Dünya ve ülkemiz 2020’nin MART ayını DERT ayı olarak yaşarken,  biz de oturmuşuz  bu başlıkla sorgulama yapıyor, dünden bugüne eleştirel bakışla kendimize bakıyoruz…

Dünya ve ülkemiz 2020’nin MART ayını DERT ayı olarak yaşarken,  biz de oturmuşuz  bu başlıkla sorgulama yapıyor, dünden bugüne eleştirel bakışla kendimize bakıyoruz…
 
Sorgulama için zaman müsait, zemin müsait, mutfak müsait, AMA sohbet yok, gezme yok, dedi-kodu yok; kahve yok, kahvehane yok sigara dumanı yok…
 
İneklerin sütü var içeni yok, yoğurt yapsan, satanı çok-alanı yok, pazara geleni yok;  YOK oğlu YOK, hele meydanlarda HALKIMIZI kurtarmak için 70-80 arası yıllarda ortaya çıkan, ara ara konuşulan İDEOLOJİLER yok, tabi-afetlerde halkımızı kurtarmaya gidenlerdeki samimiyet vardı, BULAŞICI hastalıklarda ortada görünme YOK, herkes kendi derdinde bana bulaşmasın sakın diyen BİREYSELLİK çok;
Toplumsal ideolojiler çökmüş, kapitalizm CAN çekişiyor, KÜBA kurtarıcı olur mu diye bekleyenler ÇOK…
Devletler, halkını kurtarma derdinde, SAĞLIKÇILAR iş başında. Hava atacak, PARA saçacak yerler kapalı, bütün bu kapalı yerlere inat, halimize acıyormuş gibi GÖKYÜZÜ kurşuni,  HAVA kapalı…  
Tedbir olsun diye evden çıkmaması gereken kişiler sokakta, parkta-bahçede yakalanıyor, neden çıktın dışarı diye sorulunca;
 
“ Ne yapayım evde bir VİRÜS var ki,” başımın etini” yiyor;  dışarı çıkınca bir başka VİRÜS var o sessiz, ama hoş geldin diyor ! ” söyleyin ben hangisine gideyim…?
2000 yılında MİLENYUM çağına girerken şahitlik yapacaklar kendilerine TARİHİ imaj verirken, CORONA  kaprisine yenik düştüler; Corona, metalleri çok sevince, artık bayanlarda TAKI olarak kullanılan BUJİTERİLER alımsız, onu kullananlar ÇALIMSIZ  oldu.
Dünya,  bizden ÖÇ mü alıyor, şairin dediği gibi;
 
“SİZ hayat süren LEŞLER, sizi kim diriltecek” diye sorguya mı çekiyor…?
 
Ve arkasından, Türk Sanat Müziği bir şarkı mı gönderiyor, bizlere;
 
TADI yok sensiz geçen ne BAHARIN ne YAZIN,
  Kalmadı tesellisi ne ŞARKININ ne SAZIN !?”   
 
derken; dünü hatırla, bu günü dinle, Balıkesir ağzıyla yarını ÜNLE (sesle-çağır) mi demek istiyor ?
  
Yukarıdaki girizgâhtan sonra bizi KİM ve NE mahvetti? ona bakalım…
 
“Kin, nefret, ihtiras, ihanet, beklenti, hoşgörü dışı olmak, güvensizlik, özensizlik, düzensizlik…”
 
 
Virüs BEDENİ, diğerleri İNSANI mahvetti !
Corona ÜLKELERİ, insan ilişkilerindeki
samimiyetsizlik ZİHİNLERİ, yalnızlık KİŞİLERİ, parasızlık ESNAFLARI, kredisizlik-borçlar  AVM zenginlerini-tüccarlarını, duygusuzluk SEVGİYİ, söz bilmemek DİLİ, yardımsızlık ELİ, sporsuzluk BELİ, bakışsızlık GÖZÜ, dilsizlik AKLI, yüzsüzlük ARKADAŞI-DOSTU, gözsüzlük YÜZ GÜZELLİĞİNİ, nezaketsizlik ADABI, hırsızlık HIRSI, zanlar-şüpheler RUHU;
Zaptiyesizlik HUZURU, mayasızlık HAMURU, kansızlık ANATOMİYİ ve  SOYU ilişkisizlik KOMŞULUĞU, güvensizlik arkadaşlığı-dostluğu, ikramsızlık yardımlaşmayı, MAHVETTİ…
ŞIMARDIK, şımartıldık, para bizi,  içki sizi, umursamazlık hepimizi mahvetti. PARA hırsları, kapital hırsızları, hayır dua alanlar, hain dua alanlar, beddua alanlar, ÇOK bilenler, hep bilenler, hep yiyenler, az yeyip -yemeyenleri düşünenler, yediklerini paylaşanlar, yemediklerini saklayanlar,  YALNIZ kalanlar, yalnız bırakılanlar…
KİNLERİMİZ, kimlerden-kime neden oluşur, hiç düşündünüz mü?
NEFRETİMİZ, kimlerden-kime neden oluşur, hiç düşündünüz mü?
İHTİRASLARIMIZ, nasıl-neden oluşur, neden bitmez de artar, kimleri-kime karşı hedefler, hiç düşündünüz mü ?
Coronoda yalnız kalanlar, yalnız bırakılanlar, parasal yalnızlıklar, genel yalnızlıklar,  ailesel yalnızlıklarla,  komşusal yalnızlıkları hiç düşündünüz mü?
“İHANET, Bir Maharet mi ?” diye 2-3 yıl önce yazmıştık, güncelliğini neden koruyor , hiç düşündünüz mü?
BEKLENTİ, beklemek fiilinden gelirken, neden fazla beklenti içine gireriz, hiç düşündünüz mü?
Ülkeleri işgal edip oraları sömürenlerin, O MAZLUM, O SESSİZ çoğunluğun, o ülkenin dilini – dinini – kimliğini bozanların HESABINI- acısını CORONA soruyor, hiç düşündünüz mü?
Dünyamızın tüm ülkeleri içinde SÖMÜRGENLERLE, solunganlarla, sürüngenlerle beraber YAŞARKEN, evlerimizde KENDİMİZİ karantina GARANTİSine sokalım mı?
Yerli-yersiz gösterişler, hava atmalar, değersiz yetişen gençler, sorumsuz-sorunlu aileler, araba şımarıkları, mirasyedi-züppe tipler mi bilemem !?..
Çanakkale Yörüklerinde güzel bir söz var;
“ Bayındır, bayındır; insanoğlu hayındır,
  Dana pabuç yemez, ama bu bize bir oyundur…!?
  gibi ANLAYIŞLA sosyal medyada bolca SENARYOLAR dolaşıyor…
 Bizler yine de;
 Bizleri ANLAMA-ANLAYAMAMA ve ANLATAMAMA gücümüz MAHVETTİ diyelim, hepinize-hepimize SAĞLIKLAR dileyelim…
 
 
                                                                                           29.03.2020 
                                                                                 Dr. Hayrettin Parlakyıldız  
                                                                                 Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                                                         E-posta : hparlakyildiz@mynet.com