Kültür Bakanlığı Sanatçısı, Mey, Ney, Kaval ve Zurna  Ustası Murat Memiş, Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen  35 usta sanatçının katıldığı, Çanakkale Altın Eller El Sanatları Festivaline davul imalatçısı eşi Ayşegül Memiş ile katıldı.

Hem davul hem de zurna çalarak 35 ustanın standının yer aldığı iskele meydanında ziyaretçilere eğlenceli dakikalar yaşattılar.  çiftin standı ne çok ziyaret edilen stantlar  arasında yer aldı.Türk Müzik tarihinde yer edinmiş, düğünlerde, halaylarda insanları eğlendiren, günümüzde en çok kullanılan zurna imalatçısı Murat Memiş,  Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Çanakkale Altın Eller El Sanatları Festivaline davul imalatçısı eşi Ayşegül Memiş ile beraber katıldı.  Çocuk yaştan başlayarak yaklaşık 20 senedir zurna başta olmak üzere  nefesli enstrüman imalatı yapan Kültür Bakanlığı Sanatçısı Murat Memiş, çalışmalarını Vitamin gazetesine anlattı.

Zurna başta olmak üzere Nefesli Enstrümanları gittiği her Festivalde tanıtarak,  nefesli enstrümanlar hakkında özellikle genç nesillerde merak uyandıran usta sanatçı Murat Memiş, küçük yaşlarda başladığı, daha sonra Türk Müziğine mal olmuş hocalardan ders alarak imalatını bu günlere getirdiği sanatı hakkında şunları söyledi “İlk olarak kendini tanıtan Kültür Bakanlığı Sanatçısı Murat Memiş “Ben memur bir ailenin çocuğuyum. Ama Babam müzikle uğraştığı için  bu müzik merakı da bana ailemden geçti.  Bunun yanında dedem de Tulum, zurna, ney gibi nefesli enstrümanların imalatını yapıyordu.  Bana da genetik olarak geçti diyebilirim fakat daha iyi yapabilmek için ben hocalarımızdan da eğitim aldım. İlkokul, Ortaokuldan sonra Endüstri Meslek Lisesini okudum. Oradan da işlemeciliği öğrendiğimiz için enstrüman nasıl yapılır merakı da doğdu bizde   bu sayede enstrüman yapmaya alıştırdık kendimizi.  Nefesli enstrümanlardan ilk olarak zurna ilgimi çekti. Turgutlu İlçemizde de Zurna çok meşhur” dedi.
“Sen Yaparsın Dediler Yaptım”
Meslek Lisesi olduğunu da hatırlatan Usta Murat Memiş , zurna ile buluşma hikayesine değinerek “Ben hiç zurna çalmadım ama büyüklerimiz ‘sen yaparsın, zurna da çalarsın’  dediler.  Bunun üzerine ben de Türkiye’ye mal olmuş, Manisa başta olmak üzere dünyaya zurnayı tanıtan  Halil Çokyürekli  hocamız bana bir zurna verdi ve o zurna bize yol göstermiş oldu. Halil hocamız ve diğer üstatlarımız ile öğrendiğimiz zurnanın yapımını da merak ettim.  Ben de bir zurna yaparak bir ustaya gösterdim ‘Bunu kim yaptıysa ellerine sağlık. Çok güzel olmuş’ deyince ben de Zurna yapımına başladım. Yaklaşık 20 senedir Nefes enstrümanı imaları yapıyorum.  Zurnanın yanı sıra, ney, kaval, mey, balaban gibi yöresel olan nefesli enstrümanlar imalatını yapıyorum” dedi.
 Kültür Bakanlığı sanatçısı ünvanını aldığı sürece de değinen Memiş “ “Hocalarımızın müracaatı ile Ankara Kültür Bakanlığına müracaat ettik. Bakanlıktan gelen uzmanlar yaptıkları incelemelerin ardından atölyemizi de yerinde gördükten sonra, yaptığımız imalatları izlediler.  Uzmanlar, yaptıkları değerlendirmelerin ardından bu işi iyi yaptığımıza kanaat getirerek Bakanlık bünyesinde sanatçı kartını bize çıkardılar.  Sanat yolculuğumuz bu şekilde devam ediyor.  Çanakkale’de de Festival olduğu söylenerek davet edildik.  Çanakkale’nin ilgisi ve alakası da bizi ayrıca mutlu etti” dedi.
“Gençlere Tavsiyem Çalmak İstedikleri Enstrümanın Eğitimini Alsınlar”
Sanatçı Murat Memiş, özellikle müzik enstrümanlara ilgi duyan gençlere de tavsiyelerde bulunarak “Gençlerde yapılan işlere çok ilgililer. Türkülerini, bu türkülere eşlik eden müzik aletlerini araştırıyor. Bizim standa da gelince ilgileri daha çok artıyor.  Zurna çok zor çalınan bir enstrüman, Özellikle müzik aletlerini öğrenirken usta çırak ilişkisi tabi ki olacak. ama  bunun yanı sıra okulunu bitirirse, okulunu da güzel alırsa enstrümanı daha iyi çalar.  O yüzden benim şimdiki gençlere naçizane tavsiyem, okulunu mutlaka okumaları lazım” dedi.
“Manda Boynuzlu Başpareler, Sesin Gür Çıkmasını Sağlıyor”
Murat Memiş, Zurna ve diğer nefesli Enstrümanların yapımı hakkında da bilgiler vererek “Hatay İskenderun, Antakya’dan kesilen kamışlarımız var.  Her sese özel farklı neylerimizi de açıyoruz.  Farklı malzemelerden ise Başpare dediğimiz,  üfleme kısmında bulunan materyalleri  de abanoz ağacı, gül ağacından yapıyoruz.  Sesler daha net olsun diye başpareyi Osmanlı döneminde  bulunmuş.  Atalarımız bu başpareleri manda boynuzundan yapmışlar.  Manda boynuzundan yapılan bu baş pareler, neyde seslerin daha gür, parlak ve güzel çıkmasını sağlıyor.   Zurnalar ise erik, zeytin, dut  gibi meyve veren ağaçlardan imalatını yapıyoruz.  Zurna ve diğer enstrümanlarda kullanılan ağaçlarda önemli olan, ağacın sertliği” dedi.
 
 Zurnanın Yanı Sıra Davul Da Yapılıyor
Çocuk yaşlarda merak sardığı ve dünyaya zurnayı mal etmiş hocaların yanında çıraklık yaparak Türkiye’de zurna imalatını gerçekleştiren Murat Memiş’in eşi Ayşegül Memiş ise Zurnaya her zaman ritim veren davulları imal ediyor.  Türk müzik sanatına mal olmuş önemli enstrümanlardan bir olan davul imalatı hakkında bilgi veren Ayşegül Mamiş de Davulları film ya da derilerden yaptıklarını, yaptıkları davulları kasnakta kalıba koyarak şekillendirdiklerini, daha sonra iplerle gerdirerek davulu oluşturduklarını belirtti.
 
Şerife Erdem