Sosyal medyada,  tanımlanamayan yaklaşım…

Zaten insanı çileden çıkarır yaşanılanlar ortada iken, bir döneme damga vuran, insanlık suçu işleyip gerçekleştirilen  katliamlar üzerinden; “Keşke hepsini yaksaydı” demek, bence hiç de doğru değil

53 0

Erdem Sürek

Erdem Sürek


“İnsanlık suçunu, Hitler’e bağlamak…”
Zaten insanı çileden çıkarır yaşanılanlar ortada iken, bir döneme damga vuran, insanlık suçu işleyip gerçekleştirilen  katliamlar üzerinden; “Keşke hepsini yaksaydı” demek, bence hiç de doğru değil ya neyse.
Hitler’ i haklı çıkarmak mıdır şimdi 40’ lı yıllardan örnekler sunmak, yoksa insanı sadece konu mankeni olarak görmek midir yaşanılanlar karşısında? İnsanlığı unuttu mu yoksa insanlar?
Sosyal medya paylaşımları dün gün boyu devam etti. Muhtemel daha da sürecek. Bir yanda canlar giderken, üstelik yaş sınırı bulunmaksızın, biz halen süslü laflar edip, ‘Ne de güzel söylemiş’ derdine mi düştük..?
Yoksa; alacağımız beğenilerle övünme telaşına mı kapıldık yine?
Dünya liderlerinin çıkışları elbetde önemli.  Bir coğrafyada süren ve de yeni de olmayan insanlık dışı hareketlere elbet her bir insanın tepkisi var. Kimi içinden içine konuşuyor küfürlü sözlerle, kimileri de yek ten haykırıyor…. Kimimiz de, olanı biteni çaresiz şekliyle izlemekle yetiniyoruz. Yapacak başka ne var ki…? Elimize silah alıp, benzeri türden eylemlere mi kalkışmalı…? 
Gecesiydi, İsrail’de gerçekleşen ve canlara kıyan eylemi aktarır haberler ve bu gelişmeye karşın yapılan tepkili değerlendirmelerin konu edildiği TV programları…
Herkesin ve her kesimin bir sözü vardı en okkalısından. Siyasetçisi ile devlet adamı ile veryansın  sözler en yüksek perdeden çıkıyordu hem de…
Duruma dair bazı tespitleri aktarır görseller de vardı sosyal medyada sıkça yer alan, güne ilişkin özenle kurulan cümleler de.
En çok dikkat kesildiğim ise; sapanla taş atan, muhtemel benzer bir saldırının kurbanı olmuş ve engelli kimliğine istemese de bürünmüş Filistinlilerin mücadelesini gösterir anların paylaşılıp, zaten sinir ve öfkeden deliye dönmüş, yapılan zulme seyirci kalamayan insanlara adeta gaz yüklemesi yapılmasıydı.
Siyaseti konuya dahil edip, bir zaman önce atılan; ‘Reis bizi Afrin’e götür’ sloganlarını hatırlatıp, ölen, şehit olan Filistinliler üzerinden, kendilerine paye çıkarılması da ayrı bir meseleydi ya, neyse…
Türkiye’nin; üzerinde çıkar nedenli akıtılan kan’ı eksik olmayan coğrafya üzerine tavrını bilmeyen yok şu koca dünyada.
En çok da, Türk Milleti iyi bilmekte ülke insanının ve devletinin duruma karşı tavrını,  düşüncesini ve tamamen samimi tutumunu.
Yaşanılanlar üzerine aklı Selim düşünmek ve de Coğrafyaya uzaklığı binlerce kilometre denilerek telaffuz edilen ülkelerde yaşayan insanların, konuya hassasiyetini arttırma adına özenle kurulan cümleler de edildi Türkiye’den.
Birilerimizi gaza getirmek adına değil, İsrail’de can alanların, buna neden  maskelerini düşümek adına gibiydi adeta MHP lideri  Devlet Bahçeli’ nin sert sözleri.
"Trump alnına kara leke sürdü"  derken Bahçeli, bu durumları sürekli sıfatlarına dönüşen, o kanlı ellerin büyük destekçilerinin daimi maskesini de anlatıyordu bence. Ya da; belki de ben öyle okudum denilenlerin özeti.
Bu konuda sadece, MHP liderinin ettiği sözlerinden neden bahsettiğimi sorgulayanlar olabilir. Siyasi düşünce kaynaklı bir neden aranmasın, özellikle bunu rica edeceğim.
En çok tepki vermesi ve de ağır sözler etmesi gereken Bahçeli’nin dahi aklı Selim halini önemli bulduğumdan, sadece o’nun sözlerinden bahsetmemin nedeni. Kimse Öküz altında Buzağı aramasın bence. 
Başkent’te, hayli yüksek perdeden ses veren MHP lideri Devlet Bahçeli;
 "Siyonist emeller, hepimizin yüreğini kavuran cinayetlerin bedelini elbette acı ve ağır biçimde ödemelidir.
 Trump, izah ve bahanesi olamayacak bir yanlış kararın fail ve figüranı olarak mazlumların ölümünde pay sahibi olmuş, alnına ömrü boyunca çıkmayacak kara bir leke sürmüştür. Kudüs, İsrail başkenti olamayacaktır" diye haykırdı dün.
İsrail’in,  Gazze’deki saldırıları üzerineydi  Bahçeli’nin basın açıklaması yapmasına  neden.
Yaptığı hatırlatması da bence hayli önemliydi ya neyse…  ABD Başkanı Trump’ın,  6 Aralık 2017 tarihinde tek yanlı ve yozlaşmış bir anlayışla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin bölgesel huzur ve sükunete tamiri ve telafisi çok zor olacak bir tahribat verdiğini yeni iddia etmiyordu sayın Bahçeli.
Sözleri ve tarih vererek yaptığı hatırlatması, son yaşanılanların nedenini ve de sorumlusunu bence hayli açık ediyordu sayın Bahçeli’nin.
Şimdi denilmesin; ‘Nereden çıkartıyorsun?’, ‘Nasıl vardın bu kanıya?’ diye. Buyurun bir de siz okuyun MHP liderinin sözlerini.
*- "İsrail, şiddet ve terörü politika enstrümanı haline getirerek masum Filistinli kardeşlerimizin hayat ve varlık haklarına kast etmiş, sonuç itibariyle katliamcı bir devlet olduğunu hem resmileştirmiş hem de belgelendirmiştir.
ABD’nin Tel Aviv’de bulunan büyükelçiliğini haksız ve hukuksuz şekilde Kudüs’e taşıması büyük bir çatışmanın fitilini tutuşturmuş, dehşet verici bir kamplaşmanın gerekçesini oluşturmuştur. İsrail, ABD’nin açtığı karanlık ve kanlı güzergahta gözü dönmüşçesine ilerleyerek Gazze’de son yılların en ağır katliamına imza atmıştır.
Dün, Gazze sınırında düzenlenen gösterilere ve bu kapsamda meşru tepkisini koyan göstericilere acımasızca saldıran İsrail askerleri sayıları 60’ı bulan Filistinliyi öldürmüş, 2 bin 500’ü aşkın Filistinliyi de yaralamıştır.
İsrail katil, haydut ve terörist bir devlet olduğunu tüm delilleriyle ispatlamıştır.”
Bu sözler, vardığım düşünceye neden değil de, ya nedir…?
Neyse, herkes aynı görüşte olacak diye bir şey yok elbet. Kimimiz sağ, kimimiz sol. Kimimiz de ben gibi, doğru bakışı savunan sade; ‘sağ-sol…’ Fakat yine de, önce insan…!
Mübarek Ramazan ayının hemen öncesinde Gazze’de vasat bulan insanlık ve inanç dramı diye sürüyordu Bahçeli’nin sözleri.  Bunun, tahammül sınırlarını aştığını, sabır taşını çatlattığını da dile getiriyordu MHP lideri.
Dedikleri, üzerine basa basa vurguladıkları uzundu sayın Bahçeli’nin.
Ne var ki; en çok dikkat kesildiğim sözleri; “İsrail dinler arası husumet ve cepheleşmeye açıkça hizmet etmiştir.” şeklindeki çıkışıydı.
 “İlk kıblemiz Kudüs’ün manevi dokunulmazlığını ihlal eden, inancımızın kutsallarına ihanet ve istila cüretinde bulunan ABD-İsrail şebekesi ateşle oynadığını, çok tehlikeli bir cepheleşmeye hizmet ettiğini vakit daha fazla geç olmadan idrak etmelidir. “ şeklindeki ifadelerini tekrar tekrar okuduğumda, şahsen algıladığım beni tedirgin de etmedi değil.
Umarım, denileni ben yanlış anlamışımdır.
 Gazze’de sadece mazlumların, sadece Filistinlilerin kanının değil, İslam’ın da kanının döküldüğüne yapılan vurgu da ortada iken, sanırım tedirginliğime hak verirsiniz.
Yeni güne başlarken bu gün, Ramazan ayınız mübarek olsun diyeyim. Endişe ve tedirginliklerimi açık edip, sizleri de huzursuz etmeyeyim.
Umarım bu gelişmeler, Türkiye’nin  önemli kararını durdurup, yeni tarih belirletmez…
 


Etiketler; #soykıırm
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.