Siyaset

Ural: 'İç İşleri Bakanı ve Cumhuriyet Savcılarını Göreve Çağırıyoruz' (VİDEO)

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan tehditlere yönelik tepkiler büyürken 81 ilde örgütler Genel Başkanına sahip çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan tehditlere yönelik tepkiler büyürken 81 ilde örgütler Genel Başkanına sahip çıktı. Çanakkale İl Örgürü de bir basın açıklaması düzenleyerek tehdit yapanları kınarken, açıklamayı yapan CHP İl Başkanı Metin Ümit Ural, İç İşleri Bakanı ve Cumhuriyet Başsavcılarına çağrıda bulunarak göreve davet etti.
 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 17 Kasım’daki Meclis grup toplantısında AK Partinin yargıda reform yapacaklarına dair iddiasını eleştirmiş ve “Mafya liderlerini, uyuşturucu kaçakçıları serbest bırakıp düşünce suçlularını hapsetmekten vazgeçecek misin?” demişti. Bunun üzerine aldığı tehditlere yönelik ülke genelinde İl Örgütleri tarafından düzenlenen  basın açıklamaları ile Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlı’na destek oldular. Bu kapsamda Çanakkale CHP İl Başkanlığı da Cumhuriyet Meydanında düzenlediği Basın Açıklamasında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na destek oldular.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğluna yönelik yapılan tehditlere karşı Cumhuriyet Meydanında düzenlenen Basın açıklamasına İl Başkanı Metin Ümit Ural,  Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, Bayramiç Belediye Başkanı Mert Uygun, Ayvacık Belediye Başkanı Mesut Bayram, İl ve İlçe yönetimleri ve partililer katıldı. Basın açıklamasını yapan İl Başkanı Metin Ümit Ural, yaptığı açıklamada “ Adını zikretmekle,  kaleme,  harflere ve topluma hakaret kabul edeceğimiz, hicap duyacağımız bir organize suç örgütünün güdümlü ve talimatlı tetikçisinin , Genel Başkanımız Sn, Kemal Kılıçdaroğlu' na yönelik,  kamuoyunda  paylaştığı ölüm tehdidi ve hakaret hepimizi derinden yaralamıştır. Toplum içindeki konumu, çukurdan daha alt seviyede olan bir mafya bozuntusunun, hakaretleri ancak onun şahsını tarif eder, tıpkı Çubuk saldırısındaki  ‘inek hırsızı’ gibi. Lakin,  bizleri ve kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan başka bir durumdan bahsetmek gerekir. Halk arasında ‘ Et kokarsa tuz kullanırsın, peki ya tuz kokarsa?...’ diye anlamlı bir söz vardır. Ve maalesef bugün de tuz kokmuştur. Tuz kokmuştur,  Çünkü ; Ülkenin kurucu partisinin ve şimdiki ana muhalefet partisinin genel başkanına, ağza alınmayacak sözler ile hakaretler yapan beyzadeye yönelik olarak, AKP Genel Başkanı ve Sn, Cumhurbaşkanı tarafından tek bir açıklama yapılmış değildir.  Aynı şekilde  Cumhurbaşkanının küçük ortağı, Sn, Bahçeli tarafından da herhangi bir açıklama yapılmamış ve atılan twit lede dava arkadaşımdır denilerek  sahip çıkılmıştır. Yine, gece yarısı geç saatlerde televizyon kanallarına bağlanarak açıklamalar yapan Sn, İçişleri Bakanımızın da bir açıklamasına henüz tanık olamadık. Bu sessizlik ve tavırsızlık manidardır, bunun adı sahiplenmektir, bunun adı tam anlamıyla hamilik yapmaktır. Bu sessizlik, devletin mafya düzenine ve  çete devletine yaktığı yeşil ışıktır.
 
Tehditler Kemal Kılıçdaroğlu Şahsında Devlete Yapılmıştır
 
İl Başkanı Ural, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan tüm tehditlerin aslında devlete yapıldığını da belirterek “Şu husus asla unutulmamalıdır,  bu  hakaret ve tehditler; Sn, Kemal Kılıçdaroğlu'nun şahsında devlete ve demokrasiye yapılmıştır. Devlet; kurum ve kurallarıyla, yazılı hukuku ve meclisi ile birlikte bir bütündür. Siyasi  partiler de bu işleyişin mihenk taşıdır.  Devlet; Hukukun ve demokrasinin yerleşik bağlamından, onun değerlerinden ne kadar uzaklaşırsa, aradaki boşluğu başkaları o kadar doldurmaya çalışır. Dolayısıyla bu saldırı mevcut boşluğun sokak serserileri tarafından doldurulması anlamına gelir ki; bu çok sıkça telaffuz edilen tebanın da sonu demektir. CHP olarak ‘taşların bağlandığı, cezaevi müdavimlerinin salıverildiği’ bir tasarrufa fırsat vermeyeceğiz.  Sn, Cumhurbaşkanımıza karşı düşünce özgürlüğü temelinde yapılan en makul eleştiriye bile tahammül edilememekte, anında polis ve savcılar harekete geçmektedir.  Daha geçen gün bir sokak röportajında kendisini eleştiren bir amcayı anında tutukladılar. Bunun gibi daha binlerce örneği hepimiz biliyoruz” dedi.
 
Tüm Bunlar Yıpratma Hareketidir
 
Metin Ümit Ural, açıklamasında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce de yaşadığı linç girişimi ve mermi çekirdeği ile ölüm tehdidine  de değinerek “Bakacağız ve göreceğiz. Sn, Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, bu ülkenin İçişleri Bakanı ve Cumhuriyet Savcıları bu olayda nasıl bir tutum takınacaklardır ? Çubuk failine nasıl şefkatle yaklaşıldıysa, mafyatik kabadayı parçasına da aynı şefkat hissi ile yaklaşılacaktır, bundan eminiz. Sn,  Kılıçdaroğlu 'na karşı; linç girişimi oldu, kimse ceza almadı. Öldürme amaçlı mermi çekirdeği bırakıldı, sonuçsuz kaldı. Şimdi ise , dokunulmazlığının  kaldırılmasına yönelik fezleke düzenleniyor ve hemen ardından bu iğrenç ölüm tehdidi ve küfür varakası paylaşılıyor. Tüm bunlar planlı bir yıpratma ve ondan da önemlisi bir kanıksatma hareketidir. Durumdan vazife çıkartacak bir başkası da yarın daha  vahim sonuçları olabilecek başka bir fiile başvurursa şaşmamak gerek. Genel başkanımıza yapılan bu tehdit; demokrasiye, hukuka, meşru siyasete ve dolayısıyla halka yani hepimize yapılmış bir tehdittir.  Türk halkı, zorbalara ve bu zorbaların hamilerine boyun eğmez, pabuç bırakmaz! ‘Ya çete devleti, ya hukuk devleti;  Ya tek adam rejimi, ya demokrasi’ tercihinde, tavrımız çok açık ve nettir. Demokrasi ve hukuk devleti anlayışımızın tezahüründe ; ‘bu fütursuz cesaret gösterisi, bitmiş bir iktidarın, mafya yapılandırmalarından medet ummasından başka bir şey değildir!’ şeklinde değerlendirmekteyiz” dedi.
 
İç İşleri Bakanı ve Cumhuriyet Savcılarını Göreve Çağırıyoruz
 
CHP İl Başkanı Metin Ümit Ural, tehditlere karşı yetkilileri de göreve çağırarak “Türkiye Cumhuriyetinin Kurucu Lideri,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; ‘Savaşta yağan mermi yağmuru, o yağmurdan ürkmeyenleri, ürkenlerden daha az ıslatır’ Ardılları da; Nice yağmurlar gördük, iliklerimize kadar ıslattı... Ne yıldırımlara maruz kaldık, ocağımızın ateşinden çok çok  harlıydı... Bu doğa saldırısı, Ne gözümüzden daha ıslak, Ne içimizden daha ateşliydi... Bizi ağlatan da, ateşine boğan da, Cumhuriyet'ti,
Onun tükenmeyen sevgisiydi’      diyor. CHP olarak bu olayın takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna ilan ediyor ve bir hapishane kaçkınının, Gn. Başkanımıza karşı yaptığı bu ölüm tehdidi ve hakaret dolu söylemine yönelik olarak,  Sn, İçişleri Bakanımızı ve Sn, Cumhuriyet Savcılarımızı göreve davet ediyoruz. Türkiye Cumhuriyetini,  çete devleti değil hukuk devleti yapacağımızı, tek adam rejimi değil eksiklikleri giderilmiş demokratik parlamenter sistemi getireceğimizi ;  bu ülkenin emekçilerine , iş insanlarına , emeği ile çalışıp yaşamını devam ettirmeye çalışan kamu çalışanlarına, emeklilerine , vergisini dürüstçe ödeyen yurttaşlarımızdan oluşan vatansever milyonlarına ve tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz” dedi.
 
Cuma Deren