TAKINTILI  OLMAK !..

Güncel bir sıfatı yazıma başlık koyduk, gelin beraberce tartışalım, isterseniz.. Anlatım yanlışlıkları, anlama yanlışlıklarını beraberinde getirir…

1632 0

Hayrettin Parlakyıldız

Hayrettin Parlakyıldız

Güncel bir sıfatı yazıma başlık koyduk, gelin beraberce tartışalım, isterseniz.. Anlatım yanlışlıkları, anlama yanlışlıklarını beraberinde getirir…
Anlatan;  dili, dilin serveti olan kelimeleri, kelime gruplarını bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor ve hep –mışlı hareket ediyor, -dı-lı, -di-li kullanarak, -dı’-di’yi gerekcesiz, -mış’ı, -miş’i yi de gerçeksiz kullanıyorsa; ortaya ZANLAR, hanlar, hamamlar, çanlar, canlar ve cangolozlar çıkar ki TAKINTILAR baş gösterir, kaş gösterir, göz kırpmalar- bulunduğu kimlikten sapmalar görülür…  
Takmak; tak-ı-n-tı-lı , tak-ı-n-tı-sız !.. Olumsuz ve olumlu kaygılar bir başlarsa, saygısızlıklar artar, nazikler kaybolur, kartlar-cartlar-curtlar çoğalır... Sizlerin canı, kimlikli kişilerin kanı sıkılır, evden çıkmalar; corona ile buluşmalar ve sizlere güncel söylemle bulaştırmalar PİK yapar, daha sonra kaşlarda-gözlerde TİK başlar.
KÜRESEL= kür-e-sel=kürü-sel=kürü-mek= kürekle kar veya pislik temizliği=temizlemek.
Küresel anlayış, kürüsel anlayışa bürününce, ortada ulusal anlayış kalmaz, ULUSAL anlayışın olmadığı yerde toplumsal anlayış olmaz, toplumsal anlayışın olmadığı yerde ailesel anlayış, arkadaş ve dost anlayışları YARA alır. Bu yaraları ele aldığında ise temelinde TAKINTI yatar-kalkar ZAN yaratır…
Bu ZANLAR bir de günlük hayatındaki kişilerle, mesleki hayatta, bilim hayatında, komşuluk-akrabalık hayatındaki kişilerle Takıntılar oluşturursa, bu takıntıları ZAAF görüp de körükleyenler  “din adına-kin adına- dün adına- hin adına” iş yaparak hayat sürüyorsa, psikolojik-septik davranışlar günlük hayatını sıkıntıya sokar…
Korkutucu tedavi ve PANİK, takıntılıların takıntısını daha da artırıyor mu? Sokağa çıkamayanlar, tabi mobeselerden haberi nasıl alacak, dersiniz..?  O işte zor, tabe kullananlar görevini nasıl yerine getirecekler, kapılarında ÖKÜZ GÖZÜ olmayanlar, karşıya gelip-gideni kontrol altına alamayınca, YALNIZLIKLARINI nasıl giderecekler ?!..
Takıntının ne kadar kötü, ne kadar töremize aykırı, ne kadar günah olduğunu bilmek güzel de, bu tür uygulamalardan vazgeçmek şüphesiz daha güzel ve anlamlı, ayrıca bireysel tedavide daha etkin olsa gerek !?...
Takıntılar tedavi edici olmuyor, aksine tedaviyi zorlaştırıyor, EVDEKAL sloganı Levent KIRCA’yı tekrar izleterek, “dünden, bu gün nasıl görülürmüş” anımsatmasıyla, güldürerek-düşündürmek anlayışı içinde Levent Kırca’ya rahmetler gidiyor…
 
 
ÇİN geliyor aklımıza, Çin’in CİNLİKLERİ  Bilge Kağan Ata’yı bir kez daha haklı çıkarıyor:
“ Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı  yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş;
İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş" deniliyor.  Bu cümlenin ardından Türk milleti yine "Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin!” Bilge Kağan Anıtı Kitabesi
denerek uyarılıyor.
Biz bu uyarıların ne kadarını alıyoruz,  tarih tekerrürse, tekerrürde ibret almak varken, bizler hâlâ ibret almıyorsak;   kendimiz Şebinkarahisar ağzıyla İBRATLIK ( herkese rezil-rüsva ) oluruz… Bu da takıntılarımızın bizde oluşturduğu ÇIKMAZLARIN  sonucu diye adlandırılır…
Takıntı yaratmamak, takıntılı insanımızı çoğaltmamak için olayları iyi yorumlamak, komşuluk ilişkilerinde ŞIMARMAMAK, para-pul gerisi ÇUL anlayışını bilerek, insanı-insana tanıtırken, kadınca-erkekçe anlayış içinde ZANlardan ve Takıntılardan kaçınacak, MERHABA demeyi öğrenirsek, CORONA bize VIZ gelecek…
TAKINTILARIN, tanıdık olmaması için yüzünüzdeki  CORONA maskesinden daha kötü olan maskeyi ÇIKARINIZ !...
MASKELER aşağıya, dostluklar yukarıya, SEVGİLERle ….
 
                                                                                           05.04.2020 
                                                                                 Dr. Hayrettin Parlakyıldız  
                                                                                 Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                                                  E-posta: hparlakyildiz@mynet.com
 
 
 
 
                
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aptullah Sarıca238 - 05.04.2020 21:53:20
Onarmaya halimiz yoksa,daha da kırmayalim.Bu gün hazır değilsen,hemen ayrılmayalım.Bacadaki iş gibi, silinmiyor ki izi. Sevmiştik öylesine, boşver utanmayalim.