ÇÖMÜ’nün yenilenmesine belediye meclisi engeli!

Rektör Prof. Dr. Acer, Yatırımlar ve Projeleri masaya yatırdı. “Meclis yenilenme sürecini durdurdu” dedi. 

619
ÇÖMÜ’nün yenilenmesine belediye meclisi engeli!


Rektör Prof. Dr. Acer, Yatırımlar ve Projeleri masaya yatırdı. “Meclis yenilenme sürecini durdurdu” dedi. 
Rektör Acer; “Har Alanda Tam Gaz’dık da” diyerek, göndermeli bir çıkışa da imza attı.
Prof. Dr. Acer, Belediye Meclisi’nin durdurduğunu söylediği merkez için ettiği sözleri şöyle oldu;
 “Kongre merkezini üniversiteden çok şehir de kullanıyor.  Ben bunun olmasını istiyorum. Eğer olmazsa bir kayıp olacağını düşünüyorum.”
 
---------------------------
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer,  Kampüste süren hummalı çalışmaları konuştu. Anafartalar kampüsündeki yenilenme sürecinde önemle odaklandıkları bir projenin ise Belediye Meclisi’nce durdurulduğunu söyledi.
 Boğaz medya Grubuna bağlı Gazetelerin yazı işleri kadrosuyla bir araya gelen rektör Prof. Dr. Yücel Acer,  Meslek Yüksek Okulları, Anafartalar Kampüsü İnşaatı, Terzioğlu Yerleşkesindeki projeler başta, kontenjan doluluğu, tıp fakültesi ve üniversitede aralıksız süren çalışmalar hakkında bilgi paylaştı.
Rektör Prof. Dr.  Yücel Acer’in dikkat çekerek açtığı iki önemli başlık diye de isimlendirdiği konular üzerine; “Biri Anafartalar Kampüsündeki Konferans merkezi , diğeri ise  sık sık gündeme gelen  Akademisyenler üzerinden üniversitenin karalanması konuları” ifadeleri ile gelen vurgulu sözleri hayli dikkat çekti.
BELEDİYE MECLİSİ, ‘DEĞİŞİM SÜRECİNİ DURDURDU’
Rektör Prof. Dr. Acer’in; “Bilindiği üzere Anafartalar Kampüsünde yer alan Süleyman Demirel Konferans Salonu, kampüsün yenilenme projesinde önemle odaklandığımız kısımdı.  Ödeneği temin edilen kongre merkezi için Belediye Meclisinden İzin Çıkmadı. 300 kişilik Süleyman Demirel Konferansının yerine yapılacak 800 kişilik Kongre Merkezi için Belediye Meclisi ret oyu vererek süreci adeta durdurdu.” şeklindeki ifadeleri, açıklamalarında geçen hayli dikkat çeken sözlerden oldu.
ÇOMÜ’ de süren ve kampüste yenilenmeyi ön gören yatırımlara ilişkin bilgi veren Rektör Prof. Dr. Acer, “Kongre merkezini üniversiteden çok şehir de kullanıyor.  Ben bunun olmasını istiyorum. Eğer olmazsa bir kayıp olacağını düşünüyorum.
Bundan sonraki aşamada da bizim beklentimiz, Belediye Meclisi’ nin gerekli desteği göstermesidir.  Biz Üniversite yönetimi olarak bunun olması için ne gerekiyorsa yaptık. Ama  bu dakikadan sonra birkaç ufak itirazı bahane edip sürecin önü tıkanılırsa, ileriki yıllarda  bu kaynağı tekrar almak mümkün olmayabilir” dedi.
Rektör Acer’in gündemindeki bir başka konu da, birkaç Akademisyen üzerinden Üniversiteyi polemiğin içine çekenler oldu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ nin Avrupa Birliği fonlarından aldığı proje desteklerinden bahsederken, Üniversitenin başarılarından çok birkaç Akademisyenler üzerinden polemik yaratanlar hakkında da konuşmak gerektiğine vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Acer;
 “Sadece bizim üniversite için değil, başka üniversitelerde de kamuoyuna  bazı sansasyonlardan ibaret sanıyorlar üniversiteleri, ama öyle değil.  Hele Hele Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi asla öyle değil.  Birkaç gündem üzerinden polemik yürütülmesi, Üniversiteye zarar veriyor” dedi.
 ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer’ in , açtığı önemli başlıklar öncesinde, ÇOMÜ’ ye nasıl geldiğini anlatması da, dikkat çeken sözlerinden oldu.
Prof. Dr. Acer, ÇOMÜ serüvenine böyle başlamış; “Araştırma görevlisi kadrosuna atanmak ister misiniz? Sorusunun cevabı olarak üç seçenek işaretleyebiliyorduk.  O zamanlar ben Çanakkale’yi birinci tercihim olarak yaptım. Çünkü bütün hayatım Orta Anadolu’da geçti, artık deniz kenarında geçsin istedim.  Bir de Çanakkale ismi insana çok sempatik geliyor.  Tarih kitaplarında okuduğumuz o Çanakkale zaferinden dolayı sıradan bir şehir olmadığını hissedebiliyorsunuz.  1994 yılında geldim ve 24 yıldır Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesindeyim” dedi. .
Üniversiteler ile ilgili fikrini de söyleyen Rektör Yücel Acer “Üniversite sadece Türkiye için değil tüm dünya ve her toplum üniversiteyi en değerli kurum olarak görür. Hatta ülkeler en eski üniversiteyi kuran biziz diye övünen toplumlar var.  En eski üniversiteler arasında sadece batı ülkeler, bu işi ilk başlattı anlayışı doğru bir anlayış değil aslında.  Çünkü İslam Dünyasında da kurulmuş çok eski üniversiteler var.  Onun için Üniversite kurumları çok değerli kurumlardır. Üniversite dediğimiz zaman şunu vurgulamak lazım; Üniversitenin bulunduğu çevreye ilişkin bir değeri var. Bir de evrensel bir değeri var.  Onun için Üniversitenin kendi çevresi ve evrensel değeri söz konusu.  Üniversiteyi değerli kılan şey,  öğrenciler ortaokul ve lisede genel bilgiler alırlar.  Ama üniversite artık branşlaşmadır.  Yani kişinin ne konuda topluma faydalı olmak için kendini geliştireceği  kararını verdiği ve  branş üzerinde uzmanlaşmaya çalıştığı bir süreçtir.  Üniversite de insanlara bu imkanları veren bir kurumdur ve evrenseldir onun i.in çok değerlidir” dedi.
“Çanakkale’nin Dönüşümünde Üniversite’nin Büyük Payı Var”
Çanakkale Üniversitesine ilk geldiği gün ile bugün arasında büyük farklılıkların olduğunu söyleyen Rektör Yücel Acer, Çanakkale’nin bu dönüşümünde Üniversitenin büyük payı olduğunu söyledi. Acer “ 1992 yılında kuruldu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. Ben de 1994 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine geldim. Ve Üniversitenin her evresinde bulundum.  O dönemki Çanakkale’nin durumunu biliyorum. Nasıl bir şehirdi, şimdi nasıl bir şehir haline geldi. Arada karşılaştırılamayacak kadar büyük farklar var.  Sadece Çanakkale’ye değil, Üniversitede çalışan ve okuyanların Çanakkale’nin ilçelerine de büyük bir sosyal katılım sağladığını biliyoruz. Üniversite,  Sosyal ortamın yanı sıra, Bilimsel ortam da kazandırdı Çanakkale’ye.  Bugün Çanakkale’nin Tarımın, sanayinin ve diğer kültürel faaliyetlerin içerisinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin çok büyük bir payı var.  Çanakkale’nin gelişmesinde, üniversitenin katkı sunduğu çok somut göstergeler var.  Bugün Çanakkale’de bir Teknopark kuruluyor  ve bu Teknopark hareketini yine, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi başlattı.  Yine Üniversite bu işin motor gücünü oluşturmaya devam ediyor.  Üniversitenin kuruluşundan 25 yıl sonra, bir teknoloji geliştirme merkezinin kurulmasında Üniversitenin büyük katkısı var. Onun için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale’nin dönüşümünde önemli rol oynamıştır” dedi.
Dokunmadığımız Meslek Yüksekokulu Kalmadı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin eğitim kalitesini yükseltmek için dokunmadık Meslek Yüksekokulu bırakmadıklarını belirten Rektör Yücel Acer “ Ben Rektör olarak atandığım tarihten bu yana şuna özen gösterdim, Üniversite okuyan bir öğrencimiz yine üniversiteden haz alsın istiyorum.  Kaliteli eğitim unsurlarından bir tanesi de eğitim, öğretim görülen ortamın kalitesidir.   İlçelerdeki Meslek Yüksekokullarımız iki açıdan değerli, bir kere meslek eğitimi çok önemli bir şey. Yani her kes üst düzey meslek gruplarına dahil olmak için okumaz.  Bazıları da başka branşlardaki meslekler için okumalı. Örneğin Almanya’da  daha çok insan meslek öğrenmek için okur.  Türkiye’de de mesleki eğitimi geliştirmeye ihtiyacımız var.  Biz bunun farkındayız. Bu açıdan da Meslek Yüksekokullarımız bu açıdan değerli.  İkincisi ise Meslek Yüksek Okullarımız İlçelerde ve bu ilçelerimizin de gelişmesi açısından önemli.  Buna iki açıdan baktık ve ben göreve geldiğimden beri , her Meslek Yüksek Okulumuzun bulunduğu ortamının kalitesini arttırdık.  Yani sıradan binalar ve mekanlar içinde değil de  yanı başında spor yapma imkanı olan ve dış görünüşü, laboratuvarı ile öğrencilerimize ‘Evet ben üniversite okuyorum’ dedirtecek, gelen öğrencilerimizin daha kaliteli bir eğitim görsün diye uğraştık.  9 farklı ilçedeki Meslek Yüksekokullarımıza dokunduk.  Hiçbir şey yapmadığımız, kalitesini arttırmak için dokunmadığımız Meslek Yüksekokulumuz kalmadı” dedi.
 
“Tüm Derslik İhtiyaçlarını Karşılayacak”
Anafartalar Yerleşkesinde yapılan binaların Eğitim Fakültesinin tüm derslik ihtiyaçlarını karşılayacağını belirten Rektör Acer “Anafartalar Kampüsünün iki özelliği var. Şehrin tam merkezinde ve bizim Üniversite olarak Şehirle bütünleştiğimiz noktada.  Bir diğeri de Anafartalar Kampüsü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin ilk başladığı yerdir.  Orası hem bizim hem de şehir için çok önemli.  Ben göreve başladığımda Anafartalar yerleşkesi ile ilgili hemen hemen yapılan hiçbir şey yoktu.  Biz orda her şeyi baştan tasarladık. Yeni bir imar planı yaptık ve bütün ödeneklerini aldık, oraya çok güzel bir derslik bina yapıyoruz ve bitmek üzere.   Çok büyük bir bina, Eğitim Fakültesinin bütün derslik ihtiyaçlarını karşılayacak bir derslik binası. Dış görünüşü ile de şehre değer katacak bir bina” dedi.
“Ufak İtirazlar Bahane Edilip Sürecin Önü Tıkanmamalı”
Baştan sona yenilenen Anafartalar Yerleşkesinin içinde yer alacak 800 kişilik  Konferans Merkezinin ruhsat sorununa da değinen Rektör Yücel Acer birkaç ufak itirazlar bahane edilerek sürecin önü tıkanmaması lazım yoksa, Çanakkale için büyük bir kayıp olacağını belirtti.  Acer “Anafartalar Yerleşkesinde bir Süleyman Demirel Konferans Salonu vardı.  300 kişilik bir konferans salonuydu. Ama şehir için çok önemliydi. Zira, şehrin merkezinde olduğu için bir çok faaliyet orda gerçekleşirdi.  Biz bu derecede önemli bir mekanı yeniliyoruz.  Biz oraya biraz daha büyük, 800 kişilik bir konferans merkezi planladık.  Planlamasını yaptık, epey uğraştıktan sonra kaynağını hükümetten temin ettik. Ama  ruhsat konusunda bir sıkıntı yaşıyoruz.  Yani o konuda Belediye ile anlaşamadık.  Daha doğrusu imar planı değişikliği gerekiyor, kongre merkezinin oraya yapılabilmesi için. Fakat şu aşamada Meclis istediğimiz şekilde bir karar çıkaramadı.  Bu da orada ilerleme yapamamamıza neden oldu. Ben şu anlamda üzüntü duyarım. Üniversitemizin kendine yetebilecek konferans salonları şu aşamada var diyebiliriz. Ama  ileriyi de planladığımızda ve Çanakkale’yi de düşündüğümüz zaman  Anafartalar Yerleşkesindeki Konferans Salonunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.  Dolayısı ile bu projenin olmaması Çanakkale için bir kayıptır.  Çünkü kongre merkezini üniversiteden çok şehir de kullanıyor.  Ben bunun olmasını istiyorum. Eğer olmazsa bir kayıp olacağını düşünüyorum. Bundan sonraki aşamada da bizim beklentimiz, Belediye Meclisinin gerekli desteği göstermesidir.  Biz Üniversite yönetimi olarak bunun olması için ne gerekiyorsa yaptık. Ama  bu dakikadan sonra birkaç ufak itirazı bahane edip sürecin önü tıkanılırsa, ileriki yıllarda  bu kaynağı tekrar almak mümkün olmayabilir.  Dolayısı ile bu bir kayıp olur. Bu kaybı kimler üstlenmeli ? bence bunun önünü açmamak, bunun vebali demektir.” dedi.
 Hiperbarit, Tüp Bebek ve Doku Eşleşme Laboratuvarı Kurulacak
Üniversite hastanesindeki gelişmeler hakkında da bilgiler veren Rektör Yücel Acer Hiperbarit, Tüp Bebek ve Doku Eşleşme Laboratuvarı kurmak için çalıştıklarını belirtti. Acer “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin dışarıya yansıyan önemli bir yüzü Üniversite Hastanesi. Ben göreve geldiğimden bu tarafa  50 milyon TL’den  fazla ödenek aldık Hastaneyi bitirebilmek için.   Tabiri caiz ise gece gündüz bunun peşinden koşturduk . Bunları hemen olabilecek şeyler olarak görmememiz lazım. Çok emek gerektiriyor. Biz de bu emeği harcadık ve hastaneyi tam teçhizatlı, modern bir hastane yaparak bu yılın başında açtık.  Hastanemi Kepezdeki o kötü şartlardan kurtulup buraya taşındı ve hızlı bir ilerleme gerçekleştirdi. Özellikle hasta sayısında artış var tedavi ve teşhis gören hasta sayısında ciddi bir artış var.  Bu da gelirlerine yansıyor. 3,5 Milyon TL civarından 6 Milyon TL’ye çıktı.  Bu da hastanenin ekonomik olarak rahatlaması anlamına geliyor.  SGK’da bu başarıyı gördü ve onlar da desteğini arttırdılar.  Dolayısı ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Hastanesi daha iyi bir duruma geldi ve gelmeye de devam edecek.   Hocalarımızın sayısı artıyor, yenileri geliyor. Örneğin Hiperbarit merkezini yeniden açacağı. Hiperbarit, denize kıyısı olan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin deniz kuvvetleri olarak, dalgıçlık sporu yapan insanların da tedavi görebileceği bir yer. Artı yanık gibi yaraların iyileştirilmesi için hizmet vern önemli bir Anabilim Dalı.  Bunun yanı sıra Tüp Bebek Ünitesi açacağız. Tüp Bebek ünitesinin olabiliyor olması çok önemli ve hastanemizde böyle bir mekan da olacak.  Artı Doku eşleme Laboratuvarı kuruyoruz.  Bu da şu demek; Organ Nakli için uygun organların bulunmasında laboratuvar testi için  başka hastanelere gitmek gerekmeyecek. Bu da bize zaman ve imkan kazandıracak.  Dolayısı ile Hastane büyük bir hızla gelişmeye devam ediyor. Bu bizim için büyük bir başarı” dedi.
ÇOMÜ Sürekli Gündem Olan  Akademisyenlerden İbaret Değil
AB Fonlarında kabul edilen ve destek alan projelere de değinen Rektör Yücel Acer, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesini bu başarılarını değil de  sık sık gündem olan birkaç Akademisyen üzerinden Üniversiteyi kötüleyenlere de seslenerek, Üniversitenin bu üç beş akademisyenlerden ibaret olmadığını söyledi. Acer “Avrupa Birliği proje fonları var. Türkiye’deki kurum ve kişilerin de yeterince pay almadığını biliyoruz. İkincisi, bizim ülke olarak daha hızlı gelişebilmemiz için bilim ve teknoloji üretmemiz gerektirdiği nettir.  Bunları düşünerek AB Proje fonlarından destek almak çok önemli.  AB Fonlarını Türkiye’de koordine eden Ulusal Ajans Başkanı ile görüştüm Bana dedi ki ‘Hocam  AB fonlarından en çok yararlanan üniversitelerin arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi de var’ dedi.  Biz Büyükşehirdeki köklü üniversiteler ile karşılaştırdığımızda nispeten yeni bir üniversiteyiz. Ama  buna rağmen bu gibi fonlardan destek almak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin şu özelliğini gösteriyor; Demek ki buradaki hocalarımız büyük oranda kaliteli hocalarımız.  Kaliteli hocaların sesleri çok çıkmaz. Ya Laboratuvarda ya da öğrencilerine ders veriyorlardır. Onları  çok fark edemezsiniz.  Bunları ne zaman fark edersiniz? Aldıkları projelerle, başarıları ile fark edersiniz.  Bazıları Çok konuşur ve onları çok fark edersiniz.  Akademisyenliğin esası, sadece konuşmak değildir.  Esası iş yapmak ve işi ile konuşmaktır.  Sadece bizim üniversite için değil, başka üniversitelerde de kamuoyuna  bazı sansasyonlardan ibaret sanıyorlar üniversiteleri, ama öyle değil.  Hele Hele Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi asla öyle değil.  Birkaç gündem üzerinden polemik yürütülmesi, Üniversiteye zarar veriyor.  Çanakkaleli kurumlara tekrar hatırlatmak istiyorum. Yani bir tane örnek seçip, bir polemik yaratarak üniversiteyi değerlendirmek, üniversite sadece bu konularla gündeme geliyor demek haksızlıktır. Oysa 1 Milyon 200 Bin Euro  proje desteği almış hocalarımız.  Polemik yürüten aynı insanlardan bunu da konuşmalarını bekliyorum. Çünkü bu projeler hem Ulusal Ajanstan geçmiş hem de Brüksel’de geçmiş ve destek almış.   Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine bir katkı vermek istiyorlarsa bunlardan bahsetmelerini isterim. Yoksa  1600 tane Akademisyenden ikisini seçip sanki üniversite bu üç kişiden ibaretmiş gibi bir algı yaratmak büyük bir haksızlıktır.  Olumsuz örnekleri söylemek lazım ama  doğru yerde söylemek lazım.  Bizim üniversitemiz ile ilgili bazı olumsuzluklar olursa, bunları tespit edenlerin doğrudan bize iletmelerini beklerim.  Yoksa sosyal medyadan siyasi polemik konusu yaparak bize hiç iletmeden  gündem yapanlara ben açıkça şunu söylüyorum; demek ki başka süreçlerin bir parçası. Bunlar  üniversitemizin gelişim sürecinin değil.  Kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar varsa bize iletilsin, gece gündüz üniversitemizin daha iyi noktalara gelmesi için gayret gösteren bizler bunların hepsini dikkate alırız” dedi.
Troya Yılının Amacı, Dünyaya Troya’nın Çanakkale’de Olduğunu Fark Ettirmekti
Rektör Acer, Kısa Filim Festivali ile ilgili de bilgiler vererek   “Biz Truva Atı Kısa Filim festivalini Troya Yılını hesap ederek başlatmadık. Ama Truya’yı tanıtmak ve değerini ön plana çıkarmak maksadı ile bu işe başladık. Fakat 2017 yılı içerisinde yapılan çalışmalar ile en nihayetinde Cumhurbaşkanının2018’i Troya Yılı ilan etmesi  ve verdiği destek ile  bu yılın ilan edilmesinden çok nasıl yapılacağı meselesi çok önemliydi.  Hem Kültür Bakanlığı hem Çanakkale buna sahip çıktı. Bu anlamda Çanakkale’de bu yıl Troya bereketi oldu.  Bazıları diyebilir ki biz bunu neden Çanakkale’de fark edemedik. Zaten Amaç Çanakkale’de fark ettirmek değildi.   Amaç Uluslararasında fark ettirmekti Troya’yı.  Troya’nın Türkiye’de ve Çanakkale’de olduğu gerçeğini bile  bilmeyenlere bunu duyurmak  ve bunun üzerinden Türkiye ve Çanakkale’yi Tanıtmaktı.  Şu anda daha müze açılmadan Troya’ya irkaç kat ziyaretçi artmış oldu.  Biz üniversite olarak kısa Filim Festivalinin ismini böyle belirlerken, troya değerinden hareket edelim diye başlamışken, Troya yılında bu Kısa Filim Festivalinde tamamen Troya  odaklı düzenledik ve  buradaki amaç da Uluslararası ortama hitap etmekti.  Bu kapsamda 200 kısa filim yarışmaya katıldı.  Bunların 120 tanesi değişik ülkelerden. Bu demek ki 120 değişik ülkede Troya konuşuldu” dedi.
Projeler İçin Görüşmeler Devam Ediyor
Terzioğlu Yerleşkesinde yapılan ve yapılması planlanan projeler de değinen Rektör Acer “Botanik Bahçesi için bazı çalışmalarımız oldu.  Önümüzdeki iki yılda orasını bir botanik bahçesi haline getiririz. Altyapısını hazırladık ve bir ilerleme sağladık.  Teleferik projesi bizim için  önemli bir proje çünkü hem turistik hem de ulaşım Çanakkale’ye büyük bir değer katacak bir proje.  Biz bir firmanın bu işi yapıp işletmesi ile yola çıktık ve çok ilgi var.  Radar Tepesinde bir verici istasyonu ve sosyal tesis inşa ediliyor  Bu teleferik projesi onunla da bütünleşecek ve Çanakkale’ye çok şey katacak.  Terzioğlu Yerleşkesinde kafamızdaki diğer projeleri de hayata geçirdik. Kafeterya ve restoran binası, Spor tesisleri sayış arttı, Yurt binaları yapılıyor. Buradaki spor salonunu her türlü sporun yapılabileceği bir salon haline getirdik.  Bu yapılanlar Terzioğlu yerleşkesinin daha kaliteli bir yerleşke haline gelmesini sağladı” dedi.  
Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Kontenjanları Dolu
Kontenjan ile ilgili de önemli açıklamalar yapan Rektör Acer özellikle Tıp Fakültesi ve yeni açılan Diş Hekimliği bölümlerinin dolu olduğunu söyledi. Rektör Acer “Geçen sene büyük bir bölümü boş olan Meslek Yüksekokullarımızın bu yıl kontenjanları %90’ın üzerinde doldu.  Meslek Yüksekokulları en çok tercih edilen okullarımız oldu bu sene.  Üniversitenin en çok tercih edilen bölümlerinin başında Tıp Fakültesi geliyor.   En yüksek puanla öğrenci almasına rağmen kontenjanları hemen doldu.  Bir de Diş Hekimliği fakültesini ilk defa başlattık. 60 Öğrenci ile başlattığımız fakülteye gelen öğrenciler de çok yüksek puanlarla geldiler ve şu anda dolu.  Fen Bilimler bölümleri de bu sene ilgi görmüş olması  iyi bir gelişme.  Bu senenin bir ilki de Uluslararası İlişkiler %100 İngilizce eğitimine başladı” dedi.

Şerife Erdem
 
 
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.