Perinçek’ ten; bir teklif, bir de çağrı…!

103 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Şehitler coğrafyasından, Ülke gündemini değerlendiren Vatan Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, Boğaz Medya Yazarlarına özel açıklamalarda bulundu.

739
Perinçek’ ten; bir teklif, bir de çağrı…!


“Yardımcılığımı yapmasını, 
CHP’ liderine önereceğim…”
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türk halkına seslendi;
“Vatandaşlarıma, umutlu olmalarını diliyorum.”
AFRİN İÇİN KONUŞTU;    
“Burada yapılan, Tayip Erdoğan savaşı değil, Türkiye’nin savaşı. 
Savaşı kaybedersek Türkiye kaybeder…. “
CHP’ nİn izlediğini öne sürdüğü politikaya ilişkin hayli sert sözler eden Perinçek;
“Böyle hep, PKK’yı koruyor gibi bir çizgi izliyorlar ve HDP’ liler ile beraber hareket ediyorlar. 
CHP’yi bitiren ve Türkiye’ye de çok zararı olacak bir siyaset. Buradan CHP’li vatandaşları, Kılıçdaroğlu’na uyarıyorum. Bunlar çok tehlikeli şeyler ve bu vatan savaşı bizim için hayat memat meselesi. “

----------------------------------------
Perinçek Çanakkale’den ses verdi;
“Aç insanı kimse susturamaz…”
--------------------------------
103 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Şehitler coğrafyasından, Ülke gündemini değerlendiren Vatan Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, Boğaz Medya Yazarlarına özel açıklamalarda bulundu.
Vatandaşlardan umutlu olmalarını dileyen Vatan Partisi lideri, Cumhurbaşkanı olduğunda yardımcılığını yapmasını CHP lideri Kılıçdaroğlu’ na önereceğini de söyledi.
Partisinin geçtiğimiz hafta düzenlediği etkinliğinde konuşmacı olarak yer alan Genel Başkan Perinçek, sonra da Boğaz Medya Haber Merkezinde, Medya gurubunun yazarlarının sorularını yanıtlamıştı.
Grubun, köklü yayın organı  ‘Burası Çanakkale’ gazetesinin, Ülkücü kökenli yazarı Bünyamin Nami Tonka ile baş başa kalıp, Boğaz Mdeya çatısı altındaki diğer yayın organları (Vitamin-Boğaz-İşte Çanakkale)  yazı işleri Müdürlerinin hazırladığı soruları yanıtlayan Vatan Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, yaklaşık 1 saat 20 dakika; 
Türkiye’ nin iç ve dış politikası başta, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
YARDIMCILIĞIMI YAPMALARINI ÖNERECEĞİM…
Vatan partisi liderinin, ön çok ilgi çeken sözleri arasında; “Cumhurbaşkanı olduğum zaman Tayip Erdoğan’a, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye Cumhurbaşkanlığı yardımcılığını önereceğiz. 
En son olarak ise vatandaşlarıma umutlu olmalarını diliyorum.” İfadeleri yer buldu.
‘SUSMAMA’ KONUSUNDAKİ VURGULU SÖZLERİ DİKKAT ÇEKTİ…
Vatan Partisi’ nin Çanakkale teşkilatları tarafından düzenlenen etkinlik ardından Boaz medya Grubunda, gruba bağlı yayın organlarının Yazı İşleri Lüdürlerince hazırlanan soruları yanıtlarken;
“Aç insanı kimse susturamaz. Türkiye ekonomisi öyle bir yöne doğru gidiyor ki…” şeklindeki çıkışı kadar, Perinçek’ in; Türkiye’ de EYT olarak isimlendirilen, Emeklilikte Yaşa Takılanlar üzerine sözleri de hayli çarpıcıydı.
Ulusalcı kanatın lideri olarak da bilinen Perinçek; “Emeklilik yaşı konusunda Avrupa falan örnek almayacağız. 
Avrupa da ölüm yaşı 80 ise bizde yaşam koşulları farklı bu yüzden mezarda emeklilik olmaz.” Şeklindeki sözleriyle yüksek perdeden ses verdi. 
SORULAR BOĞAZ MEDYA’DAN, YANITLAR PERİNÇEK’ TEN…
Boğaz medya Grubu çatısı altındaki yayın organlarının Yazı işleri Müdürlerince derlenen onlarca soruyu, çarpıcı sözlerle yanıtlayan Vatan Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, ilk olarak;
-“Halep de büyük bir sıkıntı yaşıyor. Mustafa Kemal, emirlerinden bir tanesi de ilk Türk köylerine kadar geri çekilelim. Yani onu bulalım, sırtımızı sağlam duvara yaslayalım ve bizimkiler ilk Türk köyünü de Afrin’de buluyorlar. 
Ama Mondros ateşkes antlaşmasını imzalıyoruz ve teslim oluyoruz. 100 yıl önce 1918 yılında Afrin’de bıraktığımız olayı, şimdi Afrin’de bıraktığımız olaya tekrar başlıyoruz ve bu nereye kadar gider?
Afrin  çevresinde ki Kıbrıs ne alemde? Kerkük, Musul ne alemde? Mısır, Suriye ,Birleşik Arap Emirlikleri ne alemde? Çıkarlar konusunda hepsi kol kala, Amerika bunları çok rahat kullanabiliyor ve Türk insanında aklı karışıyor. ‘Bu Müslümanlar bunlarla neden iş birliği yapıyor’ diye.  Siz bu konuda ne dersiniz?” sorusuna yanıt verdi.
Ulusalcı kanadın lideri olarak bilinen Vatan partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, hayli uzun ve kapsamlı soruya, şu yanıtı verdi;
 “Batı Asya insanların ön cephesi haline geldi. Biz batı Asya da şu an Afrin’de, Irak’ın kuzeyinde kendi vatan bütünlüğümüz için ülkemizde barış için mücadele etmiyoruz. Bütün insanlık namına Amerika ve İsrail karşımızda onların üzerimize sürdüğü PKK, YG, IŞIT gibi terör örgütlerine karşı mücadele ediyoruz. 
Tabi burada artık hepimiz öğrendik. 5 bin tır silahı Amerika Birleşik Devletleri PKK’ya vermiş. Türk ordusunun eline geçiyor. 
Bir nevi Amerika Türk Silahlı Kuvvetlerine yardım etmeye başlamış oldu. Ama karşıda ki gücün Amerika olduğunu öğrendik. İsrail’in PKK’yı yönettiğini, yönlendirdiğini ve ikinci bir İsrail kurmayı istediklerini gördük. Sonuç itibariyle Türkiye ön cephede savaşıyor ama ittifakta oluştu. İlk önce bir model kuruldu. Irak’ın kuzeyinde Barzani bir referandumum yapacak ve güya Kürdistan kuracaktı. Biz ona ikinci İsrail diyoruz. Ben o sırada İran’a gittim. İran Devletinin fiilen başında duran devlet adamıyla beş altı saat beraber olduk. Görüşmeler yaptık orda ilk defa Vatan Partisi ve İran İslam Cumhuriyeti olarak ikinci bir İsrail Devleti’nin kurulmasına izin vermeyeceğiz diye açıklamalarda bulunduk. Suriye Devlet Başkanı ile görüştük. Moskova’ya komutan arkadaşlarımı yolladım. 
Türkiye’de en sonunda Moskova’ya karşı hasma hane tutumdan, Suriye düşmanlığından, Irak’a karşı suçlayıcı tutumdan, Irakla iyi ilişkiler kurmamak gibi tutumlardan vazgeçmek durumunda kaldı. Çünkü başka türlü Türkiye’nin güvenliğini sağlamak mümkün değil. Sonuç itibariyle Irak’ın kuzeyinde güzel bir ittifak kuruldu ve bu ikinci İsrail girişimi Irak ordusunu Kerkük’e gelip silah kullanarak bozguna uğratıldı. Orada peşmergelerin, PKK’nın silah atığını kaçtığını gördük. Şimdi aynı ittifakı Suriye’nin kuzeyine taşımamız lazım. Orda başarılı bir model var. 
Türkiye-RUSYA - İran- Suriye- Irak beraber olduğu zaman karşısında Amerika-İsrail ittifakının duramadığını Irakta ki deneyimden saptamış olduk.  Şimdi bizim Suriye’de Afrin’de Türk Ordusu büyük başarı sağladı. İleri de daha ciddi olaylar var. 
Membiç’te Amerika burada ben varım diyor. Doğu Fırat hattında da 13 tane üssü var. ABD terör koridorunu İsrail ile kurmuştu. Türkiye’ nin bundan sonra hareketi yürütürken, karşısında Amerika’nın bulunduğunu görmesi ve ona uygun ittifakları oluşturması ve bu Amerikan tehdit göğüsleyecek gücü oraya yığması lazım. Bu bakımdan Türkiye Suriye’de ki olayına bakıyor. 
Türkiye ciddiyse, kararlı olarak devam edecekse Suriye ile iş birliği yapar. Onun için biz İran ile görüştüğümüz zaman, Rusya hatta Çin’le görüştüğümüz zaman hepsi anahtar değeri veriyor Suriye için. Bu bakımdan Türkiye Hükümeti sorumluluklarının ciddiyetinin farkında olması lazım ve geciktirmemek lazımdır. Bedelini Millet olarak çok ağır öderiz. Bunu içinde buradan tekrar hükümeti uyarıyoruz. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı uyarıyoruz. 
Suriye ile iş birliği geciktirilemez. Her anlamda askerlikte dâhil, ekonomik cephe dahil, Suriye ile cesur adımlar atmak lazım. Suriye buna hazır. Bunu bilerek söylüyorum çünkü onların vatanının bütünlüğü söz konusu, onların ülkesinde terörün temizlenmesi söz konusu, tam bir kader birliğimiz var onlarla ve kaybedeceğimiz bir şey. Sizin de dediğiniz gibi Atatürk’ün Suriye- Irak cephesinde ki arkadaşını gelip Türk köyüne dayaması o stratejik bir tespit. 1905 yılında da Atatürk Şam’da ilk vatan hürriyeti cemiyetini kurarken çok önemli stratejik bir tespit yapıyor diyor ki , ‘bu Osmanlı devleti dağılacak. Türklerin çok olduğu bir milli Türk Devleti kurulacak. Onun için Türk köyüne sırtını dayadım diyor.  Türklerin çoğunluk olduğu topraklar bizim milli sınırımız o yüzden çok anlamlı bir söz ve sonunda ne oldu. Lozan’da Türk askerinin görüldüğü coğrafya Türkiye’nin sınırı oldu. Artık bunun ötesinde iddiaları dillendirmemek gerekir. Bugün Edirne’den Van’a kadar olan sınırlar bizim vatanımızdır. Onun ötesinde ki topraklarda gözümüz yok. Komşularımızla başka türlü birlikler sağlaya biliriz. Suriye- İran- Irak’la konfredasyon yaparız. Bağdat bizim olur, İstanbul’da onların olur. Böyle bir perspektifle önümüze bakabiliriz. Fetih etmek, oralardan toprak almak bugünkü dünya dengelerinde oldukça çok yanlıştır. 
Bunun bedeli çok ağır ödenir. Suriye olsun, Irak olsun, İran olsun Türkiye ile bir Batı Asya Birliği oluşturmak ve ilk önce bir ekonomik birlik, bir güvenlik kuşağı oluşturmak adım adım devletlerarasında bir konfredasyon kadar gide bilir. Bu siyasetle bölgemize ve güneyimize bakmamız doğru olur. Suriye ile iş birliği kilit mesele derhal bunu yapmak lazım. 
Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de hayati çıkarları var. Kıbrıs’ta bizim vatanımız. Denizcilerimiz mavi vatan diyor. 
Orta Asya’da atların üzerinde geldiğimiz için Çaka Bey sayesinde denizciliği öğrendik. Hem petrol kaynakları açısından hem de büyük denizlere açılma kapımız. Terör koridorunu tamamen temizleyeceğiz. İskenderun körfezinden İran sınırına kadar temizlememiz gerekir. Sınırımızda terör olmayacak. Mayınlar, tel örgüler kalkacak. Öte yandan batıdan ve doğu Akdeniz’den Türkiye tehditler gelişmeye başladı. İki üç ay kadar önce Amiral Soner Polat komutanımız bizim vatan partisi genel başkan yardımcısı. O,  Türkiye’ye duyurdu. Amerika- İsrail- Yunanistan ve Güney Kıbrıs ortak askeri tatbikat yaptı. Doğrudan doğruya Türkiye’yi hedef alıyor. Biz dünya çapında bir stratejik bakış açısına sahip olursak Rusya- İran- Suriye- Irak hatta Çine kadar uzanan bir ittifak potansiyelimiz var. Türkiye’nin elinde çok önemli bir ittifak birikimi var ama bunu değerlendire bilecek birçok ülkeyi bu konuda ikna edebilecek devlet adamlarına ihtiyaç var. 
Bakın söyle bir senaryo bizim orada petrol araması yapan sondaj gemilerimize geldi bir yunan hücum botu torpili fırlattı ve battı. Buna karşı ne yapacağız. Türkiye iki cephede savaş durumuna düşüyor. Suriye ile iş birliği, Çin ile iş birliğinde bir anahtar. İran, Irak, Çin Türkiye’ye güvenilir mi sorusunun cevabını Suriye’de arıyorlar. Türkiye Suriye’de kararlıysa Suriye’de sürekli iş birliği yapılır. Amerika bölgemizde mezhep kapları yaratmak istedi. Şafiler, Sünni bir çatışma yaratmak istedi. Fakat bu oyun bozuldu. Türkiye’de Sünni çoğunluk daha fazladır. Irak daha fazla Şiilerin hakım olduğu, İran Şii işlem cumhuriyeti. Türkiye Suriye’de ne yapacak? İş birliği yapacaksa bu Türkiye ‘ye güvenilir. Demek ki Türkiye’nin bir kararlılığı var. Eğer bunu yapmıyorsa Türkiye oynak bir ülke mi nereye kaçar nereye gider?   Şunu da açık açık şöyleyim biz Çinliler ile görüştüğümüz zaman şu soruyla muhatap olduk. ‘ Türkiye’ye güvenilir mi?, Tayip Erdoğan’a güvenmiyoruz. Bunu hep söylediler. Biz de dedik ki , ‘Tayip Erdoğan’a bizde güvenmiyoruz, ama Türkiye’ye güvenin. Tayip Erdoğan’ın da Türkiye’yi temsil etmesi gerekir. Güvenilmeyeni ne yapacağı belli olmayan bir Türkiye’nin temsil eden hükümetlere gelecekte hiç şekilde yer yok. Suriye ile iş birliği yapmayan Tayip Erdoğan kesinlikle yıkılır gider. Türkiye onu sırtında taşımaz. “
Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek’ e, yöneltilen diğer bir soru ise şu oldu;
 -“Siz Türkiye’den bir dik duruşu her zaman bekliyorsunuz.  Ama iktidarın içinde on yıl birlikte hareket ettikleri bir gurup vardı ki o da 15 Temmuzu yaptı ve onlar Amerikan politikaların ışında gidiyorlardı. Tayip bey onların halkı ayırmasından sonra neyin ne olduğu belli oldu. Son bir buçuk yıl içerisinde milli bir tavır içerisinde tam bir tutarlı değil.”
Perinçek bu soruya,  “Bir Vatan Partisi kararlılığı, tutarlılığı yok.” vurgusu ile baylaşıp, şu ifadelerle yanıt verdi.
“Diyelim ki, Suriye Politikalarına bir devlet atlıyor. İzah edilir hiçbir şey yok. İkincisi demin konuştuğumuz Doğu Akdeniz ve Ege ile ilgili hakikatte oralarda doğru değerlendirmeler yapsalar Suriye siyasetine bunun yansıması lazım. Demek ki bugün ki yönetim gündeminde burada konuştuğumuz konular konuşulmuyor. 
Konuşsalar şimdi Ege’den ve Doğu Akdeniz’den gelen tehdit sismik araştırma yapan sondaj gemisi yollayarak o sorunu çözemezsiniz ama onun güvenliğini sağlamak zorundasınız. Karşı taraftan Amerika’nın kışkırtmasıyla bir müdahale geldiği zaman Türkiye ne yapacak? .Bu soruya Türkiye’nin cevap vermesi lazım. Yunanistan’la benim Trakya’da ki güçlerim birbirini dengeler. Ege’de Yunan ve Türk donanması az çok bir denge sağlar. Ben burada durumu idare ederim diyemez. Neden diyemez çünkü orda Amerika’nın 6’ncı filosu ve İsrail var. Beraber askeri tatbikatlar yapıyorlar ve 2002 yılında Amerika’nın yaptığı meşhur tatbikatı var ve Türkiye işgal tatbikatı var ve ben o tatbikatın bütün belgelerini okudum ve bir nüshasını da hükümete uzattım. Türkiye işgal tatbikatının senaryosu Kıbrıs’ta başlıyor. Bakın çok ilginçtir. 2002- 2018 16 yıl geçiyor. Amerikan 6’ncı filosu ve Amerikan gemileri Kıbrıs’ı kuşatıyor ve 96 saat içerisinde Türkiye işgal ediliyor falan diye Metal Fırtına romanını yazdılar. 
Orada bir tatbikat senaryosu var. O zaman Amerika Kıbrıs konusunda Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yanında bir kararlılığı tespit etmiş. Bu çok önemli adı da çok ilginç ‘Bin yılın Meydan Okuması’ gibi kocaman bir isim koymuşlar. 96 saat içerisinde güya Türkiye’yi işgal edecekler. Burada niçin bunu söylüyorum. Yunanistan da Kıbrıs’ın arkasında karalı, planlı Amerika var. O zaman biz bu Amerikan tehdidini, İsrail tehdidini dengeleyecek bir gücü orada oluşturmamız lazım. Bu bakımdan Rusya’nın, Çinin ve bilge ülkelerinin ağırlığı bizim için çok çok önemli ve ortada Suriye ilk atılacak adım.”
Boğaz Medya Grubuna bağlı yayın organlarının Yazı İşleri Müdürleri’ nin derlediği sorular yanında, ‘Burası Çanakkale’ gazetesi yazarı Tonka’ da Perinçek’e hayli kapsamlı sorular yöneltti.
Tonka, Genel Başkan Perinçek’e ; ”Türkiye’de birçok olaylar meydana geliyor. Özelleştirmeler yapılıyor. 
Elde edilmiş olan paralarla yol yaptık. Fakat Cumhuriyetin bütün kazanımları özelleştirme sürecinde olmuş. Madenlerin çıkarılmasında bazı sıkıntılar oluşuyor. Türkiye 90 yılından itibaren altın, krom ve diğer maden rezervlerinden oluşuyor. Biz keşiflerle birlikte Avrupa ve Amerika’dan daha çok gümüş ve altın rezervi oluşuyor. Daha sonra teknolojinin gelişmesiyle tetiklemiş olduk. Şu anda olan bir olayla ilgili üniversite senatoları bir konuda bildiri yayınlardı bu konuda şunu düşünüyoruz diye ama 200 kadar üniversitemiz var ama hepsi sus pus durumunda. Siz bir siyaset partisinin başkanısınız hem de Türk aydını olarak üniversitelere nasıl bakıyorsunuz?” diye sordu.
Vatan Partisi Lideri Perinçek, bu kapsamlı soruyu şöyle yanıtladı;
 “Bakın; bende üniversiteden geliyorum. 7 sene Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğretim kadrosunda bulundum. 
Onun için üniversite deyince içim titrer. Biz 60’larda üniversitelerin durumunu olumsuz gördük. Aslında şimdi bakıyorum 60’lar üniversitelerin en özgür dönemiymiş. 1960 devrimi üniversitelere bir özgürlük getirdi. Farklı görüşten insanlar oturur kavga gürültü pek çıkmazdı. Öyle özgür bir üniversite ortamı vardı. 
O özgür ortamda bilim de gelişime şansına sahipti. Atatürk Devri’nin en önemli özelliği bize merakı aşıladı. Fakat 12 Mart 1971 darbesi ve arkasından 1980 darbesi tabi bunlar üniversiteleri o kadar ağır, sert tırpanlar vurdu ki üniversitelerimiz maalesef medreselere benzer bir noktaya geldi. En hakiki yol gösterici bilimdir. 
Şuna kesinlikle güveniyorum Türkiye’de Atatürk devrimimin yarattığı çok önemli bir aydın bilim insanı birikimi var.  Ne kadar kelepçe vurulsa da o kırılacaktır. Türkiye’nin bilim hayatı geleceğinden umutluyum. Bugün ki üniversite manzaraları bizi sevindirmiyor, üzüyor.” 
Perinçek’e yönelen; “Ekonomik hayat yönünden baktığımızda, dolar 1.20 iken rahmetli Ecevit’e yazar kasa atılmıştı. Dolar şimdi 4 TL oldu. Herkes sus pus” şeklindeki soruya gelen yanıt ise hayli vurgulu oldu.
AÇ İNSANI KİMSE SUSTURAMAZ.. 
Perinçek, Yazar Tonka’ nın sorusuna; “Aç insanı kimse susturamaz. Türkiye ekonomisi öyle bir yöne doğru gidiyor ki son ocak ayında dokuz milyar dolar dış ticaret açığı orada turizm gelirlerini çıkardığımız zaman, 7 milyar dolar bir ayda bu oluyor.
 70- 80 milyar dolarlık bir dış ödemeler açığımız var. Borcu borçla çevirme dönemi bitti. Tarım ve sanayi de çarkı dıştan ithalatla dönüyor. Bu da bizim milli direnme ekonomisi inşa etmemiz lazım. Bu hükümetle Türkiye devam edemeyecek. Gelen belli gelen nedir? Borçlanma ekonomisi   edecek, komşu ülkeler ile iş birliğini geliştireceği ekonomik alanları değerlendirecek, enerji güvenliğimiz Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya’dan destek almalıyız. 
Doğal gaz ve petrol ihtiyacımız açısından Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya’yla iş birliğine girmeliyiz. Onlardan petrolü ve doğal gazı alarak ve onlara Türkiye’nin sanayi ve tarım ürünlerini, insan kaynaklarını, müteahhitlerini, işçisini vesaire ihtiyacı var. 
Güney komşularımla iş birliği ekonomik olarak rahatlatacak. Tayip Erdoğan politikaları ekonomisi iflas etmiştir. Türkiye kaçınılmaz olarak tekrar Atatürk döneminin karma ekonomisini üretmeye yönelmek zorundadır. “
Kapsamı geniş ve geçmişten örnekle tutulan, “1960’lı yıllar da bizimde çocukluk dönemimiz devam ediyordu. 
100 TL para kazanılıyor sa, 60 TL’si tasarruf yapılıyordu ve bu tasarrufla en azından yatırıma doğru dönebiliyordu. 
Şimdi bizim insanımız 100 TL kazanıyorsa 10 TL tasarruf yapıyor. Tasarruf olmayınca da yatırım yapamıyor. “ şeklindeki diğer bir soruya ise, Vatan partisi lideri şu yanıtı verdi;
Perinçek: “Yatırım oranı Türkiye’de tasarruf oranı çok düşük. Bir ekonomide tasarrufun yüzde 25 oranında olması lazım. Atatürk döneminde gençken kumbaramız vardı. Yerli malı haftaları vardı tarih oldu şimdi. O kumbara bize  bir kültür aşılıyor.” dedi. 
Türkiye ekonomisine ilişkin; “Bankalar kredi faizleri 0.2 ama banka’ ya 100 TL yatırdığınız zaman size yüzde 12 faiz veriyor. 
Şu anda banka sistemimiz, hep özelleştirme süreci yaşıyor. Ruslar var, İngilizler var, Yunanlılar var, Amerikalılar var. Hep yabancılar. Bir bakıyorsunuz tüm bankaların kredi kartlarının faizleri aynı Biz bu bankalara bir yaptırım uyguluyor muyuz?” sorusu için ise, Perinçek şu ifadelerle yanıt verdi

“Türkiye’de 70-80 civarında banka var. Son bir buçuk yıl içerisinde banka sayılarını bilmiyorum. Türkiye’ye 15- 20 civarında sektör bankası yeter. Her sektör için farklı bankalar vardı. Ama ne oldu Turgut Özal’la birlikte Türkiye’de tüccar ve sanayiciler kenara itildi. 15- 20 tane sektör bankası kalacak. Bunlarda tarıma kredi verecek, üretime kredi verecek.”
BİR SORU DA, EYT’LİLER İÇİN…
Boğaz Medya Grubu yazarlarının derlediği sorulardan biri de, Emeklilikte Yaşa Takılanlar için oldu.
Perinçek’e yöneltilen; “Emeklilikte yaşa takılanlar ile ilgili bir sorumuz var 25 yıl pirimin yatırmış ama 60 yaşına kadar bekleyemiyorlar. Hükümet bu konuda bir adım atmıyor. Neden devlet bizim elimizden tutmuyor gibi bir söylenti var. Bu konuda siz ne dersiniz?” soruya verdiği yanıt hayli dikkat çekici sözlerle geldi;
“Asgari yaşam koşullarının sağlanması gerekiyor. Emeklilik yaşı konusunda Avrupa falan örnek almayacağız. Avrupa da ölüm yaşı 80 ise bizde yaşam koşulları farklı bu yüzden mezarda emeklilik olmaz.” 
Açılan başlık; “103. YILINDA, ÇANAKKALE SAVAŞLARI…”
Gelen yanıt; “ÇANAKKALE SAVAŞI DEYİNCE, RUS DEVRİMİNİN NEDENİNİ GÖRÜYORUM”
Vatan partisi Genel Başkanı Perinçek; “Çanakkale savaşlarını siz nasıl görüyorsunuz?” sorusuna  ise hayli dikkat çeken şu yanıtı verdi;
“Çanakkale savaşı deyince Rus devrimimin nedeni görüyorum . Eğer Türkiye Çanakkale’de direnmeseydi İstanbul düşeydi çarlık ayakta kalacaktı. Çarlık ayakta kalınca Türkiye’nin istiklal savaşı olmazdı. Çanakkale savaşı hem düşmanı azalttı hem de azalttığımız Rusya’yı yanımıza çeken sürecin ateşleyicisi oldu. Mazlum devletleri ayağa kaldırdı.”
PİLAV KONUSUNDA DA KONUŞTU… 
Prinçek, Tonka’dan gelen; “HDP barajı geçti diye bizim belediye başkanımız pilav dağıtmıştı. Buna iktidar karşı geldi. Atatürk’ün kurduğu partisiniz size yakışmaz dediler. CHP’li bir milletvekilimiz sınırımızda başka devlet olacağına PYD devlet olsun dedi. Çanakkaleli milletvekili, Çanakkale belediye başkanı Atatürk’ün kurduğu partide ne yazık ki bölücülerle kol kola girer gibi tavır içinde bulundu. Biz bunların hepsini tek tek diyoruz kendilerine. Geçtiğimiz günlerde Afrin’de şehit düşen Mehmetçik için iktidar partisi bir pilav dağıtıyor. Pankart asmışlar diyor ki bölücüler için değil şehitler için pilav dağıtıyoruz. Bunu belediye zabıtaları indirmeye kalkıyor. Burada bir huzursuzluk var. Bunlar naif olaylar değil. Bu belediyenin bakış açısına ne dersiniz?” şeklindeki kapsamlı soruya;
“Sayın Kılıçdaroğlu’da iki defa PYD için, ‘onlar vatanı için savaşıyorlar’ demişti. 
Onun için belediye başkanını konuşmuyorum. Çünkü; CHP genel başkanı 2015 genel seçimlerinde PYD için açıkça milletin önünde, ‘ vatanı için savaşıyor, kurtuluş savaşı veriyor’ dediği zaman, ‘Türk Ordusu Afrin’e niçin giriyor? Bu savaş başladığı zaman bu savaşı vatan savaşı değil saray savaşı’ dedi. 
Saray savaşıysa, siz neden Afrin’de siniz? Tam Afrin’e girecek 20 -25 gün önce Kılıçdaroğlu’na dedi ki ‘Türk Ordusu Afrin’e girmesin.’ Niye girmesin? Böyle hep PKK’yı koruyor gibi bir çizgi izliyorlar ve HDP’ liler ile beraber hareket ediyorlar. 
CHP’yi bitiren ve Türkiye’ye de çok zararı olacak bir siyaset. Şöyle bir şey oluştu. Bir kısım CHP’li vatanseverleri, bundan etkilendi. Buradan CHP’li vatandaşları, Kılıçdaroğlu’na uyarıyorum. Bunlar çok tehlikeli şeyler ve bu vatan savaşı bizim için hayat memat meselesi. 
Burada Tayip Erdoğan savaşı değil, Türkiye’nin savaşı. Savaşı kaybedersek Türkiye kaybeder. 
İktidarın birleştirici olması lazım. Pilav dağıtılırken illa CHP’yi vurarak pilav dağıtmanın bir anlamı yok. Biz Vatan Partisi olarak şunu söylüyoruz. Cumhurbaşkanı olduğum zaman Tayip Erdoğan’a, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye Cumhurbaşkanlığı yardımcılığını önereceğiz. En son olarak ise vatandaşlarıma umutlu olmalarını diliyorum.”
Erdem Sürek


Etiketler; #perşnçek
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.