Hoşnut olunmayan görüntünün istenilen bir forma getirilmesi için cerrahların baktığı ve üzerine çalıştığı birçok algoritma mevcut. 
 Tıbbi, ruhsal ve gelişimsel durumun yanı sıra makul istekler konusunda ayrıntılı değerlendirme ve görüşme yapılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Baver M. Şimşek; “Tıbbi olarak kanama-pıhtılaşma bozuklukları ile seyreden bir hastalığın varlığı ve anestezi almayı engelleyecek herhangi bir durum söz konusu olduğunda, burun estetiği ameliyatı önerilmez. Ayrıca, burun estetiği ameliyatı için fiziksel ve ruhsal açıdan yetişkin olmak gerekir. Estetik ameliyatın sorumluluğunu alabilmek ve ilerleyen zamanlarda olası pişmanlık duygusu yaşamamak adına, kişilerin hem ruhsal hem fiziksel gelişiminin tamamlanmış olması da bizler için son derece önemlidir” diyor. 
 
“Her talep edene estetik ameliyat yapmak mümkün değil!”
 
Estetik burun ameliyatı yaptırmak isteyen kişiler ile ayrıntılı görüşmeler yapıldığını vurgulayan Op. Dr. Baver M. Şimşek; “Burun yüzün merkezinde yer alan ve iletişim kurulduğunda ilk göze çarpan, en çok dikkat edilen organdır.  Bu sebeple ameliyata uzanan süreçte ayrıntılı görüşmeler, modellemeler üzerine uzun konuşmalar yaparak olası süreçleri ve beklentileri detaylıca görüşürüz. Burun estetiği için gelen herkesin burnu ve yüzü çok ayrıntılı bir şekilde incelenir ve beklentileri dinlenir. Yeni burnu için istediği ve istemediği tüm özellikler bilgi olarak alınır. Bu aşamada istek/beklenti ile uyumlu bir sonuç ortaya konulabilecekse, burun estetiği yapılır. Ancak, istek ve beklenti yapılacak işleme aykırı ise kişinin mutsuz olmaması adına burun estetiği önermeyiz.” diyor. 
 
Gelişen teknolojinin estetik burun ameliyatlarında da başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Op. Dr. Baver M. Şimşek, hem estetik hem de nefes ameliyatının aynı girişimde beraber kolaylıkla yapıldığının altını çiziyor. Dr. Şimşek; “Burnun görüntüsünden hoşnut olunmayan durumlarda burnu daha güzel ve yüze uyumlu bir forma getirmek gelişen teknoloji ile artık daha konforlu. Aynı operasyonda var ise burun tıkanıklığını da gidermek  mümkün. Burada önemli olan nokta burnun kemik gelişiminin tamamlanmasıdır. Bu da ortalama 18 yaşa denk gelecektir. Ciddi bir fonksiyon ve estetik problem olmadıkça kemik gelişimi tamamlanmadan ameliyat önermek sağlıklı sonuçlar doğurmaz. Son yıllarda kullanılan Piezo Ultrasonic  adı verilen teknikle de kemiği daha muntazam, kontrollü şekillendirmek ve görerek işlem yapmak mümkün oluyor. Böylelikle daha öngörülebilir sonuçlara ulaşabiliyoruz.” diyor.
 
“Mesafeler engel olmaktan çıktı”
Başarılı sonuçlar sayesinde mesafenin engel olmaktan çıktığını vurgulayan Op. Dr. Baver M. Şimşek; “Söz konusu güzellik odaklı sağlık olduğunda insanlar detaylı araştırma içine giriyorlar ve bunun sonucunda doğru doktoru buldukları anda mesafeler önemsiz hale geliyor. Aradığı doktoru bulan birçok kişi dünyanın bir ucundan diğerine seyahat etmekten çekinmiyor. Son yıllarda Türkiye burun estetiği konusunda çok ileri bir noktaya ulaştı. Baktığımızda gerçekten başarılı ve dikkat çekici sonuçlar görüyoruz. Bu anlamda rahatlıkla söyleyebiliriz ki burun estetiği konusunda Türkiye dünyanın başkentidir.