Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztoprak, Koronavirüs tanısında bilgisayarlı tomografinin rolü hakkında açıklamalarda bulundu.
 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztoprak, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Covid-19 kesin tanısı için bir laboratuvar testi olan PCR testi kullanılmaktadır. Bu testte burundan, boğazdan alınan sürüntüler, balgam, bronkoalveolar lavaj gibi sıvılar, değişik metodlar ile analiz edilmektedir. Yapılan testlerde, çeşitli nedenlerle duyarlılık zaman zaman yüzde 40’a kadar düşmektedir. Bu laboratuvar testleri, uygun örnek alınması ve uygun metotla inceleme yapılması halinde dahi, ilk negatiften sonra 4 gün negatif sonuç verebilmektedir. BT ise bazı hastalarda bu testten çok önce bulgu vermekte ve böylece ön plana geçmektedir. Covid-19 hastalarında, başlangıçta öksürük, nefes almada güçlük, göğüs ağrısı vb. nedenlerle akciğer BT görüntüleme yapılmıştır. Bu görüntülemelerde akciğerlerde yüksek oranda ve birçok farklı radyolojik bulgu ile karşılaşılmıştır. Görselde (aşağıdaki) Covid-19’da görülen tipik akciğer bulguları (üst, orta ve alt akciğer düzeylerinden geçen kesitlerde, iki taraflı olmak üzere akciğer dış alanlarında buzlu cam görüntüsü) izlenmektedir. Hastalığın ilerlemesi ile BT görüntüler karmaşıklaşsa da Covid-19 için tipik bulgularının varlığı ortaya çıkınca, hastaların akciğer ile ilgili şikayeti olmasa da, BT görüntüleme endikasyonu, ateş, ağrı vb. yakınması olanları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Nitekim sadece yüksek ateş yakınması olan hastaların bir kısmında yakınmanın başlamasından 2 gün sonra akciğer bulguları saptanmıştır. Bu durum BT görüntülemenin tanı için bir tarama testi olmasının gerekip gerekmediği tartışmasını gündeme getirmiştir. Ülkemizde ve dünyada ilgili radyoloji dernekleri radyasyonlu bir inceleme olması nedeniyle düşük radyasyon dozunda çekilse dahi BT görüntülemenin tanı amaçlı tarama testi olarak kullanılmasına karşı çıkmaktadırlar. Ayrıca BT cihazlarında oluşacak hasta yoğunluğunun, bu cihazları birer bulaş kaynağı haline getirebileceği konusunda uyarmaktadırlar. Üniversitemizde de ulusal ve uluslararası değerlendirmeler yakından takip edilmekte olup BT görüntüleme tarama amaçlı değil, uygun endikasyonlarda kullanılmaktadır. Hasta görüntüleri anında değerlendirilip ilk muayene ekibine bilgi verilmektedir. Karmaşık vakaların değerlendirilmesi gerektiğinde ilgili öğretim üyeleri, evlerindeki bilgisayarlarına kurulan, uzaktan erişim yazılımları ile günün 24 saatinde görüntüleri değerlendirip raporlayabilmektedir. Bulaş riskine karşı her hastadan sonra BT cihazı dezenfektan ile silinmekte ve oda havalandırılmaktadır. Bir sonraki hasta için cihaz odası en az yarım saat boş tutulmaktadır. BT odasındaki havada mikropların yok edilmesi için UV lambası kullanılmaktadır. BT görüntüleme ile ilgili hastanemizde oluşan tecrübenin ve çeşitli bilimsel verilerin bilim ortamında sunulması için öğretim üyelerimiz, fakültemizdeki ve diğer fakültelerdeki öğretim üyeleri ile beraber birçok çalışma yürütmektedir. Örneğin; Bilgisayar Bilimleri Ana Bilim Dalı ile beraber yürütülen ve derin öğrenme yazılımları kullanılan çalışma ile hastalığın dakikalar içinde tanınması ve ilk muayene ekibinin hızlıca bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylece hasta tedavisinin ve halk sağlığı ile ilgili işlemlerin daha hızlı yapılabileceği öngörülmektedir. Sonuç olarak tüm dünyada olduğu gibi üniversitemizde de Covid-19 hastalığı ile ilgili çok yönlü dinamik bir süreç devam etmektedir. BT ile ilgili çabalar daha çok hastalık süresince akciğerlerdeki değişikliklerin en çabuk ve en özgün şekilde ortaya konmasını amaçlamaktadır”


Kaynak: Haber Merkezi