızları görecek di çılgın gençlik.
Sohbetlerine kulak misafiri olduğum gençlere: “her gün orada değiller dir…” dediğimde, biraz bozulsa da bizim çılgın gençlik, biraz da utanmadılar değil hani…!
Çocuktan al haberi dediğimiz günler geldi geçti,   yerini; sosyal ağlar, bir de bizim Tekin ağabey aldı gitti.
 Femen haberinin görseli, akıllara “gidip biz de görelim..” düşüncesine getirmeye yettiyse de, Balaban’da bir üstsüzlük hayali de aldı başını gitti.
Hey Allahım.. Ne günlere kaldık…?